Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/5067 E., 2025/3043 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/5067 E., 2025/3043 K. (05.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5067
Karar No
2025/3043
Karar Tarihi
05.05.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/5067 E. , 2025/3043 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1504 Esas, 2024/1206 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/288 E., 2023/50 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ''...'' ibaresini taşıyan ticaret unvanı ve 2006/61678 numaralı 37 ve 42. sınıflarda tescilli markası ile tanınmışlık sağladığını, 2001 yılından beri ''www.....com'' alan adını kullandığını, inşaat sektöründe bilinirliğe sahip olduğunu, davalının ise 2004 yılından bu yana ''...'' ibaresini ticaret unvanı ve internet sitesinde markasal biçimde kullandığını, davalının ''... YAPI TEKNİKLERİ'' ibareli marka başvurusunun itirazları nedeniyle reddedildiğini, ticaret unvanı ile markasal kullanımın birbirinden farklı olduğunu, davalının unvanını müvekkilinin markasına iltibas oluşturacak biçimde kullandığını, bu kullanımın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek müvekkilinin tescilli markasına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, men’ine, durdurulmasına, davalı şirket unvanının sicilden terkinine ve bunun gazetede ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin unvanının ''GEN YAPI TEKNİKLERİ LİMİTED ŞİRKETİ'' olarak 16.03.2004 tarihinde tescil edildiğini, davacının 2006/61678 başvuru numaralı ''...+şekil'' markasının 37 ve 42. sınıflarda hizmet markası olduğunu, müvekkilinin 2015/86907 başvuru numaralı ''... TEKNİKLERİ'' markasının ise 06 ve 19. sınıfta mal gruplarına ilişkin olduğunu, bu nedenle tarafların farklı sektörlerde yer aldığını ve karışıklık oluşmayacağını, müvekkil unvanının davacı markasından önce tescil edildiğini, YAPI ibaresinin tekelleştirilemeyeceğini, davacının markasının tanınmış olmadığını, marka başvurularının reddedilmediğini ve sürecin hâlen devam ettiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, bilişim uzmanı bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre davalıya ait internet sitesinde ve çeşitli yıllara ait fatura ile şirket kaşelerinde ''...'' ibaresinin farklı şekillerde fiilen kullanıldığının tespit edildiği, taraf markalarının görsel, fonetik ve anlamsal açıdan benzerlik taşıdığı, her ne kadar farklı sınıflarda tescilli olsalar da benzer sektörlerde kullanıldıkları, davalının kullanımının davacının markasıyla aynı sınıflarda bulunduğu ve çağrışım nedeniyle karıştırılma ihtimali yarattığı, ancak davacının davalının ticaret unvanı ve markasını tescilsiz olarak kullanmaya başlamasından yaklaşık 12 yıl sonra dava açması nedeniyle sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenilmesi talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 05.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d623a42b46419f36 e5609ae1bbe0d5c9

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı