11. Hukuk Dairesi 2024/4788 E. , 2025/3052 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI :2022/461 Esas, 2024/629 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2021/452 E., 2021/828 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'ın, müvekkili şirketin müdürü olduğunu, müvekkili şirketin imzaladığı kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında şirkete ait dairelerin doğrudan ortak ve müşterek kardeş davalı ... adına tescil edildiğini, şirkete ait olduğunu bildiği ve kendi oturduğu dairenin de davalı ... adına tapuya tescil edildiğinin tespit edildiğini, müvekkili şirketin daha önce akdettiği kat karşılığı inşaat sözleşmesi karşısında şirkete kalan daireleri kendi aralarında rızaen paylaştıklarını, aralarındaki anlaşmaya göre tapuların müvekkili şirket adına olacağını, ortakların bedelsiz olarak dairelerde oturacağını, müvekkilinin şirket müdürü olduktan sonra kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca şirket adına kayıtlı olması gereken dairelerden 2 numaralı dairenin 1/2'şer hisse ile davalılar adına, 7 numaralı dairenin ise davalı ... adına kayıtlı olduğunu tespit ettiğini gerektiğini ileri sürerek Ankara İli Gölbaşı İlçesi Gaziosmanpaşa Mahallesi tapunun 439 Ada 5 parselinde kayıtlı 2 ve 7 numaralı bağımsız bölümlerin tapularının eklentileri dahil iptali ile müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin dava konusu taşınmazları satış yolu ile edindiklerini, müvekkili ...'ın davacı şirket ile bir bağının bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket ile dava dışı arsa sahibi arasında imzalanan düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinde dava konusu bağımsız bölümlerin arsa sahibi tarafından sözleşme konusu edimini ifa ettiğinde davacı yüklenici şirkete devredileceğinin açıkça öngörüldüğü, ancak sözleşme konusu edimini ifa etmesinden sonra bağımsız bölümlerin davacı şirket adına tapuya tescil edilmediği, taşınmazların halen davalılar adına tapuda kayıtlı olduğu, her ne kadar davacılar tarafından tapu iptali talep edilmiş ise de satış işlemlerinin yapıldığı tarih ve dinlenen tanıkların beyanları dikkate alındığında davaya konu taşınmazların davacı şirketin rızası ve bilgisi dahilinde davalılar adına tescil edildiğinin kabulü gerektiği, bu kapsamda davacının iyiniyet ve bilgisizlik iddiasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi gereğince dürüstlük kuralına uygun olmadığı gibi hayatın olağan akışına da aykırı olduğu, diğer taraftan davacının talebini satış vaadi sözleşmesine dayandırmasına rağmen sözleşmede ...’a bağımsız bölümün devrinin öngörülmediği gibi davacı yüklenici şirkete anılan sözleşme gereğince devri gereken dava konusu taşınmazların şirketin rızası ve bilgisi dahilinde davalılar adına devredildiği, bu konudaki davacıların tapu iptali ve tescil taleplerinin de açıkça hukuki dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddi kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, şirkete ait taşınmazların şirket ortağı adına tescil edilmesi nedeniyle tapu iptal tescil istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 05.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.