11. Hukuk Dairesi 2024/4897 E. , 2025/2792 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/605 Esas, 2024/884 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/12 E., 2021/386 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2019/106027 sayılı ve "...& ... + ...” ibareli başvurusunun, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 2009/40091 marka nedeniyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-ç maddesi gereğince 43 sınıf hizmetler yönünden kısmen reddedildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının da dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile reddine karar verildiğini, oysa redde mesnet marka sahibi davalı Şirket ile müvekkilinin faaliyet gösterdiği sektörlerin faklı olduğunu, markalar arasında SMK'nın 5/1-ç hükmü anlamında benzerlik bulunmadığını, davalı Şirketin 2009/40091 ve 2010/72932 sayılı ve "..." ibareli markalarını kullanmadığını ileri sürerek 2020-M-8634 sayılı YİDK kararının iptali ile başvurunun tesciline ve davalı şirkete ait 2009/40091 ve 2010/72932 sayılı markaların kullanmama nedenine dayalı olarak iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu başvuru ile müvekkiline ait redde mesnet marka arasında SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamında benzerlik bulunduğunu, davacının müvekkiline ait markaların kullanılmadığı iddiasının da mesnetsiz olduğunu, davanın kötüniyetli olarak açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru ile redde mesnet 2009/40091 sayılı marka arasında SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamında benzerlik bulunmadığı, davalı Şirketin 2009/40091 ve 2010/2932 sayılı markalarını kullandığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile TÜRKPATENT YİDK'ın 03.11.2020 tarih 2020-M-8634 sayılı kararının iptaline, 2009/40091 sayılı ve 2010/72932 sayılı markaların iptaline karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince ayrı ayrı istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile TÜRKPATENT tarafından re'sen uygulanacak mutlak ret nedeni kapsamında bir marka başvurusunun reddedilebilmesi için, başvuru konusu işaretle önceki tarihte tescil edilen veya tescil başvurusu yapılan marka işaretlerinin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması gerektiği, diğer bir deyişle SMK'nın 5/1-ç maddesi hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olmasının arandığı, somut olayda dava konusu başvuru ile redde mesnet 2009/40091 sayılı marka işaretleri arasında anılan madde kapsamında bir benzerliğin olmadığı, başvurunun tertip tarzı ve yer verilen ... unsuru ile anılan madde anlamında dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, markanın kullanılmaması nedeniyle iptali istemi yönünden ise dava tarihi itibariyle somut olaya uygulanması gereken SMK'nın 9. maddesi uyarınca tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verileceği, kullanmama nedenine dayalı iptal davası açabilmek için herhangi bir hak düşürücü bir süre bulunmadığı, dava tarihinden geriye doğru tescil anına kadar beş yıllık sürenin dolmuş olmasının gerektiği, dava konusu 2009/40091 ve 2010/72932 sayılı markalar yönünden dava tarihi itibariyle tescil tarihinden itibaren 5 yıllık sürenin dolduğu ve dolayısıyla süre yönünden iptal koşulunun oluştuğu, SMK'nın 9. maddesi uyarınca markasını kullanma külfeti altında bulunan davalı Şirket'in somut uyuşmazlık açısından kullanımını ispat etmesi gerektiği, buna rağmen davalı Şirket'in dava konusu markaları tescilli bulunduğu mal ve hizmetler yönünden, Türkiye'de ciddi bir şekilde kullandığını ispatlayamadığı, marka tescil belgesinin yenilenmesinin markanın kullanımı olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının ayrı ayrı reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde davalılara iadesine, 24.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.