Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/2499 E., 2025/2790 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/2499 E., 2025/2790 K. (24.04.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2499
Karar No
2025/2790
Karar Tarihi
24.04.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/2499 E. , 2025/2790 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/478 Esas, 2024/23 Karar HÜKÜM : Asıl dava kısmen kabul, karşı dava ret, birleşen dava ret İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı/karşı davacı vekili, duruşma istemsiz olarak davacı/karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 22.04.2025 günü hazır bulunan davacı/karşı davalı vekili Avukat ... ile davalı/karşı davacı vekili .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. KARAR

I. DAVA 1.Asıl davada davacı ... Petrolleri A.Ş. vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında bayilik sözleşmesi ve protokollerin akdedildiğini, davalının sözleşme ve protokolün asgari alım taahhüdü ve mal bedellerinin tediye şartlarına uygun ödenmesi hükümlerini ihlal etmesi nedeniyle taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiğini, sözleşme hükümlerine göre davacının davalıya ödediği satış geliştirme teşvik primlerinin haklı fesih nedeniyle davacıya iadesinin gerektiğini, protokolde ve bayilik sözleşmesinde kararlaştırılan cezai şart bedellerinin davalı tarafça ödenmesi gerektiğini ileri sürerek sözleşme kapsamında davalıya ödenen toplam 2.435.000,00 USD teşvik primi ve KDV’nin, haklı fesih nedeniyle 500.000,00 USD ve 500.000,00 USD olmak üzere toplam 1.000.000 USD iki ayrı cezai şartın ve davalının almayı taahhüt ettiği ancak almadığı ürün bedellerinden oluşan 546.420,00 USD kâr kaybının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı ... ... Ltd. Şti. vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında bayilik sözleşmesi ve protokoller yapıldığını, bu sözleşmede davalı sağlayıcının davacıya toplamda KDV dahil 2.873.300,00 USD satış teşvik primi ödemesinin kararlaştırıldığını, davalının davacıya 472.000,00 USD, 118.000,00 USD ve 750.000,00 USD ödeme yaptığını, bakiye KDV dahil 1.398.300,00 USD alacağın davalıdan tahsili için 2010 yılında başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini, itirazın iptali istemine yönelik olarak İstanbul 30. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/328 E. sayılı dosyasında yapılan yargılamada, davalının 02.03.2009 tarihli 750.000,00 USD para havalesinin prim alacağı ödemesi kabul edilerek bakiye 1.398.300,00 USD yönünden başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline karar verildiğini ve bu kararın onanarak kesinleştiğini, bunun üzerine davacı ... ... Ltd. Şti.’nin yapılan ödemeyi faturalandırdığını ve 231.849,00 TL KDV ödemesi yaptığını, bu bedelin davalıdan tahsili için davalı aleyhine başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir. 3. Karşı davada davacı ... ... Ltd. Şti. vekili dava dilekçesinde; bayiilik sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle akaryakıt ve market satışları yapamadığı için maddi zararının, şirketin itibar kaybetmesi nedeniyle manevi zararının oluştuğunu ileri sürerek 50.000,00 TL kâr kaybı ve 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Asıl davada davalı ... Petrol Ürünleri … Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacının fesih sebebi olarak gösterdiği asgari alım taahhüdü ihlali ve ödeme yapılmaması iddiasının yerinde olmadığını, davacının feshinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Birleşen davada davalı ... Petrolleri A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. 3. Karşı davada davalı ... Petrolleri A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, asıl davada davalının incelenen ticari defterlerine göre öz varlığının -350.179,05 TL olduğu, 500.000,00 USD karşılığı TL cezai şartı ödemesi halinde iktisaden mahvına sebep olabileceği, cezai şarttan 3/4 oranında tenkis yapılması gerektiği, davacının davalıya ödemiş olduğu toplam satış teşvik prim tutarının 2.738.300,00 USD olduğu, protokolün G. Özel şart son maddesinde “...... tarafından işbu protokolün feshi ile “Özel şartlar” başlığı altındaki bu madde gereğince kendisine verilecek peşin satış teşvik primlerinin ve finansal destek ödemelerinin, borç olarak kabul edilerek herhangi bir ihtar veya ihbara gerek kalmaksızın muaccel hale geleceğini ve anılan tutarları ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ...'ye nakden veya defaten iade etmeyi kabul ve taahhüt etmiştir.” şeklinde düzenleme yapıldığı, sözleşmenin davacı tarafından haklı nedenle fesih edildiği, protokolün "G "Özel Şartlar Maddesi uyarınca; davalının ödenen toplam satış teşvik primini ödemekle yükümlü olduğu, her ne kadar bilirkişi raporunda satış teşvik prim ödemesine esas teşkil eden 5 yıl süreli sözleşmenin 17.06.2013 tarihinde biteceği, feshedildiği 14.08.2012 tarihinden itibaren kalan 307 günlük süreye ilişkin satış teşvik priminin iadesinin talep edilebileceği belirtilmiş ise de, protokolün G Özel Şartlar maddesinde; sözleşmenin feshedilmesi durumunda ödenen satış teşvik priminin tamamının iade olacağı kararlaştırılmış olduğundan bilirkişinin bu görüşüne itibar edilmediği, birleşen davada verilen önceki hüküm Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 2020/5123 E., 2021/5399 K. sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiğinden yeniden hüküm oluşturulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, karşılık davada davalı ...' nin taraflar arasındaki protokol doğrultusunda sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davada yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, karşı davanın ise reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava satış teşvik primi iadesi ve cezai şart, karşı dava maddi ve manevi tazminat, birleşen dava ise itirazın iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre asıl davada davalı-karşı ve birleşen davalarda davacı vekilinin tüm, asıl davada davacı-karşı ve birleşen davalarda davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dairemiz bozma ilamında asıl dava yönünden, Mahkemece davacıya sözleşme ve ekleri, protokol ve taahhütname uyarınca istenebilecek cezai şartlardan hangisini talep ettiği hususunun açıklattırılarak, bu maddelerdeki cezai şartlardan birine ilişkin talebin kabulü gerektiği belirtilmiş olmasına göre, davacı tarafından tercih edilen cezai şart dışındaki diğer cezai şart kalemleri yönünden davalı lehine vekalet ücreti takdiri doğru olmayıp bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. V.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı-karşı ve birleşen davalarda davacı vekilinin tüm, asıl davada davacı-karşı ve birleşen davalarda davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca asıl davada davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinin çıkartılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl davada davalı-karşı ve birleşen davalarda davacıdan alınarak asıl davada davacı-karşı ve birleşen davalarda davalıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı/karşı davacıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacı/karşı davalıya iadesine, 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c337c7be3a1522ac 4c5a41d1c9d63751

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı