Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/4330 E., 2025/4341 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/4330 E., 2025/4341 K. (19.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4330
Karar No
2025/4341
Karar Tarihi
19.06.2025
Konu
Tazminat, Tapu

11. Hukuk Dairesi 2024/4330 E. , 2025/4341 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/923 Esas, 2024/1089 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2023/143 E., 2024/113 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 10.06.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin davalı şirketten faturaya dayalı alacağının tahsili için ilamsız icra takibi başlattığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; takibe dayanak faturanın mükerrer olarak takibe konulduğunu, itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, müvekkili şirketin alacaklı olduğunu iddia eden tarafa hiç bir nam ve ad altında borcu bulunmadığını, davacı tarafın söz konusu faturayı hangi hizmetlerin karşılığında kestiğini açıklaması gerektiğini, karşı tarafın fatura kesmesinin tek başına borç olduğunu göstermeyeceğini, davacı şirket yetkilisi hakkında asliye ceza mahkemesinde bedelsiz senedi icraya koymak suçundan açılan davada şirket yetkilisinin ceza aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı, derdestlik itirazının yerinde olmadığı, Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/6 E., 2023/276 K. sayılı dosyasında davacının ... Mühendislik Ltd. Şti., davalının ... Pvc Ltd. Şti. olduğu, dava dilekçesinde tarafların kargir fabrika binası, kargir idari binası, arsası ve arsanın satışı hususunda 2015 yılında 1.000.000,00 TL bedelle anlaştıklarını, tapudan devir işlemi gerçekleşmesine rağmen davalı tarafından ilgili bedelin ödenmediği, müvekkili firmanın tapuda işlem gerçekleştirdikten sonra davalı firma adına 19.03.2015 tarihli, 1.000.000,00 TL bedelli fatura kestiği, defterlerine işlediği, aynı zamanda iş bu faturayı davalı tarafa da verdiği, davalı tarafın da ticari defterine işlendiği, her ne kadar ilgili satış tapuda işlem yapılırken 180.000,00 TL olarak gösterilmişse de, .... Vergi Dairesi tarafından bu taşınmazın bedelinin 1.000.000,00 TL olduğunun tespit edildiği, vergi cezası kesildiği ileri sürülerek anılan taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili firma adına tesciline karar verilmesinin talep edildiği, dosyanın takipsizlik nedeni ile müracaata bırakıldığı, dava yenilenmeyince 07.06.2023 tarihli karar ile açılmamış sayılmasına dair karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma ilamından sonra alınan raporda, davalının defterlerindeki gayrimenkul alım satımı ile ilgili alış kaydını sonradan, kayıttan 6 ay sonra ters madde ile iptal etmesinin herhangi bir gerçek olaya ve somut bir işleme dayanmadığı kaydın hayali olduğu, bu muhasebe kaydının bir anlam ifade etmediği, davalı şirketin alım-satım bedeli 1.000.000,00 TL'yi nakden veya hesaben ödediğini veya gayrimenkulün tapusunu davacıya iade ettiğini ispat edemediği, davacının, davalıdan takip tarihi itibariyle 1.000.000,00 TL alacaklı olduğu, alacağın likit bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının Tokat İcra Müdürlüğünün 2019/16084 E. sayılı dosyasındaki vaki itirazının iptali ile takibin aynı alacak kalemleri üzerinden devamına, takip konusu asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların tacir olduğu eldeki uyuşmazlıkta, tarafların ticari defterlerinde takip konusu 1.000.000,00 TL bedelli faturanın kayıtlı olduğu, faturaya ilişkin ödeme kaydının bulunmadığı, davalı defterinde fatura kaydının ters madde ile kapatılmasının somut bir nedene dayanmaması nedeniyle hayali kayıt niteliğinde olduğu, faturaya konu gayrimenkulün davacı tarafından davalıya satışı gerçekleştiği hâlde satış bedelinin ödendiğinin davalı tarafça ispat edilemediği, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, fatura alacağına dayalı başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,19.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! fd98d926332ef507 f58f40b35aa206be

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı