Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/8659 E., 2025/10620 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/8659 E., 2025/10620 K. (25.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8659
Karar No
2025/10620
Karar Tarihi
25.06.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/8659 E. , 2025/10620 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1972 E., 2025/285 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 19. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/323 E., 2023/161 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili ile davalı ....... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;

I. DAVA Davacı asil dava dilekçesinde, .. ... sahibi bulunduğu ".... Mahallesi, ... Caddesi, No:19 ../İstanbul" adresindeki işyerindeki 01.03.1974 tarihinde ilk defa işe girmiş ve yaklaşık 1,5 yıl kadar burada bir fiil eksiksiz ve fasılasız çalıştığını, ancak işveren tarafından SGK'ya dönem bordrolarının verilmediğini ve sigorta primlerinin yatırılmadığını tespit ettiğini, işbu sebeple ilk işe giriş tarihinin ve ilk sigortalılık başlangıç tarihinin 01.03.1974 olarak kabul ve tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı SGK vekili, cevap dilekçesinde, davacının Kuruma müracaat etmeden davayı açmasından ötürü davanın usulden reddine karar verilmesini, fiili çalışmanın tespit edilmesi gerektiğini, Yargıtay HGK bir kararında "bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için salt giriş bildirgesinin verilmiş olması yeterli değildir" ibaresinin yer aldığını, bu nedenle davanın usulden ve devamla esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının davacının ... isimli ve .... sicil no.lu işveren yanında 01.03.1974 tarihi itibariyle bir gün süreyle Kurum taban ücretleri altında kalmaksızın dönemin asgari kazanç miktarı ile çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili İlk Derece Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddedilmesi gerektiğini, eksik inceleme sonucunda karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. 1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2., 6., 9., 79, 108. madde hükümleridir. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-4 48... /21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 5 06... sayılı Kanun'lar ile Yargıtayın Yerleşik İçtihatları gereğidir. 2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 3.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı ... ünvanlı işverenin ... sicil no.lu işyerinden 01.03.1974 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, anılan işyeri tuhafiye satışı mahiyetinde olup 05.01.1970-01.09.1997 tarihleri arasında Kanun kapsamında olduğu, işyerinden 1974 yılında dönem bordrosu verilmediği,1976 dan itibaren verilen bordrolarının dosyaya gönderildiği,geniş çaplı komşu işyeri araştırmasında komşu işyeri tespit edilemediği,dinlenen davacı tanıklarından ...'ın dava konusu dönem öncesi ve sonrasında işyerinden bildirimlerinin olduğu,yapılan imza incelemesinde işe giriş bildirgesindeki imzanın davacının el ürünü olduğunun tespit edildiği ve sigorta sicil no.sunun o yılın serisinden olduğunun bildirildiği, işyerinin dava konusu dönemde kesintisiz faaliyetine devam edip etmediğini tespit etmek için vergi kaydının Mahkemece araştırılmadığı,dolayısıyla dava konusu dönemde işyerinin faal olup olmadığının anlaşılamadığı ve böylelikle mahkemece davacı tanık beyanları ile dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. 4.Buna göre, Mahkemece dava konusu işyerinin dava konusu tarihte faal olup olmadığının tespitini teminen vergi kaydı getirtilmeli, bu kapsamda işyeri ile ilgili varsa yoklama fişi, tutanağı vs. de celbedilmeli, taraflara sorulmak suretiyle davacının dava konusu dönemde çalışmasını bilebilecek kişiler tespit edilerek bu kişilerin çalışma ve vergi kayıtları da getirtilerek beyanları alınmalı, böylelikle, toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.

VII. KARAR Açıklanan sebeple, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4113cb018546b583 2e06d9fe65df2b79

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı