10. Hukuk Dairesi 2025/8125 E. , 2025/10608 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3166 E., 2025/441 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 36. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/9 E., 2022/297 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde,sigorta başlangıç tarihinin 01.01.1990 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... duruşmadaki beyanında, davacının iddiasını doğrulamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının ... sicil numaralı İhsan Teke unvanlı iş yerinde 01.01.1990 tarihinde 1 gün çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, davanın hak düşürücü süreden reddinin gerektiğini, fiili çalışma olgusunun ispatlanamadığını ve davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkili kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek eksik inceleme sonucunda karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. 1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2., 6., 9., 60. maddenin (G) bendi,79., 108. madde hükümleridir. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Yasa'nın 2. maddesi ve 5510 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Yasa'nın 6. maddesi ile 5510 sayılı Yasa'nın 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-4 48... /21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 5 06... sayılı Kanun'lar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir. 2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada,mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 3.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına davalı ... ünvanlı işverenin ... sicil. nolu işyerinden 01/01/1990 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, anılan işyerine ait tescil bilgilerinin ve bordrolarının gelmediği, böylelikle işyerin,in mahiyet ve kanun kapsam döneminin bilinmediği,bunun yerine aynı işverenin başka bir işyeri olan altın alımı-satımı mahiyetli ... sicil no.lu işyerinin tescil bilgilerinin geldiği,davacının sigorta sicil no.sunun 1990 yılı serisinden olduğu, fotoğraf ve imza incelemesinde işe giriş bildirgesindeki imza ve fotonun davacıya ait olduğunun tespit edildiği,SGK vasıtasıyla yapılan komşu araştırmasında belirlenen komşu işyeri çalışanı ... ise davacıyı tanımadığını beyan ettiği,başkaca komşu araştırması yapılmadığı, dinlenen davacı tanıklarının ya davacının akrabası olduğu yada hizmet dökümleri olmadığından beyanlarının denetlenemediği, böylelikle mahkemece davacı tanık beyanları ile dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. 4.Buna göre, mahkemece evveliyatla İhsan Teke ünvanlı işverenin ... sicil. nolu işyerine ait işyeri tescil bilgileri ve varsa dava konusu dönem bordrosu celbedilmeli, dönem bordrosunun varlığı halinde bordrolu çalışanlar dinlenmeli,bordrolu çalışanların olmaması yada beyanlarının yetersiz kalması halinde dava konusu işyerine komşu işyeri sahipleri ve kayıt altına alınan çalışanlarının emniyet,vergi ve belediye aracılığıyla da yapılacak araştırmayla yöntemince saptanarak,sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle re’sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı,bu şekilde komşu işyeri ve çalışanlarının tespit edilememesi halinde tarafların da beyanları alınarak çalışmayı bilebilecek olan kişilerin tespit edilerek sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı, böylelikle , toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. 5.5510 sayılı Kanun'un Geçici 7. maddesi yollamasıyla uygulanan mülga 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesinde "Bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir" hükmü öngörülmüştür. 6.Kabule göre de, 10.10.1973 doğumlu davacının sigorta başlangıcı olarak tespitini istediği tarih olan 01.01.1990 tarihinde, 16 yaşında olduğu, buna göre mahkemece, davacının 01.01.1990 tarihinde (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının,sigorta başlangıcının ise 506 sayılı Kanunun 60/G maddesi gereğince 18 yaşını ikmal ettiği tarih olan 10.10.1991 tarihi olarak tespiti ile 01.01.1990 tarihindeki (1) gün süreli çalışmasının prim ödeme gün sayısına ilave edilmesi gerektiğinin tespiti şeklinde hüküm kurulması yerine, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VII. KARAR Açıklanan sebeple, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0d818c84d13aafc0 e789057443ec68cb