10. Hukuk Dairesi 2025/8070 E. , 2025/9368 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1925 E., 2024/1916 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Siirt 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/219 E., 2024/376 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ile davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili, müvekkillerinden ...'nin, davalı Dedaş tarafından ihale ile yaptırdığı arıza bakım işinde çalıştığını, 25.11.2013 tarihinde elektrik arızası için gittiği mezrada elektrik direğine ayakçılık denilen aletle tırmandığını, ağaç direğin toprak altındaki çürüyen kısmının kırılması ile davacı ...'in direkle birlikte düştüğünü, ağır şekilde yaralandığını, davalıların kusuru ile gerçekleşen iş kazasında davacı işçi ile birlikte diğer davacılardan eşin ve çocukların da zarara uğradığını, belirsiz alacak davasına dayandıklarını beyanla davacılardan işçi...için 1.000,00 TL iş göremezlik ve bakıcı giderleri ile 400.000,00 TL manevi tazminatın; eş... için 1.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın; 8 davacı çocuktan (..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,...) her biri için 1.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davacılar vekili, 06.11.2020 tarihli talep artırım dilekçesinde dava değerinin 1.599.757,91 TL arttırılmasını, toplam 1.600.757,61 TL'nin (iş görmezlik ve bakıcı gideri) tahsilini talep etmiştir. Davacılar vekili 06.09.2023 tarihli ıslah dilekçesinde, 1.445.500,48 TL bakıcı gideri talebinde bulunarak toplam 5.442.759,75 TL'nin tahsilini istemiştir.
II. CEVAP Davalı ... ve Dağıtım A.Ş. vekili, husumeti kabul etmediklerini, davacı işçinin kendi çalışanı olmadığını, işin ihale ile diğer davalıya verildiğini, mali mesuliyet sigortası kapsamında yapılan ödemeler var ise bunun araştırılması gerektiğini, talep edilen tazminat miktarlarının faiş olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... (Dalgıç inşaat) vekili, asıl işverenin Dedaş olduğunu, ağaç direğin periyodik bakımı ve denetleme görevinin asıl işveren tarafından yapılmadığını, müvekkili şirkete izafe edilecek kusur bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; bakıcı giderinde %20 hakkaniyet indirimi yapıldığı, hakkaniyet indirim miktarı için vekalet ücretine hükmedilmediği açıklanarak davanın kısmen kabulüne, 2.032.294,83 TL iş göremezlik tazminatının, 2.728.371,94 TL bakıcı giderinin, 250.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen alınarak davacı işçi Abit'e verilmesine, fazlaya dair taleplerin reddine; davacılar..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,... yönünden maddi tazminat taleplerinin reddine; davacı ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın, davacı 8 çocuktan her biri için (..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,...) ayrı ayrı 15.000,00 TL manevi tazminatın, davalılardan müteselsilen alınarak, ismi geçen davacılara ödenmesine, fazla taleplerin reddine yönelik hüküm tesis edilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... firma vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili, kazalı işçinin kusuru bulunmadığını, ayrıca sürekli iş göremezlik oranın tespit edilenden daha yüksek olduğunu, Adli Tıp Kurumu raporunun yetersiz olduğunu, maddi tazminat hesabını ve asgari ücret ile tazminat miktarının belirlenmesini kabul etmediklerini, son yıla göre hesaplamanın yapılması, davanın kabul edilmesi gerektiğini; iş göremezlik tazminatının, bakıcı giderinin, manevi tazminat miktarlarının az olduğunu beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... ve Dağıtım A.Ş. vekili, emsal kararlara uygun şekilde bakıcı süresinin ve giderinin belirlenmesi, hakkaniyet indiriminin uygulanması ve davacı işçi kusurunun gözetilmesi gerektiğini; zamanaşımı def'inin değerlendirilmediğini, husumeti ve ikinci ıslahı kabul etmediklerini; hatalı bilirkişi raporuna göre hüküm tesis edildiğini; peşin sermaye değerli gelirin maddi zarardan tenzil edilmediğini ifade ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... firma vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... firma vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi 3. Değerlendirme A) Taraf vekillerinin davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre davacılar vekilince dava dilekçesinde davacı kazalı...için 400.000,00 TL, davacı eş... için 200.000,00 TL, diğer davacı çocuklar için 30.000,00'ar TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince davalı şirket aleyhine davacı kazalı için 250.000,00 TL , davacı eş için 50.000,00 TL, diğer davacı çocuklar için 15.000,00 TL olmak üzere manevi tazminata karar verildiği, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun İstinaf Mahkemesince esastan reddine karar verildiği, reddine ve kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarlarının ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından taraf vekillerinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. B)Taraf vekillerinin davacı ... yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacılar vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından; Mahkemece 29.12.2022 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma ilamından önce yargılama aşamasında 27.10.2020 tarihli hesap raporunda dava konusu olayın meydana gelmesinde davalıların %80, davacı kazalının %20 oranında kusurlu olduğu tespiti ile davacının maddi zararının 586.793,35 TL, bakıcı giderinin ise 1.013.964,26 TL olarak hesaplandığı, davacı vekilince anılan rapor gibi talebin itiraz ile 06.11.2020 tarihli dilekçe ile arttırıldığı, Mahkemece dosyanın yeniden hesap bilirkişisine tevdi olunduğu, aldırılan 24.02.2022 tarihli raporda ise davacının maddi zararının bu kez 1.021.458,22 TL, bakıcı giderinin ise 1.572.396,84 TL olarak hesaplandığı, davacı vekilince anılan rapor gibi 28.02.2022 tarihli dilekçesi ile talebin arttırıldığı, ancak dilekçe içeriğinde 06.11.2020 tarihli dilekçesinde belirtilen miktarların aynen yatırıldığı fakat harcın 24.02.2022 tarihli raporda belirtilen miktarlar üzerinden yatırıldığı, Mahkemece 25.03.2022 tarihli kararında 28.02.2022 tarihli talebi gözden kaçırılarak 06.11.2020 tarihli dilekçedeki talep gibi davacı lehine 586.293,35 TL maddi tazminata ve 1.013.964,26 TL bakıcı giderine hükmolunduğu, karara karşı davacılar vekili ile davalı ... şirket vekilince istinaf yoluna başvurulduğu, davacılar vekilince sunulan 08.04.2022 tarihli istinaf başvuru dilekçesinde 28.02.2022 tarihli dilekçedeki miktarların sehven 27.10.2022 tarihli raporda belirtilen miktarlar üzerinden yazıldığı esasen yatırılan harç miktarı da göz önüne alındığında taleplerinin 24.02.2022 tarihli raporda belirtilen 1.021.458,22 TL maddi tazminat ile 1.572.396,84 TL bakıcı gideri üzerinden kabulü gerektiği, 24.02.2022 tarihli rapor üzerinden davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği, 29.12.2022 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kararında TBK 55. madde gereğince Kurumca yapılar peşin sermaye değerli gelir ödemesinin mahsubunun yapılmadığı ve bakıcı gideri hesabında brüt asgari ücretin esas alınması gerektiği gerekçesiyle kararın kaldırıldığı, Mahkemece yargılamaya devam olunarak 04.07.2023 tarihli hesap raporunun aldırıldığı raporda bilinen dönemin değiştirilmesi suretiyle davacının 2.032.294,83 TL, bakıcı giderinin ise 3.410.464,92 TL olarak hesaplandığı, davacı vekilince rapor gibi 06.09.2023 tarihli dilekçe ile taleplerinin arttırıldığı, Mahkemece temyize konu kararında davacı kazalı lehine 2.032.294,83 TL maddi tazminat ile %20 oranında hakkaniyet indirimi uygulamak suretiyle 2.728.371,94 TL bakıcı giderine hükmolunduğu anlaşılmaktadır. Usulü kazanılmış hak davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrarı sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Usulü müktesep hak, anlam itibariyle, bir davada, Mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir. Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usulü kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usulü kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan Mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK). Kazanılmış haklar “Hukuk Devleti” kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardandır. Kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar Anayasa'nın 2. maddesinde açıklanan “Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir” hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez. Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usulü kazanılmış hak” olgusunun, bir çok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır. Örneğin Mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir içtihadı birleştirme kararı (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili yeni bir kanun çıkması karşısında, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olmakla oluşan usulü kazanılmış hak hukukça değer taşımayacaktır. Usulü kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada ya taraflar ya Mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir. (HGK.nun 12.07.2006 T., 2006/4-519 E, 2006/527 K, 03.12.2008 T., 2008/10-730 E., 2008/732 K.) Zira usulü kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir. (09.05.1960 T., 21/9; 04.02.1959 gün 13/5 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı) Somut olayda, davacının Mahkemece 29.12.2022 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma ilamı öncesi tesis edilen 25.03.2022 tarihli karara karşı sunduğu istinaf dilekçesinde taleplerinin 24.02.2022 tarihli raporda belirlenen miktarlar üzerinden kabul edilmesi gerektiğine dair beyanı gözden kaçırılarak 04.07.2023 tarihli raporda bilinen dönemin ileriye çekilmesi suretiyle zararın daha fazla hesaplandığı miktarın hükme dayanak kılınması suretiyle karar verilmesi ve bu suretle temyize gelen davalı lehine bu yönden oluşan usuli kazanılmış hak ihlal edilerek sonuca gidilmesi hatalı olmuştur. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Taraf vekillerinin davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz dilekçesinin miktardan reddine, 2. Davacı vekilinin davacı ... yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz isteminin tümden reddine, davalı ...Ş. vekilinin davacı ... yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesi yönünden; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, A. İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçe kısmında yer alan "İş göremezlik ve bakıcı gideri hesabında 13.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda veriler nazara alınmış, bilinen dönem ileri çekilmemiştir. Usulü kazanılmış haklar gözetilmiştir. İlk peşin sermaye değerli gelirinin %80 davalı kusur oranıyla birlikte maddi zarardan tenzil edilmiş ve talep edilebilir maddi zarar belirlenmiştir. Dosyaya ibraz edilen tüm deliller hep birlikte incelendiğinde davacı ...'nin, davalı ... nezdinde diğer davalı ... Şirketinin asıl işveren olduğunun, işe arıza bakım elemanı olarak çalışırken 25.11.2013 tarihinde arıza tamiri için gittiği... İlçesi ... Mezrasında çıktığı elektrik direğinin devrilmesi sonucu iş kazası geçirerek yaralandığı, 2 davalı arasında asıl işveren altı işveren ilişkisinin olduğu, bu kaza sebebiyle ...'nin %77 oranında maluliyetinin bulunulduğu, bilirkişi raporuyla bu kazada davalı şirketlerin %80 oranında, davacı ...'in ise %20 oranında kusurunun olduğu sabit bulunmuştur. Davacının maddi zararı, iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri alacağı konusunda uzman bilirkişi tarafından hesaplanarak raporlanmış, rapor Mahkememizce de hukuka uygun yeterli bulunmuştur. Mahkememiz usulünce hesaplanan iş göremezlik tazminatının ve bakıcı gideri alacağının ödendiği davalılar tarafından ispat edilemediğinden bu talepleri kısmen kabul etmiştir. Bakıcı gideri hesabından %20 oranında hakkaniyet indirimi yapılmıştır. Hakkaniyet indirimi yapılan miktar için ücreti vekalete hükmedilmemiştir. " ibarelerinin silinerek yerine "İş göremezlik ve bakıcı gideri hesabında 13.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen verilerin davacılar vekilinin Mahkememiz kaldırma ilamı öncesi tesis edilen 25.03.2022 tarihli karara karşı sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde 24.02.2022 tarihli rapor gibi karar verilmesini talep ettiği hususunun gözden kaçırılarak hazırlandığı, raporda yapılması gerekenin bilinen dönem değiştirilmeksizin yalnızca 29.12.2022 tarihli kaldırma ilamında belirtildiği üzere Kurumca bağlanan gelirin TBK 55.madde gereğince mahsubu gerekeceği nazara alınmış, Mahkememizce 24.02.2022 tarihli raporda belirlenen miktarlar üzerinden değerlendirme yapılarak ilk peşin sermaye değerli gelirinin %80 davalı kusur oranıyla birlikte 1.021.458,22 TL maddi zarardan tenzil edilmiş ve talep edilebilir maddi zarar 826.147,23 TL belirlenmiştir. Ancak diğer davalı ... yönünden karara karşı kanun yolu başvurusu bulunmadığından davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hak gereğince davalı ... yönünden 13.07.2023 tarihli raporda belirlenen miktar esas alınmıştır. Dosyaya ibraz edilen tüm deliller hep birlikte incelendiğinde davacı ...'nin, davalı ... nezdinde diğer davalı ... Şirketinin asıl işveren olduğunun, işe arıza bakım elemanı olarak çalışırken 25.11.2013 tarihinde arıza tamiri için gittiği... İlçesi ... Mezrasında çıktığı elektrik direğinin devrilmesi sonucu iş kazası geçirerek yaralandığı, 2 davalı arasında asıl işveren altı işveren ilişkisinin olduğu, bu kaza sebebiyle ...'nin %77 oranında maluliyetinin bulunulduğu, bilirkişi raporuyla bu kazada davalı şirketlerin %80 oranında, davacı ...'in ise %20 oranında kusurunun olduğu sabit bulunmuştur. Mahkememiz usulünce hesaplanan iş göremezlik tazminatının ve bakıcı gideri alacağının ödendiği davalılar tarafından ispat edilemediğinden bu talepleri kısmen kabul etmiştir. 24.02.2022 tarihli raporda belirlenen ve br��t asgari ücrete göre tespit edilen 1.572.396,84 TL bakıcı gideri hesabından %20 oranında hakkaniyet indirimi yapılmıştır. Hakkaniyet indirimi yapılan miktar için ücreti vekalete hükmedilmemiştir. Ancak diğer davalı ... yönünden karara karşı kanun yolu başvurusu bulunmadığından davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hak gereğince davalı ... yönünden 13.07.2023 tarihli raporda belirlenen miktar esas alınmıştır. " ibarelerinin yazılması, B. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine geçmek üzere; " Açılan davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 1-2.032.294,83 TL iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 25.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak (davalı ...Ş.'nin sorumluluğu 826.147,23 TL ile sınırlı olmak üzere) davacı ...'ye verilmesine, 2-2.728.371,94 TL bakıcı gideri alacağının kaza tarihi olan 25.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak (davalı ...Ş. 'nin sorumluluğu 1.257.917,84 TL ile sınırlı olmak üzere) davacı ...'ye verilmesine, 3-Fazlaya dair talebin reddine, 4-Davacı ...'nin manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne kısmen reddine, 5-250.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 25.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine, 6-Fazlaya dair talebin reddine, 7-Davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nin açtığı maddi tazminat talep ve davasının ayrı ayrı reddine, 8-Davacı ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın, Davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve... için 15.000,00'er TL manevi tazminatın, 25.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacılara yukarıda belirtilen miktarlar nazara alınarak ayrı ayrı verilmesine, 9-Fazla dair talebin reddine, 10-Kabul edilen 5.180.666,77 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 353.891,35 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 24.051,33 TL harcın düşümü ile eksik kalan 329.840,02 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ...Ş.'nin sorumluluğu 147.001,35 TL ile sınırlı olmak üzere ) tahsili ile hazineye irad kaydına, 11-Davacılar tarafından karşılanan 6.942,00 TL yargılama giderinin, kabul/ret oranına göre hesaplanan takdiren 5.500,00 TL'nin davalılardan (davalı ...Ş.'nin sorumluluğu 3.054,48 TL ile sınırlı olmak üzere) alınarak davacılara verilmesine, takdiren geri kalan miktarın yargılama giderinin davacıların üzerinde bırakılmasına, 12-Davalı ... tarafından karşılanan 450,00 TL yargılama giderinin, kabul/ret oranına göre hesaplanan takdiren 252,00 TL'sinin davacılardan alınarak davalı ... Şirketine verilmesine, bakiye kısmın bu şirket üzerinde bırakılmasına, 13-Davalı ... tarafından karşılanan 300,00 TL yargılama giderinin, kabul/ret oranına göre hesaplanan takdiren 60,00 TL'nin davacılardan alınarak davalı ...'a verilmesine, bakiye kısmın bu davalı üzerinde bırakılmasına, 14-Maddi tazminat talebi yönünden; -Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 4.760.666,77 TL üzerinden takdir edilen 341.213,34 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak (davalı ...Ş.'nin sorumluluğu 289.247,16 TL ile sınırlı olmak üzere ) davacılara verilmesine, -Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden takdir edilen 289.247,16 TL vekalet ücretinin (davalı ... vekili lehine 9.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere ) davacılar... ve çocukları olan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve...'tan alınarak davalılara verilmesine, 15-Manevi tazminat yönünden; -Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 420.000,00 TL üzerinden takdir edilen 64.800,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, -Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, reddedilen manevi tazminat kısmı için hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 420.000,00 TL üzerinden takdir edilen 64.800,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, 16-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ilgililerine iadesine, Dair verilen karar davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 05.07.2024 "ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 8dd55b3456e4e034 f252fe4bd60fccec