Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/3334 E., 2025/9373 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/3334 E., 2025/9373 K. (02.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3334
Karar No
2025/9373
Karar Tarihi
02.06.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/3334 E. , 2025/9373 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1055 E., 2024/1212 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/174 E., 2021/88 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 03.01.2019 tarihinde davalıya ait işyerinde çalışırken iş kazası geçirdiğini, kaza sonucu ayaklarına kimyasal madde döküldüğünü ve ciddi şekilde yaralandığını, meydana gelen iş kazası sonucu yaralanan müvekkilinin işverenler tarafından hastaneye götürülmediğini, müvekkilinin işten çıktıktan sonra kendi imkanlarıyla ......evlet Hastanesi'ne gittiğini, kendisine birden fazla vücut bölgesinin yanık korozyonları teşhisi konulduğunu ve uzun süre tedavi gördüğünü, çalıştığı iş yeri gibi tuz ruhu, çamaşır suyu vb. deterjan üreten iş yerlerinde bulunabilecek bir madde olduğunu, bundan dolayı müvekkilinin geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun aşikar olduğunu müvekkilinin bu kazayı iş yerinde ve iş saatleri içinde geçirdiğini, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 4. maddesi uyarınca iş kazası niteliğinde olduğunu, meydana gelen iş kazasının ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/8069 Soruşturma numarası ile soruşturmasının yürütülmüş olduğunu, sonucunda ise işverenler hakkında taksirle adam yaralamadan dolayı ... 12. Asliye Ceza Mahkemesi'nde 2019/584 sayılı dosyasında kovuşturmaya başlandığını, dosya içerisinde bilirkişi raporunda iş kazasının işyerinde olduğunun, işverenin iş sağlığı ve güvenliği eğitimini verdirmeden işe başlatıldığını, iş yerinde uygun iş ekipmanının olmadığını ve işverenlerin bu kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunun yazdığını, müvekkilinin iş yerinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine, karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı şirket cevap dilekçesi sunmamıştır. Davalı Kurum vekilinin cevap dilekçesinde, davada bahsedildiği gibi iş kazasının geçirildiği durumlarda davacının iddia ettiği gibi çalışmaya devam edilmesi ve 1-2 gün sonra hastaneye başvurulmasının hayatın olağan akışına aykırı bir durum olduğunu, yine davacının iş kazası geçirdiği gördüklerini beyan eden ve tanık olarak ifadesine başvurulan kişilerin de diğer davalı işyerinde sigortaları bulunmadığını, Kurum il müdürlüğünün 13.06.2019 tarih 38 karar sayılı komisyon kararında da açıkça belirtildiği üzere 13.01.2019 tarihinde meydana gelen olayın kanıtlayıcı evrak bulunmadığından iş kazası olarak nitelendirilemeyeceğinin belirtildiğini beyan ederek davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Davanın kabulü ile, Davacının davalı ...İthalat İhracat İnşaat Kimya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait işyerinde çalışırken 03.01.2019 tarihinde geçirdiği kazanın 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca iş kazası olduğunun tespitine," karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı kurum vekili, davada bahsedildiği gibi iş kazasının geçirildiği durumlarda davacının iddia ettiği gibi çalışmaya devam edilmesi ve 1-2 gün sonra hastaneye başvurulmasının hayatın olağan akışına aykırı bir durum olduğunu, yine davacının iş kazası geçirdiği gördüklerini beyan eden ve tanık olarak ifadesine başvurulan kişilerin de diğer davalı işyerinde sigortaları bulunmadığını, kararın bozulması talep etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası tespitine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13. maddesinin ilgili 1 inci fıkrası şöyledir: "İş kazası; a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, b) (Değişik: 17.04.2008-5754/8 md.) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle, c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, d) (Değişik: 17.04.2008-5754/8 md.) Bu Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda, e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır. 3. Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının iş kazası olduğunu iddia ettiği 03.01.2019 tarihinde davalı işyerinden sigorta bildirimi bulunduğu, işverence iş kazası bildirimi yapılmadığı, davacının ......evlet Hastanesine ilk başvurusunun 07.01.2019 tarihinde olduğu, tutulan adli raporda ayakta kimyasal yanık ifadesinin bulunduğu, SGK komisyon kararında kanıtlayıcı belge bulunmaması nedeni ile iş kazası sayılmadığının bildirildiği, ... 12. Asliye Ceza Mahkemesi 2019/584 Esas sayılı dosyasında kazaya ilişkin yargılama yapıldığı, mahkemece dinlenen tanıkların davalı iş yerinden kaza tarihinde sigorta bildirimi bulunmadığı anlaşılmaktadır. 4.Mahkemece yapılacak iş, SGK'dan davalı işyerine ait kaza tarihini kapsar şekilde dönem bordrolarının getirtilmesi ile bu tanıkların beyanlarının alınması, dosyada beyanı bulunan tanıkların çalışma iddiaları gözetilerek ilgili işyeri kayıtlarının celp edilmesi ve beyanlarının denetlenmesi, ceza davasında suç tarihi 03.01.2019 tarihi olarak kabul edildiği hususu da dikkate alınarak bu dosya içerisindeki beyan ve deliller de irdelenmek suretiyle söz konusu dosyanın kesinleşmesi de beklenerek sonucuna göre karar verilmesidir. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve kanuna aykırı olup, sair hususlar incelenmeksizin bozma nedenidir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! bceb49536b6f3881 09705edbc0397e0b

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı