10. Hukuk Dairesi 2025/2346 E. , 2025/9287 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/649 E., 2024/2352 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya İş Mahkemesi SAYISI : 2020/106 E., 2022/735 K. Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Asıl davada davacı ... dava dilekçesinde özetle; davacının davalı ... nezdinde 06.03.2015-01.01.2017 tarihleri arası çalıştığını, bu çalışmaları sonrası emekliliğe hak kazandığını, ancak sonrasında Kurumun 10.03.2020 tarihli yazısı ile bu çalışmaların gerçek olmadığı gerekçesi ile emekliliğin iptal edilerek bağlanan aylıkların iadesinin talep edildiğini, Kuruma başvuru yapmasına karşın denetim raporu gerekçe gösterilerek talebin reddediliğini, temin edilecek belgeler ve tanık beyanları ile bu çalışmaların gerçek olduğunun ispat edileceğini, davanın kabulü ile 06.03.2015-01.01.2017 arası çalışmalarının tespiti ile kurum işleminin iptalini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; davalının hizmetnin iptal edildiğini, adına yersiz ödeme çıkarıldığını, yaşlılık aylığı almakta iken denetim raporu sonucu hizmetleri iptal edilen ...'ya hak etmediği aylıklara istinaden yapılan 40.145,14 TL ana paralı yersiz ödeme ve 4000 TL ana paralı bayram ikramiyesine ilişkin borçların davalıya bildirildiğini, davalının Kuruma herhangi bir ödeme yapmadığını, taraflarına dava açtığını, kişiye ödenmiş tutarların geri tahsil edilmesi zorunluluğu bulunduğunu beyanla arz ve izah edilen nedenler ve re'sen gözetilecek nedenlerle davacının davasının reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yandan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalılar davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile dosya kapsamında yapılan tahkikat ve araştırmalar neticesinde; sigortalı asıl dosya davalısının çalışmasının geçtiği ...'e ait iş yerinin sahte sigortalılığa dair işlemleri gerçekleştirdiği, bu durumun ceza dosyasında bulunan kayıtlardan ve ...'ün burada yer alan beyanından, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarından anlaşılmaktadır. Her ne kadar tanıkların bir kısmı aksi yönde beyanda bulunmuş ise de bu tanıkların da aynı Kurum işlemi neticesinde sigortalılık hallerinin iptal edildiği görülmektedir. Yine bu tanıkların büyük çoğunluğu benzer mahiyette katalog satım işi yaptıklarını belirtmiş, bu nedenle beyanlara itibar edilmemiştir. ...'e ait iş yerinin büyüklüğü, dosyada yer alan vergi kayıtları bir arada değerlendirildiğinde istihdam fazlasının mutad duruma uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Belirtilen tüm bu olgular bir arada değerlendirildiğinde davacının çalışmalarının fiili çalışmaya dayanmadığı ve sahte sigortalılık durumunun somut olayda mevcut olduğu, Kurum tarafından davacıya yapılan ödemelerin yersiz olduğu kanaatine varılmış, davacıya Kurum tarafından yapılan ve 5510 sayılı Kanun'un 96. maddesi uyarınca geri alınabilecek ödemeler tutarının 44.145,14 TL olduğu dosya arasında yer alan kayıtlardan anlaşılmakta olup, tüm dosya kapsamı, taraf beyanları, hesap raporu, ilgili Kanun maddeleri, Yargıtay içtihatları ve açıklanan gerekçeler doğrultusunda asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dava davacısı birleşen dava davalısı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki yazılara, hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere, bu delillerin takdirinde ve özellikle davacının Kurumca yapılan denetim esnasında ...’e ait iş yerinde çalıştığını beyan etmesine rağmen iş yerine hiç gitmediği yönündeki beyanının olağan akışa aykırı olması, bir kısım sigortalıların denetim esnasında verdikleri ifadelerinde ...’e ait iş yerinde hiç çalışmadıkları yönünde ki beyanları, yapılan kolluk araştırması ile düzenlenen uyuşmazlık konusu dönemde iş yerinin faal olmadığına dair tespit tutanağı ve dinlenen tanıklardan ...’ün sigortalı olmak için ...’e para verdiği ve yanında sigortalı göründüğü davacı ...’nın da kendi gibi olduğu yönündeki beyanı karşısında davacının uyuşmazlık konusu dönem içinde davalı iş yerinde hizmet akdine bağlı olarak çalıştığını ispat edemediğinin kabulü ile asıl davanın reddine ve birleşen davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan hükme yönelik davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... özetle; Mahkemece dosya kapsamına alınan ek raporun taraflarına tebliğ edilmeden karar verilmesinin savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğunu, tanıklar ..., .. .. ve ...’in beyanlarına itibar edilmemesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunun gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğini, çalışmaların gerçek olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada Kurum işleminin iptali, birleşen davada ise yersiz ödenen aylıkların tahsili istemine ilişkindir. 1.Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu iş yeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup Mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. 2. Kısmi yaşlılık aylığını düzenleyen 506 sayılı Kanun'un Geçici 81. maddesinin C bendine göre a) 23.05.2002 tarihinde 15 yıllık sigortalılık süresini kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurmuş ve 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunanlara istekleri halinde yaşlılık aylığı bağlanır. b) 23.05.2002 tarihinde (a) bendinde öngörülen şartları yerine getiremeyenlerden bu şartları; ba) 24.05.2002 ile 23.05.2005 tarihleri arasında yerine getirenler kadın ise 52, erkek ise 56 yaşını doldurmuş olmaları, bb) 24.05.2005 ile 23.05.2008 tarihleri arasında yerine getirenler kadın ise 54, erkek ise 57 yaşını doldurmuş olmaları, bc) 24.05.2008 ile 23.05.2011 tarihleri arasında yerine getirenler kadın ise 56, erkek ise 58 yaşını doldurmuş olmaları, bd) 24.05.2011 tarihinden sonra yerine getiren kadınlar 58, 24.05.2011 ile 23.05.2014 tarihleri arasında yerine getiren erkekler 59 yaşını doldurmuş olmaları, be) 24.05.2014 tarihinden sonra yerine getiren erkekler 60 yaşını doldurmuş olmaları, şartı ile yaşlılık aylığından yararlanabilirler. 3.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre; davacı/birleşen davada davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 4-Somut olayda, her ne kadar davacının 06.03.2015- 01.01.2017 tarihleri arasındaki 4/1-a kapsamındaki hizmetlerinin iptal edilmesine yönelik Kurum işlemi yönünden davacının çalışmalarının fiili olmadığına dair Mahkeme tespiti yerinde ise de aylık koşulları değerlendirilirken yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler de göz önünde bulundurularak, davacının iptal edilen sigortalılık süresi dışında, mevcut prim ödeme gün sayısı belirlenerek irdeleme yapılmalı, davacının aylık-kısmi aylık şartları bu kapsamda ve yargılama sırasında oluşması halinde istemi durumunda bağlanabileceği hususu gözetilmeli, davacı adına davalı Kurum tarafından çıkarılan yersiz ödeme borç miktarı da buna göre belirlenmeli, davacı istemi bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 23dbc9f797084197 c896b26d94fc79b9