Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/7921 E., 2025/12905 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/7921 E., 2025/12905 K. (02.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7921
Karar No
2025/12905
Karar Tarihi
02.10.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2025/7921 E. , 2025/12905 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1875 E., 2025/713 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/217 E., 2022/122 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 13.01.2015 tarihinde davalı şirketin ...’da bulunan ... HES Projesinde inşaat mühendisi olarak işe başladığını ve 28.03.2017 tarihi itibariyle iş akdinin sonlandığını, tazminat alacaklarının tahsili amacıyla davalı aleyhine İzmir 4. İş Mahkemesinin 2017/314 E. ve 2019/100 K. sayılı dosyasında dava açıldığını ve davanın davacı lehine sonuçlandığını, bu dosyada davalının cevap dilekçesinde davacının13.01.2015 tarihinde davalı nezdinde çalışmaya başladığının açıkça kabul edildiğini, yine dosyaya sunulan 02.04.2018 tarihli bilirkişi raporunda davacının çalışma süresinin 13.01.2015 – 28.03.2017 tarihleri arasında 2 yıl 2 ay 16 gün (806 gün) olduğunun tespit edildiğini, davacının işten ayrılmadan önce aldığı son ücretinin aylık 4.000 USD olduğunu, davacının davalı şirket tarafından ülkemiz ile sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan ...’a çalıştırılmak üzere götürülerek çalıştırılması sonucunda sigortalılık durumunun ne şekilde olacağının 5510 sayılı Kanun’un 5/g maddesinin düzenlendiğini, buna göre davacının aynı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında sigortalı sayılması ve hakkında kısa vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması gerektiğini beyanla davacının 13.01.2015 – 28.03.2017 tarihleri arasında davalı şirket nezdinde aralıksız çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 13.01.2015 tarihinde ... ...’da bulunan ... şantiyesinde görev yapmaya başladığını ve 05.02.2015 tarihine kadar bu şantiyede çalışıp 06.02.2015 tarihi itibariyle ise ... şantiyesine geçtiğini, 30.11.2015 tarihine kadar bu şantiyede devam edip 01.12.2015 tarihi ile ... HES şantiyesine geçtiğini, yani davacının 13.01.2015 – 28.03.2017 tarihleri arasında tüm çalışmasının ...’da geçtiğini, ... ile Türkiye Cumhuriyeti arasında imzalanmış bir Sosyal Güvenlik Sözleşmesi de bulunmadığını, davacının taraf ehliyeti olmadığını, 5510 sayılı Kanun'un 5. maddesine eklenen g bendinde; “ Ülkemiz ile sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt dışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçileri 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılır ve bunlar hakkında kısa vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası hükümleri uygulanır. Bu sigortalıların uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmak istemeleri halinde, 50 nci maddenin ikinci fıkrasındaki Türkiye'de yasal olarak ikamet etme şartı ile aynı fıkranın (a) bendinde belirtilen şartlar aranmaksızın haklarında isteğe bağlı sigorta hükümleri uygulanır. Bu kapsamda, isteğe bağlı sigorta hükümlerinden yararlananlardan ayrıca genel sağlık sigortası primi alınmaz. Bu bent kapsamında yurt dışındaki işyerlerinde çalışan sigortalıların, bu sürede ödedikleri isteğe bağlı sigorta primleri 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalılık sayılır.” denildiğini, bu durum karşısında ortada zorunlu sigortalılık hali bulunmadığından davanın reddi gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davanın kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6d2de85c33ce2d80 cd5bcae40879ecc1

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı