10. Hukuk Dairesi 2025/6892 E. , 2025/12902 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/116 E., 2025/66 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı ve davalı vekilleri tarafından, tashih kararı davacı vekili tarafından edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1.Davacı vekili asıl dosyanın 17.05.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı ... İdaresine ait ...Bakımevinde 07.11.2013 günü kendisine verilen görevi ifa etmekte iken davalı işverenin temsilcisi olan bir başka işçinin görevi ve ehliyeti olmadığı halde tam kusuru ile kendisine iş makinesi ile arkadan çarpması sonucu ağır şekilde yaralandığını ve ömür boyu sürecek şekilde sakat kaldığını, davacının maluliyeti ve iş göremezlik oranlarının SGK Sağlık Kurulu tarafından tespit edildiğini, SGK Başkanlığınca dava konusu kazanın bir iş kazası olarak tespit edildiğini ve davacının kalıcı iş göremezlik oranı belirlenerek davacıya sürekli iş göremezlik gelirinin SGK tarafından bağlandığını beyanla; fazlaya ilişkin tüm maddi ve manevi tazminat hakları saklı tutulmak kaydı ile davacının uğradığı cismani zarar nedeniyle kendisinde oluşan güç ve efor kaybına ilişkin olmak üzere şimdilik 20.000,00 TL maddi tazminatın davalı işverenden mevcut ya da olası tüm sorumlularla birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, olay tarihinden itibaren yasal faizi işletilmesine karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat istemini 484.134,75 TL'ye artırmıştır. 2. Davacı vekili birleşen dosyanın16.10.2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; aynı iş kazası nedeniyle olası tüm sorumlularla birlikte teselsül sorumluluk hükümlerine dayandığını beyanla müvekkili lehine 500.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı idarenin olayda hiçbir kusurunun bulunmadığını, idarenin çalıştırdığı tüm personele iş güvenliği ve çalışma prensipleri konusunda her türlü eğitimi verdiğini, bu nedenle olayda kusurunun olmadığını, davacının dava dilekçesinde belirtilen olayla ilgili olarak tazminat aldığını, davalı idarenin tazminat sorumluluğunun bulunmadığını, olayın meydana geliş şekli itibari ile olay yerinde davalı idare açısından alınması gerektiği halde alınmamış olan hiçbir tedbirin söz konusu olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.06.2022 tarihli ve 2021/78 E., 2022/512 K. sayılı kararı ile "Mahkememizce dava dosyası hasar ve kusur durumunun tespiti açısından bilirkişiye tevdi edilmiş, ibraz edilen 04.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda davalının olayda %80 kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir. SGK'nın sunduğu raporda ise davalı %85 kusurludur. Ancak aldığımız rapor olaya uygun olmadığından dolayı Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2020/15 17... /78 Karar sayılı ilamına uygun bir şekilde 1 Makine Mühendisi İş Güvenliği Uzmanı Bilirkişiden ve 2 Trafik İş Güvenliği Uzmanı bilirkişiden oluşan heyetten 22.06.2021 tarihinde alınan kusur raporuna göre %80 kusur oranıyla hesap yapılmıştır Bunun üzerine dosya hesap bilirkişisi Dr. ....'na tevdi edilmiştir. Bilirkişinin 06.03.2022 tarihli raporunda toplam zararın miktarının %80'i olan 1.081.489,65 TL'sinden sorumlu olduğu belirtilmiştir. Ancak bu paranın 125.363,86 TL'sinin SGK tarafından ödenmesi sebebiyle davalının sorumlu olduğu kısmın 981.198,65 TL olduğuna kanaat getirilmiştir. Hesap bilirkişisinin raporuna karşı her ne kadar davalı vekilince itiraz edilmiş olsa da itirazların soyut beyanlardan oluşması nedeniyle bu itirazlar reddedilmiştir. Ancak davacı tarafın talebi 484.138,75 TL olmasından dolayı mahkememizce taleple bağlı kalınarak sadece bu kısım yönünden hüküm kurulmuştur. Mahkememizce manevi tazminatın yasal şartları incelenmekle davalının, dava konusu tazminat davasındaki kusur ve sorumlulukları dikkate alınarak inceleme yapılmış ayrıca davacının trafik kazasının meydana gelişinde %20 kusurlu olması ile davacının ömür boyu çekeceği acı göz önünde bulundurulmuştur. Dosya kapsamından tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda yukarıda açıklandığı üzere Kanun ve Yargıtay İçtihatları gereğince ayrıntılı, detaylı inceleme yapılmış olup, yukarıda gerekçesi de yazılı olduğu üzere tüm bu sebeplerle davacının 20.000,00 TL manevi tazminat alması gerektiği kanaatine varılmıştır." gerekçeleriyle "2021/78 Esas sayılı asıl dava dosya yönünden; davanın kabulü ile dava konusu 484.138,75 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 07.11.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 2021/543 Esas sayılı birleşen davanın kısmen kabulü ile dava konusu 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 21.06.2022 tarihli ve 2021/78 E., 2022/512 K. sayılı kararına karşı davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 09.11.2022 tarih ve 2022/2176 E., 2022/1749 K. sayılı kararı ile "Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, olayın oluş şekline göre kusurun belirlenmesinde hata bulunmadığı, davalı vekilince davacının maluliyetine ilişkin rapora itirazda bulunulmadığı, bu durumun davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşturacağı, olayın oluş şekli, davacının maluliyeti ve olay tarihi göz önünde bulundurulduğunda manevi tazminat miktarının belirlenmesinde hata bulunmadığı, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı, Mahkemece davanın davalının talebi doğrultusunda ... İnşaat Şirketine ihbar edildiği anlaşılmaktadır" gerekçeleriyle "Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353-(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 09.11.2022 tarih ve 2022/2176 E., 2022/1749 K. sayılı kararının süresi içerisinde davacı ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 07.11.2023 tarih ve 2023/1531 E- 2023/10886 K. ile "a)... Bu açıklamalar doğrultusunda mahkemece yapılacak iş; davalı ... İdaresinin dava harici (ihbar olunan) ... Şirketi ile dava harici olay anında iş makinesini uygun operatör belgesi olmadığı halde kullanan ...'ın kusur oran ve aidiyetlerini belirlemek için iş kazasının gerçekleştiği alanda uzman A Sınıf İş Güvenliği Uzmanlarından rapor almak, giderek davalı ile iş bu dava harici kişiler arasında asıl, alt işveren, işleten ve yardımcı kişi sorumlulukları kapsamında davalının sorumlu olduğu kusur oranlarını belirlemek, öte yandan mahkemece alınan 04.12.2018 tarihli kusur bilirkişi raporuna davacı vekilinin süresi içerisinde itirazı olmadığı gözetilerek davalı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış hak kapsamında davalının sorumlu tutulacağı kusur oranının %80'i geçemeyeceğini gözeterek sonucuna göre karar vermekten ibarettir. b)... Davacının somut itirazlarının 02.09.2019 tarihli ek hesap raporuyla karşılandığı, 19.09.2019 tarihli itiraz dilekçesindeki itirazlarının ise ileride gerçekleşmesi mümkün ücret değişikliklerine ilişkin olduğu görülmektedir. Nitekim dava dilekçesinde belirsiz alacak olarak talep edilmiş olan 20.000,00 TL'lik maddi tazminat, bu itiraza rağmen 14.10.2019 tarihli talep artırım dilekçesiyle 02.09.2019 tarihli hesap raporu seçeneklerinden biri olan 484.134,75 TL'ye artırılmıştır. Bu durum karşısında iş bu raporda esas alınan hesap verileri (özellikle esas alınan işlemiş devre tarihi olan 31.12.2019 tarihi asgari ücretleri) yönünden davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu halde, davalı lehine oluşan bu usuli kazanılmış hak (bakiye ömür tablosu ve değişen asgari ücretler yönünden) ihlal edilerek 06.03.2022 tarihli hesap raporuna itibarla hüküm tesisi hatalı olmuştur. Bu açıklamalar ışığında bozma sonrasında mahkemece yapılacak iş; yukarıda (A) bendinde açıklandığı şekilde alınacak kusur raporu kapsamında davalının sorumlu olduğu kusur oranın tespiti halinde, iş bu kusur oranını davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak kapsamında 02.09.2019 tarihli ek hesap raporuna uygulamak (özellikle iş bu raporda esas alınan işlemiş bilinen dönem sonu tarihi olan 31.12.2019 tarihinden sonra yürürlüğe giren asgari ücret değişikliklerini rapora yansıtmamak) sonucuna göre davacının tazminat alacakları hakkında bir karar vermekten ibarettir. c)Kabule göre de davacının asıl davadaki maddi tazminat istemine kaza tarihinden faiz işletilmesine karşın birleşen davadaki manevi tazminat istemi hakkında talebe aykırı olarak faiz işletilmemiş olması da hatalı olmuştur. " gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir. B.İlk Derece Mahkemesi Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamı sonrası bozma kararına uyularak kusur oranının tespiti amacıyla bilirkişi heyetinden rapor alındığı, hazırlanan bilirkişi raporunda özetle; meydana gelen kazaya ilişkin olarak kepçe operatörü ...'ın %50, İl Özel İdaresinin %20, dava dışı ... İnş. Taah. Şirketinin %20, davacı ...'un %10 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, akabinde daha önce bilirkişi raporu düzenleyen bilirkişiden ek rapor alındığı, bilirkişi tarafından 20.01.2025 tarihli ek raporda davacının kusur oranının %20 olması halinde maddi zarar miktarının 484.138,75 TL olabileceğinin belirtildiği, davacı vekili tarafından dosyaya ıslah dilekçesi sunulduğu, dosyaya sunulan Yargıtay kararı incelendiğinde kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi ve davacı tarafın önceki kusur raporlarında belirlenen %80 oranına itiraz etmemiş olması nedeniyle davalının sorumlu tutulacağı toplam miktar yönünden %80 oranının geçilmemesi, yine aktüerya bilirkişisi tarafından hazırlanacak raporda 31.12.2019 tarihinden sonra yürürlüğe girecek asgari ücret değişikliklerinin rapora yansıtılmaması, manevi tazminat yönünden olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi şeklinde 3 kalem yönünden kararın bozulduğu, çelişkinin giderilmesi amacıyla bilirkişi heyetinden alınan raporda davacıya atfı kabil kusur oranının %10 olarak belirtildikten sonra davalı ..., alt iş veren ... İnş. Şirketi, İl Özel İdaresi çalışanına atfedilen toplam kusur oranının %90 olduğu, Yargıtay kararı gereği %80 kusur oranı ile bağlı kalınmak ve 31.12.2019 tarihinden sonra asgari ücrette meydana gelen değişiklikler nazara alınmadığı taktirde davacının toplam maddi zararının 484.138,75 TL olduğu, bu doğrultuda maddi tazminat talebinin kabulü gerektiği, Yargıtay bozma ilamı dışında bulunan hususlara ilişkin önceki kararın usulen kesinleştiği ve tekrar yargılama yapılamayacağı, davacı tarafça bozma ilamı öncesi ıslah dilekçesi sunulduğundan bozma sonrası ikinci defa sunulan dilekçenin ıslah dilekçesi olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle; A)2021/78 Esas sayılı dosya yönünden davanın kabulü ile 1-Dava konusu 484.138,75-TL'nin kaza tarihi olan 07.11.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, B)Birleşen 2021/543 Esas sayılı dosya yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddine, 1-Dava konusu 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 07.11.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. 2.İlk Derece Mahkemesinin 26.03.2025 tarih ve 2024/116 Esas-2025/66 Karar sayılı tashih kararı ile "..Davacı vekilinin talebi doğrultusunda dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, dosya kapsamında ikinci karar ile birlikte istinaf kanun yolu açıldığı, istinaf incelemesi neticesinde verilen istinaf karar ilamı ile Yargıtay temyiz yolunun açık tutulduğu ve dosyanın birden fazla kez bozma gördüğü ve birden fazla kez Yargıtay incelemesinden geçtiği görülmekle temyiz yasa yolu açık olmak üzere tashih yapılması yönündeki talebin kabulüne, daha önce dosyanın Yargıtay aşamasında geçmesi, bozma sonrası yargılamaya devam edilmesi ve temyiz yolu açık tutulmasına karar verildiğinden kesin olmak üzere tashih yapılması yönündeki talebin reddine" şeklinde belirtilmek suretiyle; 05.03.2025 tarihli talebin kabulüne, 10.03.2025 tarihli talebin reddine, 1-Mahkememizin 11.02.2025 tarih ve 2024/116 Esas-2025/66 Karar sayılı kararın hüküm kısmında "Dair; gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta yasal süre içinde Trabzon Bölge Adliye Mahkemesine nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okundu usulen anlatıldı.11/02/2025" şeklinde yazılan kısımların çıkarılarak yerine; "Dair; gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta yasal süre içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi nezdinde Temyiz yasa yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okundu usulen anlatıldı.11/02/2025" karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Yargıtay bozma kararına İlk Derece Mahkemesince uyularak yeniden hüküm kurulduğu için usul hukuku gereğince işbu kararın, istinafa konu olamayacağını ve sadece temyize konu olabileceğini, b. Kurulan hükmün 2025 yılı temyiz parasal sınırının altında da kaldığı için usul hukuku gereğince temyiz de edilemediği için kesinleştiğini, c.Asıl dava yönünden hükmedilen maddi tazminat hesabında kamu düzenine ilişkin asgari ücret artışlarından davacının yararlandırılmaması gerektiğini, d.Birleşen dava dosyasında ise manevi tazminatın az olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davacı vekili tashih kararına karşı sunduğu temyiz dilekçesinde özetle; a.İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün 2025 yılı temyiz parasal sınırının altında da kaldığı için de temyiz usul hukuk yönünden kesinleştiğini, bu nedenle ilk incelemede dosyanın kesin hüküm olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. 3.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; a.Müvekkiline kusur verilmediği halde sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, davacının ağır kusurlu olduğunu, davacının arkası çalışan araca dönük vaziyette telefonla konuşması nedeniyle kusurlu olduğunu, müvekkiline kusur verilmesi sebebinin gösterilmediğini, b.Davacıda tespit edilen sürekli iş göremezlik oranının gerçeği yansıtmadığını, maddi tazminat hesabının sürekli iş göremezlik oranın fazla tespit edilmiş olması nedeniyle hatalı olduğunu, c.Yargıtay bozma ilamından önce davacı ...'a yükletilen kusur %20 iken bozma sonrası alınan rapor da bu oranın %10'a düşürüldüğü, haliyle ilk raporlar ile bozma sonrası rapor arasında çelişki mevcut olmasına rağmen bu çelişkinin Mahkeme tarafından yapılan itirazlara rağmen giderilmeyerek hüküm kurulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş kazasında sürekli işgöremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir. 1. Asıl hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesi; Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde belirtilen hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz kapsam ve nedenlerine göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Davacı vekilinin tashih kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan tashih kararının onanması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı ve davalı vekillerinin temyiz itirazlarının reddine, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 2. Davacı vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile ek kararın ONANMASINA, 3. Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 579636539d933120 81a8b4a5e089eabd