10. Hukuk Dairesi 2025/7402 E. , 2025/12410 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1505 E., 2024/1141 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/121 E., 2021/247 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin maliki olduğu gayrimenkulde kuyu açılması şeklinde tadilat yapılması hususunda dava dışı ... ile anlaşma yapıldığını, bu kuyu kazma işi sırasında davalı ...'un 04.11.2011 tarihinde kaza geçirdiğini, müteahhit ...'ın yükümlülüğünün bir eser meydana getirmek, kuyu açmak olduğunu, davalı ...'un da ...'ın yanında çalışan işçi olduğunu, bu işçi açısından müvekkilinin herhangi işveren sıfatının bulunmadığını, ceza soruşturması ve davalı ... tarafından açılan tazminat davası ile de müvekkilinin işveren sıfatının olmadığının ortaya çıktığını, dava konusu olay hakkında yürütülen ceza soruşturmasında da davacı hakkında takipsizlik kararı verildiğini, ceza davasında kusur yokluğunun maddi olgu olup hukuk hakimini bağlayacağını, soruşturma sırasında Savcılıkça alınan raporlarda müvekkilinin kusurunun olmadığının anlaşıldığını belirterek, davalı ...'un 04.11.2011 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacının bahçesine kuyu kazılması konusunda davacı ile yevmiyesi 100 TL ücret ile anlaşarak kuyu kazma işinde çalışmaya başladığını, 42-43 metre kuyu kazıldığını, 30 metreye iskele kurulduğunu, dava dışı ...'ın da bu kuyu işinde çalıştığını, davacının müvekkilinin sigortasını yapmadığını, müvekkilinin burada çalışırken 04.12.2011 tarihinde merdivenden kuyuya inerken 12-13 metre aşağı düşerek yaralandığını, iş kazası anında davacının da olay yerinde olduğunu, kazanın davacının iş sağlığı ve iş güvenliği hükümlerine aykırı davranışından kaynaklandığını, olay nedeniyle davacı aleyhine Bakırköy 10. İş Mahkemesinin 2012/15 Esas sayılı dosyasında dava açtıklarını, davanın kısmen kabul edilip tazminatların tahsiline karar verildiğini, ancak kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi tarafından hatalı şekilde verilen kararın kaldırıldığını, tazminat dosyasında dinlenilen davacı tanığı ...'in çelişkili beyanda bulunduğunu, bu tanığın bir taraftan davalının götürü usulde kuyu işini aldığını söylerken, kendisine sorulan soru üzerine davacının anlaşmayı davalının yanında çalışan kişi ile yaptığını beyan ettiğini, yine o dosyada dinlenilen tanık ... 'un kazayı görmediğini, ...'ın oğlunun arkadaşı olarak beyanda bulunduğunu ve duyuma dayalı beyanda bulunduğunu belirtip kuyuyu dava dışı ...'ın kazdığını, ancak kendisini kuyuyu kazarken görmediğini, iş sahibinin metre başı kuyu kazdırdığını söylediğini, tanık anlatımları arasındaki çelişkiler giderilmeden istinaf kararının oluşturulduğunu, işin götürü olarak verildiğine ilişkin hiç bir belge olmadığını, sadece çelişkili tanık beyanlarının olduğunu, tazminat dosyasında alınan kusur raporunda da olayın iş kazası olduğunun belirtildiğini, takipsizlik kararı ile sonuçlanan Savcılık soruşturmasının hukuk hakimini bağlamamakla birlikte bu soruşturma dosyasında aldırılan raporlarda da olayın iş kazası olduğunun tespit edildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinde iş kazasının tanımlandığını, davacının iddiasının yasal düzenleme çerçevesinde ispatlanması gerektiğini, ceza ve idari soruşturma dosyaları getirtilmeden karar verilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dahili davalı ... 11.10.2018 tarihli beyanında, davalıyı işe kendisinin almadığını, kazadan sonra davacının kendisinin yanına gelip ...'u işe aldığını kabul etmesi halinde 15-20 bin TL para vereceğini söylediğini, kendisinin kuyu kazma işi yaptığını, mal sahibinin kendisine adam getirmesini söylediğini, bunun üzerine davalıyı getirdiğini, davacıyla görüştürdüğünü, kuyu kazma işine davalının da alındığını, davalıyla birlikte kuyu kazarken kaza olduğunu, davalıyı kendisinin işe almadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının olumsuz iş kazası tespitine ilişkin talebinin kabulü ile davalının davacıya ait kuyu kazma işi sırasında 04.11.2011 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olmadığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... mirasçıları: a. Taraflar arasındaki ilişkinin eser sözleşmesi olmadığını, hizmet akti olduğunu, b.Usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğini beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... mirasçılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerine yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 8812fa5a3bb12a7d 373d84cca9baa310