Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/7037 E., 2025/12420 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/7037 E., 2025/12420 K. (24.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7037
Karar No
2025/12420
Karar Tarihi
24.09.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/7037 E. , 2025/12420 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2021/295 E., 2024/78 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı, davalılar ..., ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde;müvekkilinin davalılara ait iş yerinde 2000 yılından başlayarak 01.10.2014 tarihine kadar davalılara ait iş yerinde aralıksız çalıştığını, primlerinin eksik ödendiğini, bu çalışmalarının tespiti ile bu çalışmalara ilişkin yatırılmayan primlerinin işverenden tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı SGK vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Davalılar tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmişlerdir

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.02.2021 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne davacı ...'in bir hizmet akdine bağlı olarak davalılar ... ve ...'in ... iş yerinde her yıl 1 Nisan - 31 Ekim tarihleri sigortasız olarak çalıştırıldığı anlaşıldığından, sigortasız olarak çalıştırıldığı; 01.04.2006-31.10.2006 tarihleri arasında 210 gün, 01.04.2007-31.10.2007 tarihleri arasında 210 gün, 01.04.2008-31.10.2008 tarihleri arasında 210 gün, 01.04.2009-31.10.2009 tarihleri arasında 210 gün, 01.04.2010-31.10.2010 tarihleri arasında 210 gün, 01.04.2011-31.10.2011 tarihleri arasında 210 gün, 01.04.2012-31.10.2012 tarihleri arasında 210 gün, 01.04.2013-31.10.2013 tarihleri arasında 210 gün, 01.04.2014-01.10.2014 tarihleri arasında 181 gün olmak üzere toplam 1861 günlük süresinin 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinin 9. fıkrası gereğince sigortalılık süresi olarak tespitine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin 16.02.2021 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, tarafların sair temyiz itirazlarının reddi ile Mahkemenin davacının davalı işverenler nezdinde hizmet akdi ile mevsimlik olarak çalıştığına dair kabulü yerinde ise de, bir kısım komşu iş yeri tanıklarının çalışma süresinin başlangıcı ve sona erdiği tarih konusunda belirgin anlatımı bulunmadığı, bir kısmının ise davacının en fazla 3-4 yıl çalıştığı yönünde beyanda bulunduğu görüldüğünden, Mahkemece, tekrar ayrıntılı şekilde araştırılarak varsa başka komşu iş yeri tanıkları re'sen belirlenerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı, daha önce dinlenen bu niteliği haiz tanıklar tekrar dinlenerek davacının davalılar nezdinde çalışmaya başladığı tarih konusunda açık beyanları alınmalı, tanık beyanları arasındaki belirsizlikler ve çelişkiler giderilmeli, davacı tanıklarından ... kendisinin de işveren aleyhine açılmış davası olduğunu beyan ettiğinden ilgili dava dosyasının onaylı örneği mahkemesinden celbedilerek işbu dosya arasına alınmalı, davacının çalışmaya başladığı tarih ile çalışmasının sona erdiği tarihler açıklığa kavuşturulmak suretiyle davacının çalışma süresi konusundaki belirsizlik giderilerek karar verilmelidir. Kabule göre de her ne kadar kısa kararda maddi hataya dayalı olarak “01.04.2014 - 01.10.2007 tarihleri arasında 181 gün” şeklindeki ifadenin gerekçeli kararda 01.04.2014-01.10.2014 tarihleri arasında 181 gün olarak düzeltildiği anlaşılmakta ise de bu tarih aralığında 210 gün olduğu açık olup davacının temyiz istemi sadece bu yönden haklı bulunmuştur, gerekçeleri ile İlk Derece Mahkemesi kararı 3. kez bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacı ...'in davalılar ... ve ... yanında ...isimli iş yerinde; 01.04.2009 - 31.10.2009 tarihleri arası 210 gün, 01.04.2010 - 31.10.2010 tarihleri arası 210 gün, 01.04.2011 - 31.10.2011 tarihleri arası 210 gün, 01.04.2012 - 31.10.2012 tarihleri arası 210 gün, 01.04.2013 - 31.10.2013 tarihleri arası 210 gün, 01.04.2014 - 31.10.2014 tarihleri arası 210 gün olmak üzere toplam 1260 gün sigortalı olarak çalıştığının tespitine, bakiye talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; Tanıkların beyanları ile çalışma süresinin talep gibi olduğunun belirlendiğini, bu nedenle tam kabul kararı verilmesi gerektiğini belirterek kararın reddedilen kısım yönünden bozulmasını istemiştir. 2.Davalılar vekili; Davalıların çatı oluk işi yaptıkları, bu işin yapılmasının özel beceri gerektirdiği, davacının bu işi yapmasının mümkün bulunmadığı ve gündelik işlerde çalıştığını, aynı köylü olmalarından kaynaklı tanışıklıklarının bulunduğunu ve bu yönden kendisine yardımcı olduklarını, tanıkların beyanları ile de davacının davalıların işyerine geldiğinin beyan edildiğini aralarında bir iş ilişkisinin kurulmadığını belirterek kararın bozulmasını istemişlerdir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 tarihli, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı). Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 Ankara, 1974, sayfa 395 vd.) Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK). Kabule göre de 6100 sayılı HMK. nın “Taleple bağlılık ilkesi” başlığını taşıyan 26. maddesinde, hakimin, tarafların istem sonuçlarıyla bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği açıklanmış olmakla, hukuk yargılamasına “istemle bağlılık” ilkesi egemen kılındığından davacının talebinin 2000-01.10.2014 olması karşısında talep sonunun 31.10.2014 kabul edilmesi hatalıdır. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Temyiz eden vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Temyiz eden vekillerinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının, (1) no.lu bendi son fıkrasındaki "01.04.2014 - 31.10.2014 tarihleri arası 210 gün olmak üzere toplam 1260 gün sigortalı olarak çalıştığının tespitine, bakiye talebin reddine," cümlesinin silinerek yerine "01.04.2014 -01.10.2014 tarihleri arası 180 gün olmak üzere toplam 1230 gün sigortalı olarak çalıştığının tespitine, bakiye talebin reddine," cümlesinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililerine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 38df92df5918e210 d33f7f62cca2c87c

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı