Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/4760 E., 2025/10553 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/4760 E., 2025/10553 K. (25.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4760
Karar No
2025/10553
Karar Tarihi
25.06.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/4760 E. , 2025/10553 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2988 E., 2024/4291 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/359 E., 2023/360 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ile fer'i müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı nezdinde 03.10.2015 - 22.08.2020 tarihleri arasındaki kesintisiz çalışmasının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Feri müdahil SGK vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddia ve savunmadan, davada dinlenen davalı, davacı, işyeri komşu ve işyeri bordro tanık beyanlarından; davacının dava döneminde davalı işyerinde devamlı bulunduğu ve çalıştığı, gerek davalının ve gerekse davacının aldığı işleri aynı dükkandaki alet ve edevatı kullanarak yaptıkları, davacıda işyerini açıp kapatma anahtarı bulunduğu, gerek davacının ve gerekse davalının gerektiği zaman işyerini açıp çalıştığı, davalının aldığı işi yaparken davacının da yardımcı olduğu, davacının da aldığı işi yaparken davalıya ait makineleri ve alet edevatı kullandığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davalı işyerinde davacının ücret karşılığı işçi olarak çalışıp çalışmadığı noktasında toplanmaktadır. Davalının kendi adına aldığı işleri dükkanında yaparken davacının usta olarak yardımcı olduğu, bu yardımcılık işi karşılığında davalıdan ücret almadığı, ancak davacının kendi adına aldığı işleri davalıya ait işyerinde yaparken davalıya ait makineleri ve alet edevatı kullandığı ve bu makineleri ve alet edevatı kullanmak için davacının davalıya herhangi bir ücret ödemediği hususu dikkate alındığında; davacının, davalının alet ve edevatını ve makinelerini kullanması karşılığında ücret ödemeden davalıya bu kullanım karşılığında yardımda bulunduğu, bu şekilde davacının yaptığı yardım karşılığının parasal değeri ödendiği, neticede davacının davalıdan bir ücret almasa bile bir ücret karşılığı sayılacak yardım işi yaptığı hususu dikkate alındığında; davacının, davalı işyerindeki ilişkisinin hizmet akdi ilişkisi olduğu kanaatine varılmıştır. Kanunda sigortalı sayılmanın koşulları üç ana başlık altında toplanmaktadır. 1-) Bir veya birden çok işveren tarafından hizmet akdine göre çalıştırılmış olmak 2-) Hizmetin işverene ait işyerinde görülmesi 3-) Kanunun sigortalı saymadığı kişilerden olmamaktır. Hizmet akdinin koşulları da; 1 -) Ücret koşulu 2-) Zaman koşulu 3-) Bağımlılık koşuludur. Yargıtay’ın yerleşik görüşlerine göre; zaman ve bağımlılık koşulu gerçekleşmiş ise ücret ödenmese bile kişi sigortalı sayılır. Dava konusu olay incelendiğinde; bu koşulların taraflar arasındaki ilişkide mevcut olduğu da anlaşılmıştır. Zira davacı davalının aldığı işi yaparken ona yardım etmek ve onun talimatına göre hareket etmek zorundadır. Bu duruma göre; davada dinlenen tüm tanık beyanları, davalı işverene ait işyerinin dava döneminde faal olduğu, davacının dava döneminde işyeri vergi mükellefi olmadığı hususu ve yukarıda yazılı diğer tespitler hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı işyerinde 03.10.2015 tarihiyle işe başladığının ve 22.08.2020 tarihine kadar aralıksız çalıştığının ve davacı adına ... sicil numaralı ... Ltd. Şti. ve ait işyerinden davacı adına 2015/11. ci ayda yapılan 1 günlük ve .. sicil numaralı ...‘a ait işyerinden 21.05.2016 ile 16.06.2016 tarihleri arasında yapılan toplam 27 gün işçilik bildirimlerinin davalı işverenin bahsi geçen kişilerden aldığı işi yapan olarak davacı adına Kuruma bildirildiğinin kabulü gerekmiş, davacının ... sicil numaralı işyerinde 03.10.2015 tarihiyle işe başladığı ve 22.08.2020 tarihine kadar aralıksız olarak hizmet akdi ile toplam 1761 gün çalıştığı, 28 gününün Kuruma bildirimi yapıldığı, 1733 gününün ise bildirimi yapılmadığı, bildirimi yapılmayan günlerde o günlerin asgari ücretini aldığı kanaatine varılmakla; davacının davasının kabulüne, davacının davalıya ait ... ss nolu işyerinde 03.10.2015- 22.08.2020 tarihleri arasında aralıksız asgari ücret ile hizmet akdine istinaden 1761 gün çalıştığı, 28 gününün Kuruma bildirildiği, 1733 günün ise Kuruma bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinin 9. fıkrası ile bordro ve komşu iş yeri tanık beyanları, vergi yoklama fişleri, irsaliye faturaları, vergi kaydı ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekilince tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! fac1546554eff527 266910312a9e7aca

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı