Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/4456 E., 2025/10291 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/4456 E., 2025/10291 K. (19.06.2025) – Boşanma

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4456
Karar No
2025/10291
Karar Tarihi
19.06.2025
Konu
Boşanma, Nafaka

10. Hukuk Dairesi 2025/4456 E. , 2025/10291 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1307 E., 2024/1603 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/66 E., 2021/200 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde;davacı ...'a SGK tarafından ölüm aylığı bağlandığı, ölüm aylığının hiçbir gerekçesi olmadığı halde hukuka aykırı olarak kesildiğini, yersiz ödeme yapıldığı iddia olunarak 84.036,45 TL asıl 24.397,34 TL faiz olmak üzere toplam 108.433,79 TL tutarında borç bildirim dökümü hazırlandığını, davacının yetim aylığı tahsis edildiği günden 01.07.2011 bugüne değin herhangi bir işte çalışmadığını, davacının, Gaziantep 2. Aile Mahkemesinin 2008/536 E. ve 2009/764 K. no.lu gerekçeli kararı ile müşterek çocuk ... ... .. eski eşi ... ... ... tarafından silâhla öldürülmesi üzerine temyiz mahkemesine değin taşınan şiddetli geçimsizliğe dayalı bir husumet ile çekişmeli olarak boşandığını, eski eşinin, müşterek çocuk ... ... ... öldürmesi sonucu Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen 2005/195-404 CE. no.lu dava neticesinde 15 yıl ağır hapis cezası hükümlüsü olarak ceza infaz kurumunda tutulduğunu, davacının yetim aylığı alma şartlarına haiz iken yetim aylığı yönünden yersiz bir ödeme söz konusu olmadığını, Kuruma yapılan başvurunun yanıtsız kaldığını beyan ederek, davanın kabulü ile davacının 01.07.2011 tarihinden itibaren ölüm (yetim) aylığı alma şartlarını haiz olduğunun ve bu halin devam ettiğinin, davalı Kurumun yetim aylığı tahsis sonlandırma işleminin yersiz olduğunun tespiti ile davalı Kurumca davacıya yeniden yetim aylığı tahsis edilmesini, davacının, davalı Kuruma borcunun bulunmadığının tespiti ile davalı Kurumda düzenlenen yersiz ödeme işleminin iptalini, davalı Kurumca haksız ve hukuka aykırı olarak ödenmeyen yetim aylıklarının yasal faizi ile birlikte davalı Kurum'dan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle;Kuruma ait Alo 170 Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi hattına yapılan bir şikayet neticesinde Kurum denetmeni .. ... tarafından 16.07.2018 tarihli rapor tanzim edildiğini, Kurum tarafından yapılan idari işleme dayanak teşkil eden işbu raporda, davacı ... ile boşandığı eşi İlacı .. .. boşandıkları tarihten itibaren aile olarak, aynı çatı altında fiilen birlikte yaşadıkları değerlendirildiği, davacı ... ile boşandığı eşinin, boşandıkları 17.05.2011 tarihinde fiilen birlikte yaşadıkları; gerek komşuları ... gerek diğer komşuları ... gerekse oturdukları apartmanın sorumlu görevlisi ...'ın ifadelerinden anlaşıldığını, denetim raporunda yer alan ifadeler incelendiğinde boşanmanın muvazaalı olduğu hususunun şüpheye yer bırakmayacak şekilde açık olduğunu, davacının eski eşi .. .. ... boşandığı yıllar içerisinde 19.05.2018 tarihinde gitmiş olduğu hastanede adres olarak: davacının ikamet etiği ve aynı zamanda ikisinin fiilen de birlikte yaşadıkları yer olan .. Mahallesi ... Plaza .. Blok S/36A adresini verdiğini, Kurum tarafından apartman giderleri irdelendiğinde bu konutun aidat ödemesini yapan ve makbuzlarda imzası olan kişinin davacının boşanmış olduğu eşi olduğunun tespit edildiğini, Kurum işleminin yerinde olduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, kurum denetim raporu birlikte değerlendirildiğinde, davacı ile boşandığı eşinin boşanma tarihinden sonra fiilen birlikte yaşadıkları, 5510 sayılı Kanun'un 59/2. maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin de davacı tarafça aksinin ispat edilemediği, fiilen beraber yaşama olgusuna ve borç tahakkukuna ilişkin davalı kurum işlemlerinin yerinde olduğu anlaşıldığından, davanın reddine dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davalı ve eşi .. .. ... 21.03.2011 tarihinde boşandıkları, Alo 170 ihbar hattına gelen 20.01.2016 tarihli şikayet üzerine yapılan 16.07.2018 tarihli denetmen raporu sonrasında Kurum tarafından davacıya 84.036,45 TL asıl, 24.397,34 TL faiz olmak üzere toplam 108.433,79 TL yersiz ödeme yapıldığı tespit edilerek borç çıkarıldığı, davalının MERNİS adresinin 03.09.2018 tarihinden itibaren ".. ... B Blok Şahinbey Daire .." olarak kayıtlı olduğu, bu adreste yapılan yerel denetimde, tanıklar ..., ... ve ...'ın imzalı beyanlarında davacının boşandığı eşiyle beraber yaşadıklarını beyan ettikleri, raporda yer alan imzasını inkar eden ...'ın tutanaktaki imzasının kendisine ait olduğunun Adli Tıp raporu ile sabit olduğu, denetmen raporunda davacının, eşinin kazayla oğlunun ölümüne sebep olduğunu, kendisine ait evde (eski eşine) nafaka karşılığı oturduğunu, annesinin 1999 yılında vefat ettiğini, eski eşinin kendisine ait Hollywood düğün salonunun üst katında ikamet ettiğini, eski eşinin aidatlarını elektrik faturasını ve su faturasını ödediğini beyan ettiği, .. .. ... 15.01.2017 ve 19.05.2018 tarihinde muayene olduğu hastaneye davacının ikamet adresini bildirmiş olduğu, tarafların 20.08.2013 tarihinde birlikte aynı gün aynı hastaneye gitmiş olmaları dikkate alındığında, 5510 sayılı Kanun'un 59/2 maddesi gereğince Kurumun kontrol ve denetim ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin aksinin ispat edilemediği anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince davacının davasının reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı herhangi bir yön görülmemiş, davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının eski eşi ... ... ile Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2010/4233 E. ve 2011/4903 no.lu karar ile kesinleşen Gaziantep 2. Aile Mahkemesi 2008/536 E. ve 2009/764 K. no.lu gerekçeli karar ile boşandıklarını, davacı ile eski eş ... .. ikametlerin farklı olduğunu davacının çekişmeli olarak boşandığı eski eşi ... ... ile birlikte ortak bir hayat sürmediklerini, ... ... işlettiği düğün salonunun üst katında kendisinin hayatını idame ettirebileceği bir konut bulunduğunu, bu evi sürekli olarak oturmak niyetiyle kullandığını, dosya kapsamında sunmuş oldukları fotoğraf, fatura suretleri, gazete manşetleri, adres bilgileri vb. yazılı deliller bir arada değerlendirildiğinde müvekkilinin çekişmeli olarak boşandığı eski eşi .. .. ile birlikte ortak bir hayat sürmedikleri sabit iken Mahkeme tarafından açılmış olan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi belirtmiş olduğumuz nedenlerle hatalı olup kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, boşandığı eşiyle fiili birliktelik gerekçesiyle ödenen ölüm aylıklarının borç kaydedilmesine ilişkin işlemin iptaline ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı