Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/3903 E., 2025/10272 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/3903 E., 2025/10272 K. (18.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3903
Karar No
2025/10272
Karar Tarihi
18.06.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/3903 E. , 2025/10272 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2286 E., 2024/3048 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/376 E., 2023/195 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı şirketin sigortalı çalışanı olduğunu, başlatılan soruşturma neticesinde 01.01.2010-28.05.2012 tarihleri arasındaki çalışmalarının Kurumca iptal edildiğini ve aleyhine Konya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, karara itiraz edilmesi üzerine Konya 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2021/4739 D. iş sayılı kararı ile itirazın reddedilerek kesinleştiğini, Kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasalara aykırı olduğunu belirterek Kurum işleminin iptali ile davacının 01.01.2010 - 28.05.2012 tarihleri arasında davalılardan ... Eğitim Turizm ve İnşaat Taahhüt Ticaret A.Ş.'de çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum işlemlerinin usul ve yasalara uygun olduğunu, davacının, iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kuruma ihbarda bulunan kişinin davacının bir akrabasının anılan işyerinde çalıştığını ve bu kişi tarafından fiili bir çalışması olmayan davacının sigortalı olarak bildirildiği hususunu iddia ettiği, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 15.10.2010 tarihli nüshasında, davalılardan ... Eğitim Turizm İnşaat Taahhüt ve Ticaret A.Ş.'nin 05.10.2010 tarihinde yapılan genel kurulunda, .... isimli kişinin yönetim kurulu üyeliğine seçildiği ve davacının da bu seçimden 10 gün sonra söz konusu şirketten sigortalı olarak bildirildiği, dinlenen bordro tanıklarından ..., genel olarak beyanında, davacıyı tanımadığı, sadece bordrolarda ismini gördüğü yönünde ifade verdiği, yine dinlenen bordro tanıklarından ..., genel olarak beyanında, davacının, pazarlama bölümünde çalıştığını sonradan duyduğunu, davacının annesinin bu şirketin ortağı olduğunu, şirketin annesi üzerinde gözüktüğünü, davacının pazarlamada çalıştığına ilişkin herhangi bir görgüsünün bulunmayıp arkadaşlarından duyduğu yönünde ifade verdiği hususları da gözetilerek davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hakkında istinaf başvurusunda bulunulan İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, dinlenen tanıkların önemli bir kısmının davacı lehine ifade verdiğini, davacı hakkında başlatılan Savcılık dosyasının da takipsizlikle sonuçlandığını, davacının çalışmasının fiili ve gerçek bir çalışma olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının davalı şirkete ait iş yerinde 01.01.2010-28.05.2012 tarihleri arasındaki çalışmalarının gerçek olup olmadığı, aksine Kurum işleminin yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a67841d0b9b53d69 6c0bc78c25dc29ae

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı