Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/3973 E., 2025/10276 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/3973 E., 2025/10276 K. (18.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3973
Karar No
2025/10276
Karar Tarihi
18.06.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/3973 E. , 2025/10276 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2654 E., 2024/2854 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Akşehir 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2021/202 E., 2023/149 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı asıl dava dilekçesinde; davalıya ait ... Pide salonunda, 17.05.2017 tarihinden 01.03.2018 tarihine kadar çalışmasının bulunmasına rağmen bu çalışmalarının Kuruma bildirilmediğini, haksız yere işten çıkarıldığını belirterek 17.05.2017 - 01.03.2018 tarihleri arasında davalı iş yerinde hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1- Davalı vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürelerin geçtiğini, davacının davayı açmadan önce arabuluculuğa başvurmadığını, davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, davacının öne sürmüş olduğu hususların hiçbirinin gerçeği yansıtmadığını, davacının dava dilekçesindeki beyanlarının kendisiyle çeliştiğini belirterek davanın reddini istemiştir. 2- Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının diğer davalı iş yerinde 01.03.2018 - 28.02.2021 tarihleri arasında 4/a hizmetlerinin bildirildiğinin tespit edildiğini, bu tarihler dışında başkaca bir çalışmasının olmadığını, davacı tarafından çalışıldığı iddia edilen hizmetlere ilişkin ücret bordrosu, prim bildirge ve bordroları ile işyeri kayıtlarının celbedilerek davacının tespitini istediği sürelere ilişkin yasal geçerlilik taşıyan belgelerin bulunup bulunmadığının saptanması gerektiğini, çalışıldığı iddia edilen dönemlere ilişkin olarak davacının imza örnekleri ile diğer davalı işyerinde bulunan kayıtlarındaki imzaları kıyasen incelenmesinin gerektiğini, davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu zaman aralıklarında çalışma ilişkisinin sürekli olmadığını ve davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya ait iş yerinde 07.09.2017 - 01.03.2018 tarihleri arasında asgari ücret karşılığında işçi olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hakkında istinaf başvurusunda bulunulan İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının, HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1- Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının iş yerinde saat 08:00 ile 24:00 saatleri arasında, hafta tatili ya da resmi ve dini bayramlarda tatil yapmadan çalıştırılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının sosyal medyada çekilmiş fotoğraflarının delil niteliği taşımadığını, davacının işsizlik maaşı aldığını ve davasının haksız olduğunu beyan etmektedir. 2- Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; belirtilen günlere dair prim ödemelerinin Kuruma yapılmadığını, davacının davalı iş yerinde çalıştığının tam anlamıyla tespit edilemediğini, Kurum kayıtlarının resmi nitelikte olduğunu, resmi belgeler karşısında tanık beyanına itibar edilemeyeceğini, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının dikkate alınmadığını, Kurum açısından hizmet tespitinin yapılabilmesi için hukuki şartların mevcut olmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 17.05.2017 ila 01.03.2018 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 89eb9eeb73a68c24 97520b28cbb55a05

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı