Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2025/3890 E., 2025/6200 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/3890 E., 2025/6200 K. (17.04.2025) – Boşanma

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3890
Karar No
2025/6200
Karar Tarihi
17.04.2025
Konu
Boşanma, Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2025/3890 E. , 2025/6200 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/250 E., 2024/417 K. Taraflar arasında Mahkemesinde görülen Kurum işleminin iptali-itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı asıl dava davalısı - birleşen dava davacısı Kurum vekili tarafından tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin eski eşiyle 2004 yılında geçimsizlik nedeniyle boşandığını, Emekli Sandığına tabi sigortalı iken vefat eden babasından dolayı talebi üzerine Kurum tarafından aylık bağlandığını, Kurumun 17.04.2014 tarihli yazısı ile boşanmanın muvazaalı ve gerçek dışı olduğu belirtilerek aylığının kesilerek yapılan ödemelerin borç çıkarıldığını ileri sürerek ölüm aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptaline, borçlu olmadığının tespitine ve müvekkili lehine evlenme ödeneğine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; sosyal güvenlik denetmen raporuyla davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığının tespiti nedeniyle ölüm aylığının kesilip yersiz ödenen tutarın borç çıkarıldığını, Kurum işleminin yerinde ve yasal mevzuata uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI Mahkemece, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun (5510 sayılı Kanun) geçici 4. maddesindeki düzenleme dikkate alındığında maddi olaya uygulanacak hükümlerin 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nda (5434 sayılı Kanun) düzenlendiği ve 5510 sayılı Kanun’un geçiş hükümlerine, Anayasa Mahkemesi ve Uyuşmazlık Mahkemesinin kararlarına göre uyuşmazlığın çözümünün idari yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle Mahkemenin görevsizliğine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 114/1-b maddesine göre, yargı yolunun caiz olmaması dava şartı olup, HMK 115/2 maddesi gereği dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dava davacısı - birleşen dava davalısı vekilince temyiz isteminde bulunulmuştur. 2. Daire 02.06.2016 tarihli "Somut davada, 5510 sayılı Kanun'un 56. maddesine dayalı olarak açıldığı anlaşılan davanın görevli olan iş mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde yapılması gereken iş, davaya konu uyuşmazlıkta iş mahkemelerinin görevli olması nedeniyle, davanın esasına girilerek yapılacak yargılama sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu, adli yargının (iş mahkemesi) görevli olduğu gözetilmeksizin yazılı gerekçelerle idari yargının görevli olduğundan bahisle yargı yolunun caiz olmaması nedeni ile dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir." gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir. B. BOZMA SONRASI MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesince önceki gerekçeler tekrar edilmek suretiyle direnme kararı verilmiştir. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. C. HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulu 08.06.2021 tarihli, 2017/10-2846 Esas, 2021/716 Karar sayılı kararı "... somut olaya ilişkin maddi ve hukukî olgular bir arada değerlendirildiğinde; ölüm aylığının iptali işlemi 5510 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden sonra gerçekleşmiş olduğundan anılan Kanun'un geçici 1 ve 4. maddelerinin somut uyuşmazlıkta uygulanması mümkün değildir. Öte yandan aylık kesme işlemi, 5510 sayılı Kanun'un 56. maddesinin 2. fıkrası kapsamında yapılmış olduğundan aynı Kanun’un 101. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemeleri görevli bulunmaktadır." gerekçesiyle direnme kararının bozulmasına karar vererek dosya kararı veren Mahkemesine gönderilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Kararı Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama sırasında dosyaya kazandırılan deliller ve SGK denetim raporundaki tespitlere bakıldığında; Çankaya 1. İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı tarafından gönderilen Seçmen Geri İzleme Raporlarında ... ile ...'ın 22.07.2007-12.09.2010 tarihleri arasında gerçekleşen seçimlerde aynı okullarda aynı sandıkta arkalı önlü sıra no.su ile oy kullanmış olmaları, 12.09.2010- 30.03.2014 arasında ...'ın adresinin ... Mah. ... Cad. No:17/12 ...'ın adresinin ... Mah. ... Sok. No:... olmasına rağmen SGK Denetmeni tarafından ... Mah. .. . Sok. .../Blok No:... D:.... / Ankara adresinde yapılan denetimde anılan adresli konutun mülk sahibi ... (özetle); ...'ın 2009 yılı Mart ayında 10 numaralı daireyi kiraladığını 31.12.2013 tarihine kadar eşiyle birlikte ikamet ettiğini beyan etmiş olup denetmen raporu ekinde ... ile ... arasında akdedilen 01.03.2009 başlangıç tarihli kira sözleşmesi bulunması, yargılama sırasında dinlenen ... Mah. ... Sok. .../Blok No:... D:... / Ankara adresli konutun mülk sahibi ... ile apartman görevlisi ...'ın tanık olarak beyanlarında ... ile ...'ın bu adreste birlikte yaşadıklarını beyan etmiş olmaları, Kocatepe SSGM tarafından gönderilen 02.03.2022 tarihli yazı ile 01.10.2008-15.03.2014 arası MEDULA kayıtlarının tetkikinden; ... ile ...'ın 18.10.2010 tarihinde... Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinde (kadın hastalıkları - iç hastalıklar), 10.01.2011 tarihinde ... Hastanesinde (göz hastalıkları), 13.04.2011 tarihinde ... Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinde (kadın hastalıkları — iç hastalıklar) aynı tarihte tedavi görmüş olmaları karşısında davacının soyut iddiaları ve davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilmediği, aski sabit oluncaya kadar geçeli denetim raporunun aksinin ispat edilemediği, ... ile ...'ın boşanmalarından sonra eylemli olarak birlikte yaşadıkları ve giderek asıl dava yönünden Kurum tarafından davacıya bağlanan yetim aylığı kesilmesi ve yersiz ödenen aylıkların borç kaydedilmesi işlemlerinin yerinde olduğu, asıl davanın reddi gerektiği, birleşen Ankara 41. İş Mahkemesinin 2021/87 Esas sayılı davası yönünden hükme esas alınan uzman bilirkişi raporunda ayrıntısı belirtildiği üzere davacı adına borç kaydedilen ölüm aylıklarının davacıya bağlanan yaşlılık aylıklarından yapılan kesintiler sonucunda davacının bakiye 36.984,30 TL asıl alacak ve 55.820,73 TL işlemiş faiz borcunun bulunduğu, Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2020/11718 sayılı dosyası ile SGK tarafından ... aleyhine 33.829,34 TL asıl alacak, 57.709,51 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 91.538,85 TL'sının tahsilini teminen ilamsız icra takibine başlanıldığı, bilirkişi tarafından yapılan hesaplanmanın dosya kapsamına uygun olduğu, dolasıyla takibin 33.829,34 TL asıl alacak ve 55.820,73 TL işlemiş gün faizi üzerinden devamına, itirazın iptaline, fazla faiz isteminin reddine karar vermek gerekmiş, alacak yargılamayı gerektirdiğinden ve likit olmadığından icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dava davalısı - birleşen dava davacısı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl dava davalısı - birleşen dava davacısı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl dava Kurum işleminin iptali, birleşen dava itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin atfı ile 1086 sayılı Kanun'un 428 ve 439. maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 56. ve 59. maddesi ile İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin ikinci fıkrası hükümleridir. 3. Değerlendirme 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin ikinci fıkrasında “Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; ... diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre ... hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminatla mahkûm edilir” hükmü öngörülmüştür. Buna göre, itirazın iptali davalarında tarafların talebi halinde icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, kanuni gerektirici sebepler ile temyiz nedenlerine göre, asıl dava davalısı - birleşen dava davacısı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2.Davalı vekilinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazları açısından, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının hükümde B-) yer alan "Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatının reddine" cümlesinin silinerek yerine, “icra inkar tazminat talebinin kabulü ile itirazın iptali nedeniyle İ.İ.K.’nın 67/2 maddesi gereğince hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkâr tazminatının birleşen dava davalısından alınarak birleşen dava davacısı Kuruma verilmesine,” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2f1888c53b486ad3 42f9abb324b6085a

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı