10. Hukuk Dairesi 2025/3603 E. , 2025/9567 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/855 E., 2024/1508 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/433 E., 2024/129 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının askerlik süresini borçlanmak suretiyle kendisine aylık bağlanması talebiyle Dulkadiroğlu Merkez Müdürlüğüne başvurduğunu, Kurum tarafından verilen yazılı cevapta 18 aylık askerlik süresinin mevzuat gereği 540 gün olarak hesaplandığını ve 540 gün üzerinden borçlandırma işleminin yapıldığını bildirdiğini, ancak davacının tam 18 ay (22.08.1998 – 22.02.2000) askerlik hizmeti yaptığını, askerlik borçlanması gerçek süresi üzerinden hesaplandığında EYT'den faydalanma ve emekli olma imkanı olduğunu belirterek davacının askerlik hizmet süresinin 550 gün olduğunun ve davalı Kuruma 550 gün olarak borçlanabileceğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının yaptığı başvuru ile askerlik borçlanması yapmak istediğini, askerlik borçlanmasının Kurum tarafından yapıldığını ve davacıya tebliğ edildiğini, yapılan askerlik borçlanmanın 540 gün üzerinden yapıldığı, Kurum tarafından yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu, sigortalı veya sigortalı sayılan kişilerin askerlik süresinin borçlanılması hususu 5510 sayılı Kanunun 41/1-b bendinde hüküm altına alındığını, Kanun ile hüküm altına alınan bu hususa ilişkin, borçlanma müracaatının yapılması, borçlanma tutarının hesabı, tebliği ve ödenmesi 2013/11 sayılı genelge ile düzenlendiğini, buna göre borçlanılacak sürenin hesabında ayın 28, 29, 30 veya 31 gün olup olmadığına bakılmaksızın ay 30, yıl 360 gün olarak dikkate alındığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacı ...'nın 22.08.1998 - 22.02.2000 tarihleri arası askerlik borçlanması açısından kabul edilmesi gereken sürenin 550 gün olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; askerlik borçlanması, sigortalı olarak tescil edilmiş bulunanların, er veya erbaş olarak silah altında veya Yedek Subay Okulu'nda geçen sürelerinin tamamı veya bir kısmı kendilerinin veya hak sahiplerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna yazılı talepte bulunmaları ile borçlandırılması olduğunu, özellikle emeklilik yaşı gelmiş ancak prim gün sayısı yeterli olmayan çalışanların emeklilik için yararlarlanabileceği bir hak olarak düşünüleceğini, sigortalı veya sigortalı sayılan kişilerin askerlik süresinin borçlanılması hususu 5510 sayılı Kanun'un 41/1-b bendinde hüküm altına alındığını, Kanun ile hüküm altına alınan bu hususa ilişkin borçlanma müracatının yapılması borçlanma tutarının hesabı, tebliği ve ödenmesi 2013/11 sayılı genelge ile düzenlendiğini, Kurum tarafından yapılan işlemlerin yasaya uygun olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının, 22.08.1998 - 22.02.2000 tarihleri arası askerlik borçlanması açısından kabul edilmesi gereken sürenin 550 gün olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.