10. Hukuk Dairesi 2025/3439 E. , 2025/12307 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1906 E., 2024/2596 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 27. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/442 E., 2024/455 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Olay günü olan 14.03.2017 tarihinde davalı işveren bünyesinde tır şoförü olarak çalıştığını, kullanmakta olduğu araç ile arkada taşımakta olduğu minibüsü indirdiği esnada araçta bulunan demir takozu çıkarmaya çalışırken yaklaşık 3 metre yükseklikten düşerek iş kazası geçirmesi neticesinde ağır yaralandığını, 4857 sayılı İş Kanunun'nun 77. maddesi gereği; işverenler işyerlerinde iş sağlığı ve iş güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlü olduklarını, işverenler işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorunda olduklarını, davalı işveren davacı müvekkilin çalıştığı sırada hiçbir iş güvenliği tedbiri almadığını, davalının açıkça kusurlu olduğunu, kazanın oluşumunda davacı müvekkilin hiçbir kusuru olmadığını beyanla maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; TIR sürücüsü olan davacının 14.03.2017 tarihinde kendi dikkatsizliği ile düşmesiyle oluşan kazada, davalı müvekkil şirketinin kusuru olmadığını, tüm kusurun kendi dikkatsiz ve tedbirsizliği nedeniyle düşen davacıda olduğunu, müvekkili şirketinin iş sağlığı ve güvenliği kurallarının gerektirdiği bütün önlemleri eksiksiz olarak aldığını bu kurallar ile önlemler sürekli uygulandığını, davacıya ve tüm sürücülere, işe girişlerinde ve çalıştığı süre boyunca sürekli ve dönemsel olarak yapacakları iş, iş sağlığı ve güvenliği ve her türlü iş konularında bilgiler, belgeler, malzemeler ve eğitimler verildiğini, davacıya ve çalışan tüm işçilere bu eğitimlerin tümü ile işlerinin gerektirdiği dikkat ve özen ile araçların özellikleri ve uymaları gereken teknik hususlar, iş sağlığı ve güvenliği konularında eğitim verilerek, gerekli uyarılar yapıldığını, davacının işe girişinde gerekli tüm sağlık denetimleri yaptırılmış, TIR sürücülüğü işinde bedenen çalışmaya elverişli olduğu, gece vardiyasında çalışabileceği belirlendiğini, iş kazasının meydana gelmesinde davacının kusurlu davranışları, tedbirsizliği ve dikkatsizliği neden olduğunu, davacının öne sürdüğü, “davalı işverenin, davacının çalıştığı sırada hiçbir iş güvenliği tedbiri almadığı” savı dayanaksız ve gerçek dışı olduğunu, eğitimli ve deneyimli sürücü olan davacı, gerekli dikkati göstermeyerek yere düşmüş, kusurlu davrandığını, beyanla açılan davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; ".Açılan davanın kabulüne, 1-Net 661.279,51 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 14.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Net 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 14.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,.." karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "A-İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının maluliyetinin %25,20 olarak belirlenmesinin hatalı ve yüksek olduğunu, sürekli iş göremezliğinin bulunmadığının dikkate alınmadığını, maluliyet itirazlarının değerlendirilmesi gerektiğini, dava konusu olayın meydana gelmesinde davalıya %75 oranında kusur verilmesinin hatalı olduğunu, geçici iş görmezlik ödeneğinin son ödeme tarihine kadar %100 kazanç kaybı sebebiyle maddi zarar hesaplanmasının hatalı olduğunu belirterek temyiz talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, meydana gelen iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR 1.Davalı vekilinin, tüm temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 2.Aşağıda yazılı fazla yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 3.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d88f7fb5769263b4 dac61ddac529eab4