Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/2031 E., 2025/12312 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/2031 E., 2025/12312 K. (23.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2031
Karar No
2025/12312
Karar Tarihi
23.09.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2025/2031 E. , 2025/12312 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3279 E., 2022/25 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2013/207 E., 2021/290 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekilinin katılma yolu ile davalılar ... ve ... vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... vekilleri ile katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, noksan tespit edilen hususların ikmali yönünden dosya mahalline geri çevrilmiş, noksanlar ikmal edilerek dosya dairemize gönderilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı ...'a ait iş yerinde GSM Baz istasyonu montaj ekibinde çalıştığını, 17.06.2011 tarihinde ... 13. Caddede bulunan ...'e ait baz istasyonunun sökülmesi işini yaparken, yüksekten düşerek merdivenlere yuvarlandığını ve başını beton zemine çarparak iş kazası geçirdiğini belirterek, 1000 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsili talep ve dava edilmiştir.

II. CEVAP Davalı NOM Elektrik vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesi özetle; Davalı şirketin kusurunun ve sorumluluğunun olmaması sebebiyle maddi ve manevi tazminat taleplerininde yerinde olmadığını belirterek pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; ".1- Maddi tazminat yönünden açılan davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak 151.499,60 TL Maddi tazminatın kaza tarihi olan 17.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Manevi tazminat yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile 40.000,00TL nin kaza tarihi olan 17.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3-Fazlaya ilişkin talebin reddine,." karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar ... ve ... vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1- Davacı ile Davalılar ... ve ...'nin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine,.." karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri 1-Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; itirazların değerlendirilmediğini, fotoğraflar ve davacının emniyet ifadesindeki hususlar dikkate alındığında kazanın aslında merdivenlerden inerken gerçekleştiğini yani demonte işlemi sırasında gerçekleşen bir kaza olmadığını dolayısıyla yüksekten düşmelere engel olacak nitelikte platform, iskele vb. kullanılmış olsa idi dahi kazanın yine de gerçekleşeceğini, kazanın bu ekipmanların kullanılması gerektiği esnada gerçekleşmediğini, davacıya işçiye iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin eğitimler verilmediğini, davacının kusurunun olmadığını, kaza ile yapılan iş arasında illiyet bağı olmadığından dava konusu olay iş kazası niteliğinde olmadığını, davacıya tüm eğitimler verildiğini, maluliyet oranın gerçeği yansıtmadığını, maddi zarar hesabının hatalı olduğunu ileri sürerek temyiz talebinde bulunmuştur. 2-Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararında, davalı şirketin hangi gerekçe ile 'asıl işveren' olarak nitelendirildiği belli olmadığını, diğer davalıların yanında, belirli bir gerekçe gösterilmeksizin davalı şirketin de aleyhine karar kurulduğunu, davalının işveren sıfatı olmadığını, anahtar teslimi iş verildiğini, davacının davalı şirket çalışanı olmaması, ve davalı şirket ile nom elektrik arasında yalnızca ticari ilişki söz konusu olup asıl- alt işveren ilişkisi şeklinde nitelendirilebilecek bir ilişki olmaması nedenleri ile işbu davanın davalı ...Ş. açısından husumet yokluğu sebebi ile reddi gerektiğini, davalı şirketin alt yapı ve mühendislik işlerini yapmak konusunda lisansı bulunmadığını, davalı şirketin davacının işvereni olan diğer davalı ... ile ise hiçbir ilişkisinin olmadığını, husumet yokluğundan davanın reddinin gerektiğini ileri sürerek temyiz talebinde bulunmuştur. 3-Davacı vekilinin katılma yoluyla sunduğu temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince az miktarda manevi tazminata hükmedildiğinden yerel mahkeme kararının manevi tazminat yönünden 100.000,00 TL olarak düzeltilerek onanmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, meydana gelen iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR 1.Davacı, davalılar ... ve ... vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 2.Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililerinden alınmasına, 3.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b3a6a608929e9e13 e84884d553ef026e

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı