10. Hukuk Dairesi 2025/3323 E. , 2025/9465 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/386 E., 2024/901 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı işveren bünyesinde 18.07.2000 tarihinde işçi olarak çalışmaya başladığını, davalıya ait işyerinde ücretlerin asgari ücret kısmının bankadan ödendiğini, kalan kısmın ise elden ödendiğini, bu nedenle müvekkilinin primlerinin eksik bildirildiğini belirterek 18.07.2000 tarihinden itibaren eksik gösterilen prime esas kazançlarının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... İnşaat Taşımacılık Tic. ve San. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikli olarak davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin maaşları düzenli olarak banka kanalı ile ödediğini, çalışanların sigorta primlerinin aldıkları maaş üzerinden yatırıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Kurum kayıtlarının resmi belge niteliğinde olduğunu, aksinin ancak eşdeğer belge ve kanıtla ispat edilebileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 09.01.2023 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 09.01.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı, davalı Kurum ve davalı şirket vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 23.03.2023 tarihli kararıyla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 23.03.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı, davalı Kurum ve davalı şirket vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce; "Prime esas kazanç tespiti istemi yönünden somut olayda, İlk Derece Mahkemesince, dinlenen bordro tanıkları, imza incelemesi, emsal ücret araştırması sonucu, imzalı ücret bordrolarındaki imzaların davacının eli ürünü olduğu dönemler dışlanmak suretiyle davacının çalışmalarının dönemin prime esas asgari kazancının (asgari ücretin) 1,28 katı üzerinden gerçekleşmiş olduğunun tespitine dair verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Davacının davalıya ait işyerinde niza konusu dönemlerde ücretlerini bordro karşılığı aldığı, bir kısım bordroların imzalı olduğu, ayrıca bankaya ödemelerin imza karşılığı yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacıya ait ücret bordrolarının imzalı olması, Kuruma yapılan resmi bildirimler karşısında, yazılı belgenin aksinin ancak aynı kuvvetteki yazılı belgeyle ispatlanabilir, yazılı belge karşısında tanık deliline itibar edilmez. Mahkemece davalı şirketin giderleri ile ödemelerini gösteren defter ve kayıtlar�� ile banka kayıtları üzerinde inceleme yaparak davacıya yapılan maaş ödemeleri tespit edilip, banka kayıtları ile bildirilen prime esas kazanç karşılaştırılmak suretiyle varsa fark ücretin belirlenmesi gerekirken az yukarıda belirtilen ilkelere aykırı olarak asgari ücrete oranlama yoluyla hesaplama yapılması isabetli görülmemiştir." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Bozma ilamı doğrultusunda Mahkememiz 28.06.2024 tarihli celsesinde davalı şirketin defter ve kayıtları ile banka kayıtları üzerinde inceleme yapılarak, ücretler tespit edilmiş, banka kayıtları ile bildirilen prime esas kazançlar karşılaştırmak suretiyle fark ücretinin belirlenmesi için dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdine karar verilmiş, bilirkişi İlhan Uygur tarafından 02.09.2024 tarihli kök ve 25.11.2024 tarihli ek raporların dosyaya sunulduğu görülmüş, bilirkişi tarafından davalı şirket kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda kayıtların Kuruma bildirilen sigorta primine esas kazançlarla uyumlu olduğu tespit edilmiş; ücret bordrolarında yer alan ücretler ile Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen prime esas kazançların birbiri ile örtüşmesi, işverenin sunmuş olduğu yazılı delil olan ücret bordrolarına karşılık davacının herhangi bir yazılı delil sunmadığı, davacının iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmakla ve bozma ilamındaki eksiklikler de giderilmekle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, 1-Her ne kadar Mahkemece salt davalı şirketin ticari defterleri ile banka kayıtlarının incelenmesi neticesinde fark ödemesi bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmişse de müvekkile ve diğer işçilere elden ödeme yapıldığı hususu sabit olup, salt davalı şirketin uhdesinde olan belgelere itibar edilerek banka kayıtlarıyla mukayese edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, 2- Müvekkilinin, 18.07.2000 tarihinde davalı şirkette işçi olarak çalışmaya başladığını, 22.10.2018 yılında emekliliği sebebiyle işten ayrıldığını, çalıştığı 18 yıl boyunca asgari ücretin üzerinde ücret aldığını, asgari ücreti bankadan, kalan kısmı elden tediye fişi ile aldığını, dinlenen tanıkların da bu hususları doğruladığını, tediye fişlerinin delil başlangıcı kabul edilerek tanık beyanlarına itibar edilmesi gerekirken bu hususun gözardı edilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, 3- Dinlenen tanık beyanlarında şüpheye yer bırakmayacak açıklıkta ifade edildiği üzere müvekkilinin en son aldığı ücretin 2.200,00 TL olduğunu, sonuç olarak Mahkemece verilen ret kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının 18.07.2000 - 22.10.2018 tarihleri arasındaki prime esas kazançlarının tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 77ff45e51d2d1630 031ebd683fcafb1f