10. Hukuk Dairesi 2025/167 E. , 2025/9462 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/672 E., 2024/1923 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/599 E., 2023/37 K. Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle ve davacı vekilinin duruşma talep ettiği ancak kararın nitelik bakımından duruşmaya tabi işlerden olmadığı anlaşılmakla duruşma talebinin reddine karar verilerek; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davacının yaşlılık aylığı koşullarını sağlayarak 01.01.2016 tarihinde yaşlılık aylığı almaya başladığını, en son 25.10.2021 tarihinde aylığını aldığını ve 25.11.2021 tarihinde aylığının yatırılmaması sonucu sigortalılık durumunun iptal edildiğini öğrendiğini, 09.12.2021 tarihinde tebliğ edilen borç bildirim yazısına göre müvekkilinin 101.279,38 TL asıl borç ve 23.996,77 TL faiz olmak üzere toplam 125.276,15 TL borçtan sorumlu olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin davalı Kuruma herhangi bir borcunun bulunmadığı için taraflarına tahakkuk ettirilen borcu ve faizi kabul etmediklerini belirtir itiraz dilekçesi sunduklarını, itiraz ve başvurularının davalı Kurumca 20.12.2021 tarihli yazı cevabı ile reddedildiğini beyanla davalı Kurumun 20.12.2021 tarih E 22759416-205.02.01-37108236 sayılı işleminin iptali ile davacının hizmetlerinin iptaline ilişkin işlemin iptal edilerek davalı Kurum nezdinde emekliliğin devamı ile 2021/6015004342 ve 20216015004619 dosya numaralı borç bildirim belgeleri ile tahakkuk ettirilen borçtan sorumlu olmadığının tespitine, müvekkile ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı Kurum vekili özetle, davacının 31.12.2015 tarihli tahsis talebine istinaden 01.01.2016 tarihinden itibaren 4448 gün SSK, 175 gün Bağ-Kur, 30 gün Emekli Sandığı ve 430 gün askerlik borçlanması olmak üzere toplam 5083 gün üzerinden yaşlılık aylığı bağlandığının anlaşıldığını, ancak 29.10.2013-30.12.2015 tarihleri arasındaki sigortalı çalışmalarının 17.09.2021 tarih ve 2021/87064/54 sayılı Sosyal Güvenlik Denetmen Raporuyla fiili olmadığı tespit edildiğinden 4/1-a sigortalı çalışmalarının iptal edilmesi sonucu 5075 gün hizmet şartı yerine getirilmediğinden dolayı aylığının başlangıç tarihi itibariyle iptal edildiğini ve ödenen yersiz aylıkların borç çıkarıldığını, davaya konu çalışmaların geçtiği iş yerinde kayıtlı görünen diğer işçilerin davacıyı ya tanımamakta ya da iş yerinin mülk sahibi olarak bilmekte olduklarını, denetmen raporunun aksinin ancak yazılı deliller ile ispatlanabileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacının 29.10.2013-30.12.2015 tarihleri arasındaki çalışmasının fiili, devamlı, gerçek ve kesintisiz olduğuna dair hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde açıkça belirlenemediği, SGK denetmen raporu ile davacının çalışmasının fiili olmadığının tespit edildiği, denetmen raporunda ifadelerine başvurulan ve dosyada da tanık sıfatıyla dinlenen ..., ..., .. .., ..., .. .. davacıyı tanımadıklarını, iş yerinde çalışmadığını, tanısalar da iş yerinin mülk sahibi olduğunu belirttikleri, .. .., ..., .. .. duruşmadaki beyanları ile SGK müfettişlerine verdikleri beyanların çeliştiği görülmüştür. Tanık ... davacının iş yerinde fiili olarak çalışmadığını belirtmiştir. Mahalle muhtarı .. .. davacıyı yakinen tanıdığını ve dava konusu dönemde iş yerinde çalışmadığını beyan ettiği görülmüştür. Davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği, davacının dava dışı iş yerinde, 29.10.2013-30.12.2015 tarihleri arası çalışmasının fiili, devamlı, gerçek ve kesintisiz olduğuna dair hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde açıkça belirlenemediği ve davalı Kurum tarafından davacının 29.10.2013-30.12.2015 dönemlerine ilişkin olarak sigortalılığının iptal edilmesinin uygun olduğu kanaati ile davanın reddine yönelik Mahkeme kararında bir isabetsizliğin olmadığı; İlk Derece Mahkemesinin bu karar ve gerekçesinin dosya kapsamına uygun olduğu, Dairemizce de bu karar ve gerekçeye itibar edildiği, davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ve reddine karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, temyiz dilekçesinde özetle, 1.Müvekkili ile husumetli olduğu sabit olan ve müvekkilini şikâyet eden tanık ...'ın beyanlarının dikkate alınmaması gerektiğini; ayrıca, daha önce .. Kulübünde yıllarca müdürlük yaptığı için tüm çevresi tarafından "müdür " lakabı bilinmekte ve tanınmakta, kendi ismi ile anılmamakta olduğunu, Denetmen raporunda ifadesi alınan bir kısım tanıklara müvekkil sorulduğunda müvekkili tanımadıklarını beyan etmiş iseler de müvekkilinin Müdür lakabı ile bilindiğini, Kurumca yapılan soruşturmada müvekkilinin "Müdür" lakabı ile tanındığının dikkate alınmadığını, 2.Dosya muhteviyatında 2013/Ekim – 2015/Aralık dönemine ait imzalı ücret bordrolarının bulunduğunu, bordroların ilgili ayda tüm çalışanların imzası yer alacak şekilde tek sayfa halinde düzenlendiğini, bordrolarda tüm çalışanların imzalarının yer aldığını, 3. Dosya muhteviyatında .. Ekmek Fırını ... adına düzenlenen 24.04.2015, 01.10.2015, 05.05.2015, 09.10.2013 tarihli faturalarda (sevk irsaliyesi), ekmeklik buğday unu teslimi yapılarak fatura kesildiğini, faturada teslim alan kısmında davacının ismi ve imzasının yer aldığını, dolayısıyla müvekkilinin söz konusu iş yerinde fiilen çalışmış olduğunun tanık beyanları yanında yazılı belgeler ile de ispatlandığını, buna karşılık yerel mahkemece verilen kararda imzalanmış ücret bordroları ve irsaliyeli faturaların dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının hizmetlerinin iptaline yönelik Kurum işleminin iptali ile davacının yaşlılık aylığının devamı, ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile ödenmesi ve tahakkuk ettirilen borçtan sorumlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 370c3bd98f3a72cf a67d1bc487f3dfd9