10. Hukuk Dairesi 2025/1093 E. , 2025/9459 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2308 E., 2024/1841 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mustafakemalpaşa 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/247 E., 2023/172 K. Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.09.2014 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almakta iken 19/.06.2018 tarih ve ZA/2018-108 sayılı denetmen raporuna istinaden ... 16 sicil numaralı ... ... unvanlı iş yerinden bildirilen ve iptal edilen günler sonucunda 4/b sonrası son 1260 gün şartını yerine getirmediğinden bahisle aylığının bağlandığı tarihten itibaren iptal edildiğinin ve 01.09.2014-24.02.2019 süresi için yersiz ödenen 72.210,86 TL miktarın borç kaydedildiğinin bildirildiğini, ancak iş sözleşmesi, ücret maaş bordroları ve iş yeri sahibi .. ... ilgili resmi makamlara sunulmak üzere verdiği yazı ile davacının anılan tarihler arasında çalıştığının sabit bulunduğunu, Kurumca; bordrolu diğer personel, iş ilişkisini bilen komşu iş yeri çalışanları dinlenilmeden ve özlük dosyası incelenmeden yapılan iptal işlemlerinin yerinde olmadığını beyanla SGK ... Sosyal Güvenlik Merkezinin 24.01.2019 tarih ve 2/6395714 sayılı kararının iptaline, davacının 01.09.2014 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hakkı kazandığının tespitine, davacıdan tahsili istenilen 72.210,86 TL tutarındaki borç bildirim belgesi ile ödeme emrinin iptaline, kesilen yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Kurum vekili özetle; 19.06.2018 tarih ve ZA/2018-108 sayılı denetmen raporunda; ....016 sicil numaralı ...'a ait iş yerinden davacı adına 01.04.2009-31.05.2009 tarihleri arasında yapılan 60 günlük bildirimin gerçek ve fiili çalışmaya dayanmadığının tespit edildiğinin belirtilmesi üzerine davacı adına yapılan bildirimlerin geçersiz sayıldığını ve davacının 4/a kapsamında yaşlılık aylığına hak kazanmak gerekli olan 4/b hizmetlerinden sonra 1260 gün 4/a kapsamında sigortalı olma şartını yerine getiremediği anlaşıldığından yaşlılık aylığının gelire girme tarihi olan 01.12.2014 tarihinden itibaren iptal edilerek durdurulduğunu, iptal edilen sigortalılık süreleri nedeniyle yaşlılık aylığı alma hakkı bulunmayan davacıya 01.12.2014-24.02.2019 tarihleri arasında ödenen toplam 72.210,86 TL yaşlılık aylığının 5510 sayılı Kanun'un 96-1/a maddesi uyarınca yersiz ödeme kapsamında tahsili için takip işlemleri başlatıldığını, Kurumun 5510 sayılı Kanun’un 59/2 ve 96/1-a maddeleri uyarınca yaptığı işlemlerin yerinde olduğunu belirtmek sureti ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın kabulü ile davacının sigortalılığının iptaline ilişkin-2/6395714 sayı, 24.01.2019 tarihli kararın iptaline, 18.09.2023 tarihli tashih şerhi ile de "Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT gereği 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davalıya verilmesine," maddesinin çıkartılarak, "Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı yararına yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesaplanan 9.200,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine" şeklinde HMK 304 maddesi gereğince tashihen düzeltilmesine” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dosya içeriğinden; 19.06.2018 tarih ve ZA/2018-108 sayılı Sosyal Güvenlik Denetmen raporunda; "dava dışı .... .... ait ....016 sicil numaralı iş yerinden yapılan tüm bildirimlerin fiili çalışmaya dayanmadığından dolayı iptal edilmesi ve iş yerinin alındığı tarihten itibaren kanun kapsamından çıkartılması gerektiğinin" belirtilmesi üzerine anılan iş yerinden davacı adına 01.04.2009-31.05.2009 tarihleri arasını kapsar şekilde yapılmış 60 günlük hizmet bildiriminin geçersiz sayıldığı ve 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b maddesi kapsamındaki süresi sonrası 1260 günlük 5510 sayılı Kanun'un 41-/a maddesi kapsamındaki sürenin tamamlanamamasından dolayı yaşlılık aylığının da bağlandığı 01.09.2014 tarihi itibarı ile durdurulduğu ve 01.09.2014- 24.02.2019 tarihleri arasında yapılan ödemelerin borç tahakkuk ettirilerek .. Sosyal Güvenlik Merkezinin 24.01.2019 tarih ve 2/6395714 sayılı yazı ile davacıya bildirildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda; davacının, cep telefonu alım, satım ve tamir işinin yapıldığı dava dışı ...'a ait iş yerinde, genellikle iş yeri dışında ikinci el cep telefonu alım satımı ve tamir işi yapmak suretiyle çalıştığının; davacının aşamalardaki tutarlı ve değişmeyen beyanları, dinlenen tarafsız tanıkların anlatımları ve toplanan diğer deliller ile doğrulanması, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, İlk Derece Mahkemesi gerekçesi hep birlikte değerlendirildiğinde; davalı Kurumca iptal edilen bildirimlerin fiili ve gerçek çalışmaya dayandığı anlaşıldığından ve dolayısıyla İlk Derece Mahkemesince verilen kararda herhangi isabetsizlik görülmediği" gerekçesi ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili özetle; 1.Davacının yaşlılık aylığının kesilmesi işleminin gerekli ve yeterli araştırma neticesinde tanzim olunan, olaya ve duruma uygun ve yine 5510 sayılı Kanun'un 59. maddesi uyarınca yasal geçerliliğe sahip 19.06.2018 tarihli ve ZA/2018-108 sayılı denetmen raporuna dayandığını, 2.Dava sırasında dinlenen bir kısım tanığın davacı ile akrabalık, komşuluk ve arkadaşlık bağı bulunan kişiler olup, tanıkların, davacının aylığının kesilmesi sonucunu doğuran bir olaya ilişkin olarak davacının zarar görmesini istememe saiki ile gerçek durumu tam olarak izah edemediklerini, bu nedenle beyanlarına itibar edilemeyeceğini, 3.Davaya konu Kurum işlemine dayanak 19.06.2018 tarihli denetmen raporuna istinaden ... unvanlı iş yerindeki sigortalılıkları gerçek ve fiili çalışmaya dayanmadığı tespit edilerek iptal edilen ve iptal edilen sigorta günleri nedeniyle yaşlılık aylığı kesilenlerden işbu davada İlk Derece Mahkemesince tanık olarak dinlenen .. .. ve ... ... açmış olduğu davaların İlk Derece Mahkemesi tarafından reddedildiğini, Kurum ile husumetli bulunan söz konusu kişilerin beyanlarına itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sahte hizmet nedeniyle davacının aylığının davalı Kurum tarafından kesilmesi işleminin yerinde olup olmadığı, işlemin iptal edilip edilmeyeceği ve aylığın yeniden bağlanıp bağlanmayacağına ilişkindir. 1.Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu iş yeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup Mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. 2.Eldeki davada davacı, denetim elemanına verdiği beyanında fiilen davalıya ait iş yerinde bulunmadığını, kahvehanede bulunduğunu, telefonunu tamir ettirmek isteyenleri davalı işverene götürdüğünü, onun adına iş takibi yaptığını beyan ettiği; davacının Mahkemede alınan beyanında ise yakın köy ve beldelerde telefon pazarlaması yaptığını ifade ettiği, dinlenen tanık beyanlarında da davacının iş yerinde çalıştığına dair net bir beyana rastlanmadığı anlaşılmaktadır. 3.Diğer taraftan aynı iş yerinden bildirimleri bulunan (işbu dosyada tanık olarak dinlenen) iki kişinin çalışmalarının fiili ve gerçek olmaması nedeniyle ve denetmen raporuna istinaden bildirimlerinin iptal edildiği, dosya kapsamına göre davacının ... iş yerinden yapılan bildirimlerinin iptaline yönelik Kurum işleminin yerinde olduğu, ancak, bildirimlerin iptal edilmesi sonucunda kesilen aylığın, kısmi aylık olarak bağlanıp bağlanmayacağı incelenmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.