10. Hukuk Dairesi 2025/3274 E. , 2025/12521 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/520 E., 2024/451 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilinin 15.10.2001 tarihinde davalı firmada pres operatörü olarak çalışmaya başladığını, 14.03.2015 tarihinde saat 23:10 sıralarında davalıya ait olan şantiyede kullanılan pres makinesinin pres kısmında kalıp değiştirme yaparken atan zinciri yerine takma esnasında sağ el 2., 3., 4. ve 5. parmaklarını dişli ile zincirin arasında sıkıştırdığını, müvekkilinin şu anda başparmağı haricindeki diğer parmaklarını kullanamadığını, kazanın oluşunda işverenin %100 kusurlu olduğunu, meydana gelen iş kazası nedeniyle müvekkilinin vücut bütünlüğünün bozulduğunu" ifade ederek, belirsiz alacak davasının kabulü ile 168.082,98 Türk Lirası maddi tazminatın kaza tarihi olan 14.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili davacıya verilmesine, 150.000,00 Türk Lirası manevi tazminatın kaza tarihi olan 14.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili davacıya verilmesine, davalı şirket adına kayıtlı bulunan menkul, gayrimenkul ve araçların üçüncü şahıslara devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davaya neden olan iş kazasının, 14.03.2015 tarihinde gerçekleşmiş olup davanın açılmış olduğu tarihi itibari ile maddi ve manevi taleplerin zamanaşımına uğramış bulunmakta olduğunu, bu nedenle zamanaşımı itirazları bulunduğunu, personel sicil dosyasında olayın meydana gelmesi ile ilgili tüm evraklar yer almakta olduğunu, özellikle SGK müfettişleri tarafından tutulmuş olan 14.03.2017 tarihli kaza raporunda görüleceği üzere kazanın meydana gelmesinde işçiden kaynaklanan nedenleri gösterildiğini, iş yeri ya da işverenden kaynaklanan sebeplerin yer almadığını, yine dosyada yer alan raporlardan anlaşılacağı üzere herhangi bir duyu ya da organ kaybı, uzuv kaybına ilişkin olarak bir bilgi yer almadığını, Ortopedi ve Travmatoloji Birimi tarafından verilmiş olan raporların tamamında sürekli iş göremezliğe ilişkin bir belirleme yer almadığını, davacının iş kazası gerçekleştikten ve tedavisi tamamlandıktan sonra işine geri döndüğünü ve aynı şekilde ��alışmaya devam ettiğini, herhangi bir şekilde performansında bir düşme olmadığını, eski işini aynı şekilde yapmaya devam ettiğini, davacının 25.09.2017 tarihinde SGK'dan kıdem tazminatına dair sicil dosyasında yer alan evrakı aldığını ve aynı tarihte istifa ettiğini, istifa sonrasında yasal haklarını alarak müvekkil şirketinden ayrıldığını, işten istifa ile ayrılmasından hemen sonra iş bu davayı açtığını, normal çalışması esnasında herhangi bir talepte bulunmadığı gibi SGK nezdinde de herhangi bir maluliyet kaydı bulunmadığından bu konuda bir işlem yapılmadığını, işten ayrıldıktan hemen sonra bu davanın açılmış olmasının zamanaşımı def'isi dışında davacının kötüniyet ile hareket ettiğinin göstergesi olduğunu, davacının işyerinde çalıştığı süre boyunca iş sağlığı ve güvenliği konusunda bir çok eğitime katıldığını ve sertifikalar aldığını, ayrıca sunmuş olduğu sicil dosyasında da görüleceği üzere tüm koruyucu ekipmanı kendisine kullanılmak üzere teslim edildiğini, işyerinin tehlike sınıfı gereğince çok sıkı denetim altında çalışma yapılmakta olup, davacı yapmakta olduğu iş ile ilgili tüm eğitimleri almış bulunmakta olduğunu, dosyasında yer alan raporlardan anlaşılacağı üzere, kayıtlı bir iş kazası olduğunu ve geçici iş göremezlik raporlarının tamamında işçinin çalışabileceğine dair rapor verildiğini, davacının kaza tarihinden itibaren 3 yıla yakın bir süre çalışmaya devam ettiğini, her ne kadar dava dilekçesinde 3 ayrı iş kazasından bahsedilmiş olsa da davacının kayıtlı bir adet iş kazası olduğunu" ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.12.20 21... /444 E., 2021/359 K. sayılı kararında; iş kazasının oluşumunda davacının %20 davalı işverenlerin %80 oranında kusurlu olduğu, davacının davaya konu iş kazası nedeniyle %13,1 oranında sürekli iş göremezliğe maruz kaldığı kabulünden hareketle; "Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile -Maddi tazminat yönünden 168.082,98 TL maddi tazminatın 14.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, -Manevi tazminat yönünden 30.000,00 TL manevi tazminatın 14.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" şeklinde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 20.12.2022 tarih, 2022/580 E., 2022/2553 K. sayılı kararında özetle; davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemiz 03.07.20 24... /2664 Esas, 2024/7640 Karar sayılı ilamı ile özetle, sair temyiz itirazlarının reddi ile,"Bu açıklamalar doğrultusunda, davaya konu iş kazasından kaynaklı tazminat davalarında davacının maddi tazminat alacağının tespiti, yargılama sürecinde taraflarca gösterilecek delillere göre belirlenip hesap edilecek olmasına göre davanın açıldığı tarih itibariyle davacının maddi tazminat alacağını tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyecek olması nedeniyle ve hukuki nitelendirmenin hakime olduğu hususu da dikkate alınarak davayı 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesine dayalı belirsiz alacak davası olarak değerlendirerek dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin de bu doğrultuda irdelenmesi, sonucuna göre yargılama sürecinde sunulan maddi tazminatın artırılmasına dair istemin de ıslah olarak değil; talep artırım talebi olarak değerlendirilmesi ve buna göre de zamanaşımının dava tarihi itibariyle tüm alacak yönünden kesildiği kabul edilerek talep artırıma yönelik dilekçeye yönelik zamanaşımı def’inin reddine karar verilmesi gerektiği açıktır. Son olarak SGK gelirlerinin (geçici iş göremezlik ödeneği ve ilk peşin sermaye değerli gelir) tenzilinde kamu düzeni ilkesi kapsamında uygulanma imkanı bulunan 6098 sayılı TBK'nun 55. maddesi kapsamında rücu edilebilir olan kısmının hesaplanan tazminat alacağından tenzil edilerek davacıların netice tazminat alacaklarının belirlenmesi gerektiği de açıktır. Somut olayda, davacının maddi zararının tespitine ilişkin 26.06.2021 tarihli hesap raporunda Kurum tarafından davacı sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin rücuya tabi kısmı hesaplanan zarardan tenzil edilmiş ise de Mahkemece Kurumdan davacıya davaya konu iş kazası nedeniyle gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılmadığı, bağlanmış ise sürekli iş göremezlik gelirinin ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilecek kısmının zarardan indirilmediği görülmüştür. Bu husus 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55. maddesine aykırı olup bozma sebebidir. Ayrıca aşamalarda davalı tarafından davaya ve talep arttırımına karşı zamanaşımı def'ileri ileri sürüldüğü açık olmasına karşın bu konuda olumlu/olumsuz herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olması da hatalıdır. Mahkemece yapılacak iş, yukarıda açıklanan hususlar doğrultusunda Kurumdan davacıya dava konusu iş kazası sebebiyle sürekli iş göremezlik geliri bağlanıp bağlanmadığı sorularak gelir bağlanmış ise bu gelirin ilk peşin sermaye değerinin ne olduğunu sormak, buna ilişkin bilgi ve belgeleri getirtmek, 26.06.2021 tarihli kök bilirkişi hesap raporunda hesaplanan maddi tazminat miktarından Kurumca bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelir miktarının rücuya tabi kısmının zarar tutarından tenzil edilmesi ile oluşacak sonuca göre, tarafların usulü kazanılmış hakkını gözetecek ve davalının zamanaşımı savunmasını da karşılar nitelikte bir karar vermekten ibarettir." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz sebepleri olarak özetle; asgari ücret değişikliklerinin zarar hesabına uygulanmasının kamu düzeninden olduğu, bu sebeple son belirlenen asgari ücret verilerine göre yeniden hesap raporu aldırılması talebinin Mahkemece kabul görmemesinin hatalı olduğunu beyanla İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili temyiz sebepleri olarak özetle; davalı işverenin olayda %80 kusurlu kabul edilmesinin hatalı olduğunu, davacı işçinin çalışan makineye eliyle müdahele ederek kazaya neden olduğunu, kazanın tamamen işçinin dikkatsizliği ve kusuru neticesinde meydana geldiğini, davacının kusurlu davranışlarının değerlendirilmediğini, davacının kaza sonrasında tedavisini tamamladıktan sonra normal şekilde eskisi gibi çalışmasının sürdürdüğünü, sağlığında herhangi bir sorun olmadığını, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77., 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52, 54, 55... . maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19... . maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümleri. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0444b2e49012731a 4bbbd521b72cf94d