Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/3264 E., 2025/7527 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/3264 E., 2025/7527 K. (06.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3264
Karar No
2025/7527
Karar Tarihi
06.05.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/3264 E. , 2025/7527 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2019/55 E., 2023/260 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; davacı, davalı ... Muhtarlığında köy korucusu olarak 1994 yılında çalışmaya başladığını, bu yıldan 1999 yılında yapılan seçime kadar görev yaptığını, 1991-1999 tarihleri arasında çalıştığını, davasının bu şekilde kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili; Kurumlarında yapılan araştırmada davacıya ait, davacının iddia ettiği gibi çalıştığına ilişkin kayıtların bulunmadığını, davanın husumet yönünden de reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.02/.2018 tarihli kararı ile 'Davanın kısmen kabulü ile davacının ... Köy Muhtarlığı nezdinde 20.05.1997-31.07.1997 tarihleri hariç 01.04.1994-31.12.1998 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle çalıştığının tespitine, davacının 20.05.1997-31.07.1997 tarihleri arasında iddia ettiği çalışmalarına yönelik hizmet tespiti isteminin ise bu döneme ilişkin sigorta kaydının bulunması nedeniyle reddine,'' dair karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin 08.02.2018 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dairece, "...Somut olayda; davacı, köy bekçisi olarak 1991–1999 yılları arasında çalışmalarının tespitini talep etmiştir. Mahkemece, davacının, davalı ... Muhtarlığı Çiftçi Malları Koruma Başkanlığında 01.04.1993-18.04.1999 tarihleri arasındaki çalışmanın tespitine karar verilerek hüküm kurulmuştur. Dosya kapsamında bulunan, gerek ... Köy Tüzel Kişiliğine ait karar defterinde, gerekse ... karar defterinde, davacının, bekçi olarak çalışmalarına ilişkin kayıtların bulunduğu anlaşılmıştır. ... ve ... Köyü Çiftçi Malları Koruma Başkanlığının ayrı tüzel kişilikler olduğu gözetildiğinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla zaman bakımından derhal uygulanmasına dair 448. maddesi ile "Tarafta iradi değişiklik" başlıklı ve "Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hakim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir..." şeklinde ifade edilen 124. maddesinin 4. fıkrası nazara alınmalı; ... aleyhine de davayı teşmil edip, davalı olarak katılımı sağlanıp göstereceği deliller de değerlendirilmeli; davacının çalışmalarından, ... Köyü Tüzel Kişiliğinde ve ... nezdinde olanlar ayrıştırılmalı; böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; varılacak sonuca göre hüküm tesis etmek gerektiği dikkate alınmalıdır. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir. " gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1-Davanın kısmen kabulü ile davacının ... Köy Muhtarlığı nezdinde 01.04.1994-20.05.1997 yılları arasında hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespitine, davacının 20.05.1997-18.04.1999 tarihleri arasında iddia ettiği çalışmalarına yönelik hizmet tespiti isteminin ise bu döneme ilişkin sigorta kaydının bulunması ve bu şekilde hukuki kesintinin oluştuğu ve talep edilen tarihten üzerinden 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açılmakla hak düşürücü süre nedeniyle bu kısmının reddine, 2-Dosya kapsamında dinlenen tanıklar ile çalışma döneminde ... Çiftçi Malları Koruma Kurulu Başkanlığı nezdinde bir çalışma halinin olmadığının belirtilmekle bu davalı yönünden açılan davanın tüm çalışma dönemleri yönünden reddine,'' karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili Temyiz dilekçesinde özetle; Kurum işleminin yerinde olduğunu, eksik araştırma ile karar verildiğini, davanın reddi ile kararın bozulması gerektiğini beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. 1. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanun'un 79. maddesi olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 2. Bu tür davalarda davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un 79/10. maddesi hükmüne göre Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihide kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır. 3.Somut olaya dönüldüğünde eldeki dava; davacının, davalı ... Muhtarlığında köy korucusu olarak 1991-1999 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkin olup bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile davacının ... Köy Muhtarlığı nezdinde 01.04.1994-20.05.1997 yılları arasında hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespitine, davacının 20.05.1997-18.04.1999 tarihleri arasında iddia ettiği çalışmalarına yönelik hizmet tespiti isteminin ise hak düşürücü süre nedeniyle bu kısmının reddine dair karar verilmiş ise de, verilen hükmün eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır. 4.Davacının; 01.02.1995 tarihli ilk işe giriş bildirgesinin kuruma bildiridiği, işe giriş bildirgesinde işveren olarak köy muhtarının adının yazılmış olduğu, dolayısı ile işverenin de köy tüzel kişiliği olduğu ilk derece mahkemesince kabul edilmiş olup, kabul bu yönden isabetlidir. Ancak Mahkemece, bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; davacının işe giriş bildirgesi önceki dönem yönünden mahkemece yapılan değerlendirme, bozma ilamında belirtilen nedenlerine göre yerinde değildir. Davacıya ait 01.02.1995 tarihli işe giriş bildirgesi öncesi dönem yönünden 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğinin gözetilmemesi hatalı olup, bu dönem yönünden hak düşürücü süre nedeni ile davanın reddine ilişkin hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozma nedenidir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a897c7ffb2c62f55 d76cec2e58904de3

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı