10. Hukuk Dairesi 2025/236 E. , 2025/10303 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2590 E., 2023/1457 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/564 E., 2020/225 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edildiği, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra, duruşma yapılmak üzere tayin olunan 12.11.2024 Salı günü için yapılan tebligatlar üzerine murafaalı temyiz eden davacılar adına Av. .. ...’ın geldiği, davalılar adına gelen olmadığı, gelenin yüzüne karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamalar dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmişti. Dosyanın tekrar Dairemize gönderilmesi ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'in davalı ... Nakliyat'ın taşeronu ... Gayrimenkul de alçıpan ve kaynak ustası olarak çalışmakta iken 19.02.2016 günü Resim İstanbul Nefes projesinde 12. kattan aşağı düşürek ağır şekilde yaralandığını, davalılardan ...'nun kullandığı ... Vinç Platform Taşımacılık'a ait vinç yerde bulunan alçıpan levhaları 12. kata çıkarmakta davacı ise yanında bulunan diğer işçilerle birlikte vincin yukarı taşıdığı bu levhaları vinçten alıp ilgili yere taşıdıklarını, vincin aniden hareketi ile birlikte levhaların davacıya çarptığını ve aşağıya düştüğünü beyan etmiş ve ... adına, 1.000,00 TL işgöremezlik tazminatı, 1.000.000,00 TL manevi tazminatı, 1.000,00 TL tedavi gideri, ... adına 50.000,00 TL manevi tazminatı, .. ... adına 200.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili yönünden husumet eksikliği olduğunu, davacının çalıştığı ... Gayrimenkul ile taşeronluk ilişkisi bulunmadığını beyan etmiş ve davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili özetle, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (.. K...... .. ..., Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, Ankara 1995, s. 231). Bu nedenle, davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani, bir davada taraf olabilmek için, ya hakiki şahıs; ya da, hükmi şahıs olmak gerekir. Zira, taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder ( ... ..., Medeni Yargılama Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, İstanbul 2000, s.288). Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.06.2007 tarih, 2007/10-358 Esas, 2007/337 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere; ticari şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir. Şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. Bu durumda, tüzel kişiliğin yeniden ihyasına gidilerek taraf teşkili sağlanmak suretiyle yargılamanın devamının sağlanması gerekir. Şu halde yapılması gereken iş; anılan HGK kararı çerçevesinde, tüzel kişiliği sona eren davalı şirketin ihyası için tasfiye memurluğu ile Ticaret Siciline husumet yöneltilerek ayrı bir dava açılması için davacı tarafa uygun bir süre verilmeli, dava açıldığı takdirde bu davanın sonucu beklenmeli, tüzel kişiliğin yeniden ihyası halinde, ihya kararı veren mahkemece temsile yetkili kılınan şirket temsilcisinin usulüne uygun davetiye ile davalı şirket adına davaya katılımının sağlanmasına müteakip, delilleri sorulup ilgiliye savunma hakkı tanınıp mevcut davayla ilgili itirazları karşılandıktan sonra esas hakkında bir karar vermekten ibarettir. Somut olayda; hakkındaki davada hüküm kurulan davalı ...’nin, Ticaret Sicilinden terkin olduğu ve bu durumda taraf ehliyeti bulunmayan davalı şirket adına karar verildiği anlaşılmış olmakla, anılan davalı şirket hakkında ihya yapılması için yasal prosedür işletilmek suretiyle ihyasına dair karar alındıktan sonra, usulüne uygun şekilde taraf teşkilinin sağlanması ve sonrasında karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve infazı mümkün olmayacak şekilde, hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, Davacılar yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.