10. Hukuk Dairesi 2025/1925 E. , 2025/7678 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2023/76 E., 2024/146 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili 29.12.2014 havale tarihli dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti. de 17.09.2014 tarihinden 24.09.2014 tarihine kadar geçen süreler içerisinde çalıştığını, Ancak sigorta başlangıç tarihi olarak 24.09.2014 tarihi olarak görüldüğünü, müvekkilinin ... ve Ticaret Limited şirketinde 17.09.2014 tarihinden başlayarak sigortalı olarak çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 17.09.2014 tarihi olarak tespiti ile sigorta hizmetlerinden faydalanmasına karar verilmesini, 24.09.2014 tarihine kadar yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasına, müvekkilinin bu hizmetlerinin diğer hizmetleri ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP 1.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekilinin 03.03.2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının belirtilen tarihler arasında müvekkil firmada çalıştığına dair bir kaydın bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 11.02.2016 tarihli kararı ile "1-Davanın kabulü ile Davacı ...'ın davalı ... Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi ile davalı ...'a ait, ... adına kayıtlı ... sicil numaralı işyerinde 17.09.2014-24.09.2014 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının tespitine, çalışılan dönemlere ait sigorta primlerinin davalı iş yeri sahiplerince yatırılmasına" karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı Mahkemenin 16.01.2018 tarihli kararının süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine (kapatılan) 21. Hukuk Dairesi'nin 16.01.2018 tarihli kararıyla "...Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacı adına ihtilaflı dönemde hizmet bildirimi bulunmadığı, ihtilaflı dönemin hemen sonrasında .. sicil numaralı ...'a ait işyerinden 24.09.2014- 30.10.2014 tarihleri arasında sigortalı çalışmalarının bildirildiği, davalı ...'a ait .. sicil numaralı iş yerinin ihtilaflı döneme ait bordrolarının gönderildiği, davacının 24.09.2014 tarihinde işyerinde geçirdiği kaza neticesinde yaralandığı, tazminat davasında dinlenen bordro tanıklarının ... Köyü afet konutlarında çalıştıklarını beyan ettikleri, davalı Kurum cevabına göre ... Köyü afet konutları yapım işinin ... ünvanı ile tescilinin yapıldığı, davalı şirket adına ... Köyü afet konutları yapım işi ile ilgili herhangi bir işyeri tescilinin bulunmadığının belirtildiği anlaşılmıştır. Somut olayda; davacının davalı ... ünvanlı işyerinden bildirimleri bulunduğundan asıl işveren tespit edilerek asıl işveren hakkında hüküm kurulması gerekirken infazı mümkün olmayacak şekilde çelişkili hüküm kurulması hatalıdır. Yapılacak iş; tazminat dosyasında dinlenen bordro tanıkları çalıştıkları yerin ... Köyü Afet Konutları yapım işi olduğunu beyan ettiklerinden ihale makamı olan Bakanlık ve ilgili biriminden ihale şartnamesi ve ihaleye ilişkin tüm belgeleri (varsa ihale makamına yapılan işçi bildirimi ve çalıştırılan işçilere ait tüm belgeler) getirtmek, davacıya ücretini kimden aldığını sormak, ücret ödeme konusunu açıklığa kavuşturmak, davacının 24.09.2014 tarihinde geçirdiği kazaya ilişkin davalı kurumdan varsa iş kazası dosyasını istemek, tarafların sunduğu delilleri toplamak, SGK' dan ve davalı işverenlerden iş yeri dosyalarını istemek, bordro tanıklarının beyanlarına başvurmak suretiyle çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı, asıl işverenin kim olduğu, davalı şirket ile davalı ... arasındaki ilişki ortaya konulduktan sonra davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek sonucuna göre infazı kabil bir karar vermekten ibarettir. Kabule göre de; davalı ...' nın feri müdahil olduğu gözetilmeden karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 02.12.2021 tarihli kararı ile "Davanın kabulü ile 1-) Davacı ...'ın davalı ... Ticaret ve Sanayi Limited şirketi bünyesinde 17.09.2014-24.09.2014 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının tespitine" karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı Mahkemenin 02.12.2021 tarihli kararının süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 07.12.2022 tarihli kararıyla, "... Bu yasal düzenleme ve açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının davalı ...'ya ait ... sicil numaralı işyerinde 24.09.2014-30.10.2014 tarihleri arasında toplam 27 gün sigorta bildiriminin bulunduğu, ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün, iskan konutlarının İl Müdürlüğü tarafından kredi sağlanarak evini yapana yardım metoduyla hak sahiplerine ya da kanuni vekillerine yaptırıldığı, hak sahiplerine konut yapılması için ... şirketine vekalet verildiği ve konutların bu firma tarafından inşaa edildiği, yapım sürecinde ihale yapılmaması nedeniyle işin ... şirketine verildiğine dair belge bulunmadığını bildirdiği, dava dışı ... ile davalı ...'nın imzalarının bulunduğu 15.05.2014 tarihinde kuruma (SGK Başkanlığı) sunulan dilekçede "... Köyü'ndeki KEYY metodu (evini yapana yardım) ile yapılan konutların yapımını vekaleten yürütmekteyim, yaptığım işi ...'ya devrediyorum" ibarelerinin yer aldığı, ayrıca 24.09.2014 tarihinde geçirildiği iddia edilen iş kazası sonrasında Jandarma'da aynı gün beyanları alınan tanıkların yaklaşık 4 gündür kazalı davacının inşaatta çalıştığının ifade ettikleri anlaşılmaktadır. Mahkemece, davalı ... şirketi yetkilisi ile köy muhtarı olduğu anlaşılan davalı ... arasındaki sözleşmenin değerlendirilmediği görülmekle, söz konusu tarihsiz sözleşmenin değerlendirilmesi, kurumdan ... adına açılan işyeri dosyasının celbi ile davalı ... adına işyeri bildirimi yapılıp iş kazasının da bu işyerinden bildirilmesi karşısında aralarındaki ilişki tespit edilerek gerçek işverenin kim olduğunun buna göre belirlenmesi gerekmektedir. Ayrıca 24.09.2014 tarihinde geçirildiği iddia edilen iş kazası sonrasında Jandarma'da aynı gün beyanları alınan tanıkların yaklaşık 4 gündür kazalı davacının inşaatta çalıştığının ifade edilmesi, bozma sonrasında dinlenilen tanık beyanlarında da davacının yaklaşık 1 ay çalıştığının belirtilmesi, davacının da tespitini istediği tarihten sonra davalı ...'ya ait işyerinde 27 gün hizmet bildiriminin bulunması karşısında fazla gün tespitine hükmedilmesi hatalıdır." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin 01.02.2024 tarihli kararı ile "Davanın reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davanın kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. 1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 2. Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen iş yerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. 3. Olay tarihinde yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun'un 12. maddesi hükmüne göre alt işveren, bir işte veya bir işin bölüm veya eklentisinde işverenden iş alan ve kendi adına sigortalı çalıştıran 3. kişidir. Asıl işveren alt işveren ilişkisinin varlığı için, öncelikle, işin başka bir işverenden alınmış olması, bir başka ifade ile asıl işverinin işverenlik sıfatına sahip olması, asıl işyeri ya da işyerinden sayılan yerlerde kendi adına işçi çalıştırıyor olması gerekir. İşin belirli bir bölümünde değil de tamamının bir bütün halinde ya da bölümlere ayrılarak başkalarına devredildiği, işten bu yolla tamamen el çekildiği, sigortalı çalıştırılmadığı için işveren sıfatının haiz olunmadığı durumda ise, bunları devralan kişiler alt işveren, devredenler de asıl işveren olarak nitelendirilemeyecektir. Alt işveren sıfatının kazanılmasında diğer koşullar ise, asıl işverenden istenilen işin, asıl iş, ya da, işyeriyle ilgili işin bir bölümünde veya işyeri eklentilerinde alınmış olması ve bu işte işi alanın kendi işçilerinin çalıştırılması ve bu nedenle de işveren sıfatına sahip olunmasıdır. 4. Somut olayda, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar yanılgılı değerlendirmeye dayalıdır. Mahkemece uyulan iki bozma ilamında da asıl işverenin kim olduğu, davalı şirket ile davalı ... arasındaki ilişkinin ortaya konulması gerektiği belirtilmiş olup davacının davalı ...'ya ait ... sicil numaralı iş yerinde 24.09.2014-30.10.2014 tarihleri arasında toplam 27 gün sigorta bildiriminin bulunduğu, ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün, iskan konutlarının İl Müdürlüğü tarafından kredi sağlanarak evini yapana yardım metoduyla hak sahiplerine ya da kanuni vekillerine yaptırıldığı, hak sahiplerine konut yapılması için ... şirketine vekalet verildiği ve konutların bu firma tarafından inşaa edildiği, yapım sürecinde ihale yapılmaması nedeniyle işin ... şirketine verildiğine dair Bakanlık nezdinde belge bulunmadığı ancak ... şirketi yetkilisi ile davalı ... arasında akdedilen tarihsiz sözleşmede hak sahipleri ile ilgili para çekme ve kullanma haklarının ... şirketi yetkililerine verildiği, 22.05.2013 tarihli noter onaylı vekaletnamede davalı ...'nın da içinde bulunduğu hak sahipleri tarafından ... şirketi yetkililerinin vekil olarak tayin edildiği, ayrıca 15.05.2014 tarihinde davalı ... ile şirket yetkilisi tarafından imzalanarak Kurum'a verilen belgede, konutların yapımının vekaleten yürütülmekte iken işin ...'ya devredildiğinin belirtildiği anlaşılmakla davalı ... şirketi ile davalı ... arasında asıl-alt işverenlik ilişkisi olduğu, davacının da tanık beyanları ve toplanan diğer deliller değerlendirildiğinde davalı ... nezdinde bildirimlerinin yapılmaya başlandığı 24.09.2014 tarihinden önceki 4 gün davalı işverenler nezdinde çalıştığının kabulü gerekmektedir. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgilisine iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.