10. Hukuk Dairesi 2025/12634 E. , 2025/12836 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/14 E., 2025/114 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalı ... (...) ...'e ait olan ve ....,....Cad., No:.... ........ adresinde bulunan dişçilik yapılan 4...9 SGK numaralı iş yerinde 20.10.1989 tarihinde işe giriş belgesi ve ... numaralı başvuru ile çalışmaya başladığını, aynı zamanda ablası olan işvereninin yanında 2 ay çalıştıktan sonra işten ayrıldığını, davalı iş yerinde sabah 08.00 ve akşam 19.00 arasında çalıştığını, 16.04.2020 tarih ve ... sayılı dilekçe ile SGK'ya başvuruda bulunarak sigortalılık günlerini hesaplattırdığı sırada 20.10.1989 tarihli ilk işe giriş bildirgesinde .... sayılı .... unvanlı iş yerinde işe girdiğinin yazılı olmasına ve 1983/3 dönem bordrosu verilmiş olmasına rağmen sigortalı çalıştığının görünmediğini beyanla müvekkilinin sigorta başlangıç tarihinin 20.10.1989 olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı SGK Başkanlığı vekili, davanın hak düşürücü 5 yıllık süre geçtikten sonra açıldığını, mutlaka tanık dinlenmesi gerekiyorsa, tanıkların çalışıldığı iddia edilen iş yerindeki işi bilen ve tanıyan, aynı zamanda dönem bordrolarında adı geçen kişilerden olmasına dikkat edilmesi gerektiğini, müvekkili Kurumun yazılı kayıtları ile çelişen tanık beyanlarının hükme esas alınmaması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.05.2022 tarihli kararı ile davanın kabulü ile davacı ...'ın sigorta başlangıç tarihinin 20.10.1989 olduğunun ve 20.10.1989 tarihinde bir gün sigortalı çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 25.05.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 16.05.2024 tarihli kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 16.05.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece,".. Mahkemece, dava konusu dönemde işyerine komşu iş yerleri ve sigortalı çalışanlarının, belediye, vergi dairesi, emniyet nezdinde araştırılarak belirlenmeli, bu kişilerin sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanlarına başvurulmalı, davacı tanığı olarak dinlenen ...'in 1989/1-3 arası dönemde bildiriminin yapıldığı ... sicil no.lu işyerinin mahiyetini içeren işyeri tescil bilgisi Kurumdan celbedilerek anılan tanığın beyanları denetlenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır. Kabule göre de davacı tanığı olarak dinlenen davalının kardeşi ...'ün tanıklıktan çekinme hakkı hatırlatılmadan yeminli şekilde usulsüz olarak dinlenmiş olması ve usulsüz dinlenen tanığın beyanının da hükme esas alınması isabetsiz bulunmuştur..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Tüm dosya kapsamı, Yargıtay bozma ilamı öncesi ve sonrası Mahkememizce toplanan deliller / belgeler / taraf ve tanık beyanları ile aldırılan bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davanın konusunun, davacının, davalı ... (....) ... ünvanlı iş yerinde, 20.10.1989 tarihinde 1 gün çalıştığının ve ilk sigorta başlangıç tarihinin 20.10.1989 tarihi olduğunun tespiti talebine ilişkin olduğu, yargılama sürecinde, davanın niteliği gereği toplanması gereken yazılı delillerin temini için gereken yazışmaların yapıldığı ve davacı ile birlikte çalışan / çalışmalarını bilen tanıkların, usulüne uygun olarak duruşmalarda dinlendiği, davacı tarafın, delil olarak dayandığı ve daha sonra aslı Mahkememizce getirtilerek, grafolojik incelemeye tabi tutulan, "İşe İlk Giriş Bildirgesi" suretini ve "Sigorta Sicil Kartı" belgesini de dosyaya ibraz ettiği; dinlenen tanıkların beyanlarına göre, davacının, davalı ... (...) ... ünvanlı iş yerinde, işçi sıfatı ile çalıştığı ve dosyaya sunulan "İşe İlk Giriş Bildirgesi" suretinden de, bu çalışmanın, 20.10.1989 tarihinde başladığının anlaşıldığı, keza, dosyaya sunulan belge ile tanıkların beyanları ile birlikte dikkate alındığında, davacı işçi ile iş yeri arasında, süreklilik arz eden ve iki ay süren, gerçek ve fiili bir çalışmanın bulunduğu olgusunun da, hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde ortaya konduğu, yine ibraz edilen iş bu belgeye göre, hak düşürücü sürenin de işlemediği, Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda anlaşıldığından; davacının, sübut bulan davasının kabulü ile davacının, ilk sigorta başlangıç tarihinin 20.10.1989 olduğunun ve 20.10.1989 tarihinde ... (...) ... ünvanlı iş yerinde 1 gün sigortalı olarak çalıştığının tespitine dair karar vermek gerekmiş..." gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının ilk sigorta başlangıç tarihinin 20.10.1989 olduğunun ve 20.10.1989 tarihinde ... (...) ... ünvanlı iş yerinde 1 gün sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde fiili çalışma olgusunun ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddinin gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmişlerdir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.