10. Hukuk Dairesi 2024/9188 E. , 2025/2937 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2020/83 E., 2023/198 K. Taraflar arasındaki eksik ödendiği iddiasıyla yaşlılık aylığı miktarının yeniden hesaplanması gerektiğinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının.... Bağ-Kur sicil no.su ile 16 yıl 6 ay 7 günlük hizmet üzerindne emekli olduğu, davacının emekli aylığının ek ödeme ile birlikte 412,43 TL olacağının davalı Kurumun 17.12.2012 tarihli yazısı ile bildirildiği, davacının kendisine bağlanan emekli aylığına itirazının reddedildiği iddiasıyla davacının emeklilik aylığına aylık başlangıç tarihi itibariyle yeniden tespiti ile bulunacak tutar üzerinden ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 16 yıl 6 ay 7 gün yurt içi Bağ-Kur hizmeti bulunduğu, yani toplam 5947 günü bulunduğu, Almanya hizmeti var ise de 3201 borçlanması olmadığı, bu nedenle yurt içi 506 sayılı Kanun kapsamında çalışmalarının çakışma nedeniyle geçersiz sayılarak kendisine sözleşme aylığı bağlandığı ve aylıkta hata bulunmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.MAHKEME İLK KARARI Mahkeme tarafından 16.01.2014 tarihli ve 2013/890 Esas, 2014/14 sayılı Kararla; davacının 12.08.2013 tarihli dilekçesi ile davalı Kuruma başvurarak maaşının yeniden hesaplanmasını talep ettiği, davacının Türkiyede ki en son çalışmaları 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin "b" bendi kapsamında olup, 9.000 gün üzerinden aylık bağlanması gerekirken Türkiye ile Federal Almanya Cumhuriyeti tarafından imzalanan ve halen yürürlükte olan Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 46 ve ilgili maddelerine göre sözleşme aylığı bağlanması gerektiğinden Kurumca davacıya 5947 gün üzerinden kısmi aylık bağlanmasının sözleşmeye ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Mahkemenin 16.01.2014 tarihli ve 2013/890 Esas, 2014/14 sayılı Kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 06.11.2014 tarihli ve 2014/18281 Esas, 2014/22887 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Mahkeme kararı bozulmuştur: "...Sözleşme aylığı, sigortalının yurt içindeki sigortalı sürelerinin yaşlılık aylığı bağlanması için yeterli olmadığı durumlarda bağlanmakta olup; sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanan yabancı ülkede geçen sigortalılık süreleri aynı zamana rastlamamak koşuluyla birleştirilmekte ve yaşlılık aylığı şartları buna göre değerlendirilmektedir. Ancak gerek bağlanan aylığın tutarının belirlenmesindeki temel verilerden olan aylık bağlama oranının prim ödeme sürelerine göre azalan oranlı olması, gerekse sözleşme aylığı tutarının toplam prim ödeme süresine ile yurt içinde geçenin oranlanması suretiyle belirlenmesi nedeniyle; sözleşme aylığının tutarı tam yaşlılık aylığı tutarına oranla daha az olmaktadır. Bu nedenle; davacının sadece yurt içi sigortalılık süreleri nazara alınarak 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b maddesi kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığı nazara alınarak yaşlılık aylığı tutarı belirlenip hüküm altına alınması gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir..." 2.Mahkeme tarafından bozma ilamına uyularak 17.05.2016 tarihli ve 2015/135 Esas, 2016/280 sayılı Kararla; davacının sadece yurt içi sigortalılık süreleri nazara alınarak 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b maddesi kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığı nazara alındığı yaşlılık aylığı tutarı bilirkişiye tespit ettirildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacıya 01.01.2013 tarihi itibarı ile 667.80 TL yaşlılık aylığı bağlanması, 66,78 TL sağlık geliri kesintisi ve 32,60 TL ek ödeme hesaba katılarak net 633,08 TL aylık ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. 3. Mahkemenin 17.05.2016 tarihli ve 2015/135 Esas, 2016/280 sayılı Kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 17.12.2019 tarihli ve 2016/19094 Esas, 2019/9930 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Mahkeme kararı bozulmuştur: "...öncelikle davalı Kurumdan davacıya bağlanan aylığa esas verilerin ve parametrelerin sorulması ve davacıya bağlanan ilk aylıkta gözetilen verilerin belirlenmesi, bozma sonrasında davacının sadece yurt içi hizmetlerine göre alması gereken aylık miktarı ve hesap şekillerinin davalı Kurumdan ayrıntılarıyla istenilmesi ve sonucuna göre davacının aylık miktarına itirazının devam etmesi halinde de yukarıda yapılan ilke ve yöntemlere uygun şekilde aylık hesabına ilişkin denetime elverişli bir rapor aldırıldıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir..." 4.Mahkeme tarafından bozma ilamına uyularak yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; öncelikle davalı Kurumdan davacıya bağlanan aylığa esas verilerin ve parametreler sorulduğu ve davacıya bağlanan ilk aylıkta gözetilen veriler belirlenerek, davacının sadece yurt içi hizmetlerine göre alması gereken aylık miktarı ve hesap şekilleri ayrıntılı olarak istenildiği ve bozma sonrası dosya yeniden bilirkişiye tevdi edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacıya 01.01.2013 tarihi itibari ile toplam 910,02 TL aylık ödenmesi gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının aylık bağlama oranının hatalı belirlendiği, Kurum işlemlerinin yerinde olduğu, hüküm altına alınan tutarın fark tutar olup olmadığının anlaşılmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eksik ödendiği iddiasıyla yaşlılık aylığı miktarının yeniden hesaplanması gerektiğinin tespitine ilişkindir. 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz kapsam ve nedenlerine özellikle davacının prim gün sayısı, tescil basamağı, basamak seyri ve yaşlılık aylığına esas basamağı ile bilirkişi aylık hesabının mevzuata uygun olmasına göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.