Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2023/11114 E., 2025/2924 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/11114 E., 2025/2924 K. (25.02.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/11114
Karar No
2025/2924
Karar Tarihi
25.02.2025
Konu
Tazminat, Miras

10. Hukuk Dairesi 2023/11114 E. , 2025/2924 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/548 E., 2022/977 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gercüş Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2019/85 E., 2021/752 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalıların istinaf başvurularının esastan reddine, davacıların istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince tarafından temyiz edilmek ve de davalı ... Yapı Grup Elk. İnş. Taah. A.Ş. vekili tarafından duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 28.03.2023 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davalı ... Yapı Grup Elek.İnş.Taah.A.Ş. adına Av. .... ve davalı ... adına Av. ...... geldiler. Davacılar vekili Av. ...’ın 28.03.2023 tarihli mazeret dilekçesi gönderdiği ve mazeret dilekçesinde yokluklarında karar verilmesini talep ettiği görüldü. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmiştir. Dosyanın tekrar Dairemize gönderilmesinden ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili özetle; müvekkillerinin murisinin iş kazasında vefat ettiğinden bahisle eş için 242.347,08 TL maddi, 75.000,00 TL manevi, çocuk ... için 11.055,18 TL maddi, 75.000,00 TL manevi, çocuk ... için 28.109,36 TL maddi, 75.000,00 TL manevi, Anne ve baba için 50.000,00'er TL manevi, kardeşler için 25.000,00’er TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekilleri özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.04.2017 tarihli ilk kararı ile alt işveren olarak nitelendirilen davalı ... Yapı şirketinin %20, bu kusurun %5'lik kısmından işveren şirket yetkilisi ...'ın sorumlu olduğu, dava dışı SS ... Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi'nin %50 oranında kusurlu olduğu ancak bu kusurun %10'luk kısmından kooperatif başkanı ...'ın sorumlu olduğu, ... sigortalı ...'ın ise kısa devreleme ve topraklama yapmadan hat üzerinde çalışma yapması ve öncelikle kendi şahsi can güvenliğine dikkat edecek şekilde işin teknik kurallarını yerinde uygulamaması sebepleri ile %30 oranında kusurlu olduğu, asıl işveren olarak nitelendirilen davalı ...'ın olayın meydana gelmesinde kusuru bulunmasa bile İş Kanunu'nun 2. maddesine göre alt işveren davalı ... Yapı'nın kusurundan müteselsilen sorumlu olduğu kabulünden hareketle ve murisin ücretinin esnaf odasının bildirdiği ücrete göre asgari ücretin 1,90 katı düzeyinde olduğu kabulünden hareketle düzenlenen bilirkişi hesap raporuna (24.05.2016) göre eşin maddi zararının 131.102,70 TL, çocuk ...’ın maddi zararının 11.966,07 TL, çocuk ...’un maddi zararının 23.217,22 TL olduğu kabulünden hareketle ve taleple bağlı kalarak eş lehine 50,00 TL maddi, 35.000,00 TL manevi, çocuklar lehine 25,00’er TL maddi, 25.000,00’er TL manevi, anne ve baba lehine 10.000,00’er TL manevi, kardeşler lehine 4.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin anılan kararına karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 24.01.2018 tarihli kararıyla tarafların sair istinaf istemleri incelenmeksizin “muris işçinin maaş dekontlarında aldığı ücreti belli ve davacıların daha yüksek olduğu konusunda iddiaları bulunmuyor iken maddi tazminat hesabına esas alınan ücret hatalı olup, mahkemece yapılması gereken; muris işçiye banka aracılığı ile ödenen ücret üzerinden ilk hesap tarihindeki veriler göz önünde tutularak aktüerya hesabı yaptırmak ve buna göre karar vermektir.” gerekçesi ve vekalet ücreti noktasından İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararından sonra verdiği 06.07.2021 tarihli kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararının maddi hataya bağlı olduğu, maddi hataya bağlı ilamının taraflar için usulü müktesep hak oluşturmayacağı, bu nedenle ortadan kaldırma kararı sonrasında yapılan tahkikatın ve bu tahkikata bağlı işlemlerin geçerli olmadığı,bu meyanda ortadan kaldırma kararı sonrası ... ...'a ait banka kayıtlarındaki ücret ile alınan bilirkişi raporları ve bu rapora bağlı davacılar vekilinin 11.02.2021 tarihli ıslahının geçerli olmadığı, kaldırma kararı öncesindeki gibi karar vermek gerektiğinden bahisle ve taleple bağlı kalarak eş lehine 50,00 TL maddi, 35.000,00 TL manevi, çocuklar lehine 25,00’er TL maddi, 25.000,00’er TL manevi, anne ve baba lehine 10.000,00’er TL manevi, kardeşler lehine 4.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin bu son kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalıların istinaf istemlerinin esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, eş lehine 242.347,08TL maddi, 35.000,00 TL manevi, çocuk ... lehine 11.055,18 TL maddi, 25.000,00 TL manevi, çocuk ... lehine 28.109,36 TL maddi, 25.000,00 TL manevi, anne ve baba lehine 10.000,00’er TL manevi, kardeşler lehine 4.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, hüküm altına alınan manevi tazminat tutarlarının az olduğunu, yargılama giderlerinin hatalı hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacı tarafın usulüne uygun şekilde ıslah yapmamasına ve İlk Derece Mahkemesi tarafından bu ıslahın geçersiz sayılmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesince ıslah doğrultusunda alacak miktarının artırıldığını, bu durumun müvekkil şirketin savunma hakkını ihlal ettiğini, müvekkile kusur verilmemesine rağmen tazminatlardan sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, müvekkilinin asıl işveren sıfatı bulunmadığını ve bu nedenle dava yönünden husumet ehliyeti olmadığını, bilirkişi raporunda kusur oranı esas alınarak yapılan hesaplamaların hatalı olduğunu, mevzuatın yanlış yorumlandığını ve indirim gerektiren hususların doğru değerlendirilemediğini, davacı eş ... yönünden 31 yaşında olması nedeniyle yeniden evlenme ihtimalinin yüksek olduğunu ve buna göre %7 oranında bir indirim yapılması gerekirken yapılmayan indirimin tazminat miktarını fahiş hâle getirdiğini, destekten yoksun kalma tazminatının ..... Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanlığından alınan emsal ücret yazısına göre değil, müteveffanın net ücretine göre hesaplanması gerektiğini, bilirkişinin kendi beyanlarında müteveffanın Ağustos 2012 ayında 1.177,02 TL net ücret aldığını belirtmiş olmasına rağmen bu veriyi dikkate almadığını, yapılan hesaplamanın objektif verilerden uzak, fahiş ve hatalı olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatının hazırlanmasında bölge şartları ile gerçek yaşam koşullarının dikkate alınmadığını, bu nedenle bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, hükmedilen manevi tazminatların fahiş olduğunu, manevi tazminata ilişkin vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini ve olay tarihinden faiz işletilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 3.Davalı ... Yapı şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle, müvekkil şirket ile dava konusu iş kazası arasında illiyet bağının, üçüncü kişi olan ... Köyü Kooperatifinin kaçak jeneratör çalıştırması ile ters besleme oluşmasından ve ... işçi ...’ın ağır kusurundan dolayı kesildiğini, müvekkilin iş güvenliği ve ... eğitimleri verdiğini, kişisel koruyucu donanım teslim ettiğini ve defalarca yazılı olarak uyardığını, denetim görevini yerine getirdiğini, bu nedenle iş kazasından sorumlu tutulamayacağını, SGK Başkanlığı Teftiş Kurulu raporunda da müvekkile kusur izafe edilmediğini, tüm bilirkişi raporlarında kazanın üçüncü kişi olan kooperatifin kaçak elektrik bağlantısı nedeniyle meydana geldiğinin belirtildiğini, ... işçinin de topraklama yapmadan çalışması sebebiyle kusurlu olduğunun bildirildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun illiyet bağı, alınması gereken önlemler ve işveren yükümlülükleri yönünden yetersiz olduğunu, her arıza başında elektrik mühendisi bulundurma zorunluluğu bulunmadığını, müteveffanın ... belgeli ve tecrübeli bir fen elemanı olduğunu, bu durumda mühendis bulundurulması şartı bulunmadığını, dolayısıyla raporda sorumluluk belirlemesine esas alınan mevzuatın yanlış yorumlandığını, ...’ın asıl işveren olduğunu ve hizmet alım sözleşmesinde araç, personel sayısı gibi hususları belirleme yetkisinin ...’ta bulunduğunu, platformlu aracın sayısı ve görevlendirmesinin de ...’ın organizasyonu doğrultusunda gerçekleştiğini, müvekkilin sadece ... belgeli işçilerle çalışmak, kişisel donanım vermek ve bunları denetlemekle yükümlü olduğunu, işin bileşenlerini değiştirme ve organizasyona müdahale yetkisinin bulunmadığını, tüm sorumluluklarını yerine getirmiş olmasına rağmen müvekkile %20 oranında kusur verilmesinin yerinde olmadığını, kusur raporu hatalı olmasına rağmen buna dayanılarak hesap raporu düzenlendiğini, bu raporlara yapılan itirazlarının dikkate alınmadığını, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, hesap raporunda ... indirimi ve eşin evlenme ihtimali yönünden yapılan itirazlarının da değerlendirilmediğini, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatların fahiş olduğunu ve zenginleşme yasağına aykırı olduğunu, Cumhuriyet Savcılığı ve SGK tarafından düzenlenen raporlarda da müvekkile kusur verilmediğini, ayrıca ölen anne ve baba yönünden hükmedilen manevi tazminatın, mirasçı davacılar muris adına dava açtıklarını belirtmemelerine rağmen mirasçılara ödenmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe a.Temyiz eden davalıların; tüm davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlerle davacı çocukların maddi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının ve davacıların tüm temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre davacılar vekilinin eş için 242.347,08 TL maddi, 75.000,00 TL manevi, çocuk ... için 11.055,18 TL maddi, 75.000,00 TL manevi, çocuk ... için 28.109,36 TL maddi, 75.000,00 TL manevi, Anne ve baba için 50.000,00'er TL manevi, kardeşler için 25.000,00’er TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin 02.06.2022 tarihli kararı ile eş lehine 242.347,08TL maddi, 35.000,00 TL manevi, çocuk ... lehine 11.055,18 TL maddi, 25.000,00 TL manevi, çocuk ... lehine 28.109,36 TL maddi, 25.000,00 TL manevi, anne ve baba lehine 10.000,00’er TL manevi, kardeşler lehine 4.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiği gözetildiğinde, tüm davacıların kısmen kabul kısmen reddine karar verilen manevi tazminat miktarları ile davacı çocukların kabulüne karar verilen maddi tazminat miktarlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından temyiz eden davalılar vekillerinin tüm davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlerle davacı çocukların maddi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının ve yine davacıların tüm temyiz itirazlarının ayrı ayrı miktardan reddine karar verilmiştir. b.Temyiz eden davalıların davacı eşin maddi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalılar vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından; davacılar vekilinin İlk Derece Mahkemesinin ilk kararına karşı istinaf yoluna başvurdukları ancak bu istinaf dilekçelerinde maddi tazminat yönünden bir itirazları olmadığı, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararından sonra bilinen dönemin değiştirilmesi suretiyle düzenlenen hesap raporu alındığı ve bu rapora hükme dayanak kılınmak suretiyle sonuca gidildiği, davalı işveren ... Grup şirketinin Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararından önce alınan ve asgari ücretin 1,90 katına isabet eden ücret üzerinden hesaplama yapan hesap raporu kendilerine tebliğ edilmiş olmasına karşın rapora itiraz edilmediği anlaşılmaktadır. Usuli kazanılmış hak davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrarı sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Usulü müktesep hak, anlam itibariyle, bir davada, Mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir. Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usulü kazanılmış hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usulü kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK). Kazanılmış haklar “Hukuk Devleti” kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardandır. Kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar Anayasa'nın 2. maddesinde açıklanan “Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir” hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez. Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, bir çok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır. Örneğin Mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir içtihadı birleştirme kararı (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili yeni bir Kanun çıkması karşısında, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olmakla oluşan usulü kazanılmış hak hukukça değer taşımayacaktır. Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada ya taraflar ya Mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir. (HGK'nın 12.07.2006 T., 2006/4-519 E., 2006/527 K., 03.12.2008 T., 2008/10-730 E., 2008/732 K.) Zira usulü kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir. (09.05.1960 T., 21/9; 04.02.1959 gün 13/5 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı) Somut olayda davacılar vekilinin İlk Derece Mahkemesinin ilk kararına karşı istinaf yoluna başvurmasına karşın istinaf dilekçelerinde maddi tazminat yönünden bir itirazları olmadığından Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararından sonra bilinen dönemin değiştirilmesi suretiyle düzenlenen hesap raporuna itibar edilmesi hatalı olduğu gibi davalı işveren ... Grup şirketinin Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararından önce alınan ve asgari ücretin 1,90 katına isabet eden ücret üzerinden hesaplama yapan hesap raporu kendilerine tebliğ edilmiş olmasına karşın rapora itiraz etmediği dikkate alındığında davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hak ihlal edilerek adı geçen davalı yönünden ücretin asgari ücretin 1,90 katından daha az bir ücret üzerinden hesaplama yapılması da yerinde görülmemiştir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. ... Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK'nın geçici 3. maddesi delaletiyle HUMK’nın 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Temyiz eden tarafların davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazları ile temyiz eden davalıların davacı çocukların maddi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının ayrı ayrı miktardan REDDİNE; 1. Temyiz incelemesine konu Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine geçmek üzere; "HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Taraf vekillerinin aşağıdaki bentler dışındaki istinaf taleplerinin kısmen kabulü ile HMK 353/1-b.2 ve 355. maddeleri gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmünün aşağıdaki şekilde düzeltilmek üzere Ortadan Kaldırılmasına. 1-Maddi Tazminat Talepleri Açısından; Davanın kısmen kabulü ile -Davacı eş ... bakımından davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin sorumluluğu 93.362,53 TL ile sınırlı olmak üzere; 131.102,70 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 19.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Elektrik Dağıtım A.Ş. ve ... Yapı Grup Elek. İnş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, -Davacı çocuk ... bakımından 11.055,18 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 19.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Elektrik Dağıtım A.Ş. ve ... Yapı Grup Elek. İnş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, -Davacı çocuk ... bakımından 28.109,36 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 19.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Elektrik Dağıtım A.Ş. ve ... Yapı Grup Elek. İnş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, Fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddine, 2-Manevi Tazminat Talepleri Açısından; Davanın kısmen kabulü ile -Davacı eş ... için kısmen kabul edilen 35.000,00 TL ve çocukları ... ile ... için kısmen kabul edilen 25.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Elektrik Dağıtım A.Ş ve ... Yapı Grup Elek. İnş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara ayrı ayrı verilmesine, -Davacı anne ve baba ... ile ... için kısmen kabul edilen 10.000,00'ar TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Elektrik Dağıtım A.Ş. ve ... Yapı Grup Elek. İnş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara(... ile ...(mirasçılarına) ayrı ayrı verilmesine, -Davacı kardeşler ..., ..., ..., ..., ..., ...., ..., ...., ... ve ... için kısmen kabul edilen 4.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara ayrı ayrı verilmesine, Fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 21.542,05 TL harçtan peşin alınan 2.925,47 TL harcın mahsubu ile 18.616,58 TL harcın (davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin sorumluluğu 16.032,40 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılar ... Elektrik Dağıtım A.Ş ve ... Yapı Grup Elek. İnş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, davacılar tarafından yatırılan 2.925,47 TL harcın davalılar ... Elektrik Dağıtım A.Ş ve ... Yapı Grup Elek. İnş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 4- Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 20.125,39 TL vekalet ücretinin davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş'nin sorumluluğu 16.539,07 TL ile sınırlı olmak üzere davalılar ... Elektrik Dağıtım A.Ş. ve ... Yapı Grup Elek. İnş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden manevi tazminat yönünden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.725,00 TL avukatlık ücretinin davalılar ... Elektrik Dağıtım A.Ş ve ... Yapı Grup Elek. İnş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 6-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiklerinden maddi tazminatların reddedilen kısmı yönünden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 18.103,53 TL avukatlık ücretinin (davalı ... Yapı Grup Elek. İnş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti'nin vekalet ücreti alacağı 14.518,22 TL ile sınırlı olmak üzere) davacılar ..., ... ve ...'tan alınarak davalılara verilmesine, 7-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiklerinden manevi tazminatların reddedilen kısmı yönünden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT 10/2 uyarınca hesaplanan 17.725,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 8-Davacı tarafça karşılanan 10.798,13 TL yargılama giderinin kabul ret oranı dikkate alınarak 3.973,01 TL yargılama giderinin davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin sorumluluğu 3.499,67 TL ile sınırlı olmak üzere davalılar ... Elektrik Dağıtım A.Ş. ve ... Yapı Grup Elek. İnş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyenin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafça karşılanan 100,00 TL yargılama giderinin kabul ret oranı dikkate alınarak 67,59 TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş'ye tarafa verilmesine, bakiyenin davalı taraf üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı ... Yapı Grup Elek. İnş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti. tarafça karşılanan 305,00 TL yargılama giderinin kabul ret oranı dikkate alınarak 192,72 TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalı ... Yapı Grup Elek. İnş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti.'ye verilmesine, bakiyenin davalı taraf üzerinde bırakılmasına, 11-Taraflarca yatırılan istinaf karar harçlarının talepleri halinde iadesine, 12-HMK’nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansı bulunması durumunda yatırana iadesine, 13-Kararın taraflara tebliği ile harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 02.06.2022 tarihinde kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay da Temyiz Yasa Yolu Açık olmak üzere karar verildi. Gerekçeli kararın yazım tarihi: 24.06.2022" ibarelerinin yazılması suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3.Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, Davalılar Avukatları yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma Avukatlık parasının davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı