Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/1739 E., 2025/2925 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/1739 E., 2025/2925 K. (25.02.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1739
Karar No
2025/2925
Karar Tarihi
25.02.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/1739 E. , 2025/2925 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2020/82 E., 2020/164 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen iş kazasından kaynaklanan manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Kararının davacılar vekili ile davalılardan ... Elektrik İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti ve ... Elektrik Dağıtım .... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 23.05.2023 tarih ve 2022/7078 Esas, 2023/5702 Karar sayılı kararıyla davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin süreden reddine, davacılar vekili ile davalı ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekilinin temyiz istemleri yönünden ise İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. Davacılar vekilinin karar düzeltme mahiyetli dilekçesinde; Dairemiz kararında maddi hata bulunduğu iddia edilerek maddi hatanın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Maddi yanılgının varlığı halinde usuli kazanılmış haktan söz edilemeyeceği ve maddi hatanın düzeltilmesi gerektiği Yargıtayın ve Dairemizin yerleşmiş görüşlerindendir. Dosya kapsamından Dairemizin 23.05.2023 tarih ve 2022/7078 Esas, 2023/5702 Karar sayılı kararıyla davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin süreden reddine, davacılar vekili ile davalı ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekilinin temyiz istemleri yönünden ise İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verildiği ne var ki, davacılar vekili tarafından dava açılırken 24,30 TL başvuru harcı, 250,00 TL gider avansı yatırıldığı, bu 250,00 TL’nin 240,00 TL’si yönünden reddiyat makbuzu düzenlendiği, yine davacı lehine verilen adli yardım kararı nedeniyle hazineden karşılanan tutarın toplamda 1.187,60 TL olduğu, bütün bunlar birlikte değerlendirildiğinde Mahkeme kararının 3 numaralı bendinde adli yardımdan karşılanan giderin 1.187,60 TL yerine 1.426,00 TL olarak gösterilmesi hatalı olduğu, davacılar tarafından karşılanan 240,00 TL yargılama giderinin kabul ret oranında taraflar arasında paylaştırılmamış olmasının yerinde olmadığı bu haliyle Dairemiz onama kararında maddi hata bulunduğu anlaşıldığından Dairemizin 23.05.2023 tarih ve 2022/7078 Esas, 2023/5702 Karar sayılı kararının ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.

I. DAVA Davacı vekili özetle; müvekkilleri ... ve ...’ın oğlu, ..., ..., ... ... ve ... kardeşleri ... ...'ın, 03.04.2012 tarihinde geçirdiği iş kazası neticesinde boğularak hayatını kaybettiğini, Erzurum ili ... ilçesi ... Köyü sınırları içinde yapılmakta olan .... HES Projesi göl havzası içerisinde bulunan elektrik direğinin devrilmesi sonucu meydana gelen arızaya müdahale etmek için onarma işinde ... Elektrik A...'den (... ...) .... isimli teknisyen ve bu şirketin taşeron firması olarak görev yapan ... Elektrik inş.Taah San.Tic. Ltd. Şti.'nde görev yapan aralarında müvekkillerin çocuklarının da bulunduğu ... ...., ... ve ... isimli teknisyenlerin içerisinde bulundukları deniz bisikletinin alabora olması neticesinde su içinde yaklaşık bir buçuk saatten fazla bir süre kurtarılmayı bekleyen beş kişinin, havanın ve buz tutmuş gölet suyunun da etkisiyle çırpına çırpına çevrede olayı izleyen vatandaşların gözleri önünde hayata veda ettiklerini, Söz konusu iş kazası nedeniyle Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesi 2013/121 Esas sayılı dosya ile bir kısım sorumlular hakkında ceza davası açılmış olup halen devam etmekte olduğunu, ... ...., geçirdiği iş kazası sırasında davalılardan ... Elektrik Taah. San. Tic. Ltd Şti.’nin sigortalı işçisi olduğunu. ayrıca diğer davalı ... ile ... ... Elektrik Taah. San. Tic. Ltd. Şti. arasında alt-üst işveren ilişkisinin mevcut olduğunu ve müvekkillerin uğradıkları zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlulukları bulunduğunu, yine davalılardan ... Sigorta ....,.... başlangıç ve bitiş tarihli Montaj ... Sigorta Poliçesi (kapsamında meydana gelen iş kazasından dolayı poliçe limitleri dâhilinde diğer davalılarla birlikte müvekkillerime karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduuğunu, ... vefat ettiğinde 1992 doğumlu olup henüz 20 yaşında olduğunu, çalışarak ailesinin geçimine yardımcı olan çevresince dürüstlüğüyle, iyiliği ve çalışkanlığıyla tanınan müteveffanın feci bir şekilde ölümünün anne, baba ve kardeşlerini tarifi kabil olmayacak derecede büyük üzüntüye boğmasına sebep olduğunu, üstelik elektrik teknisyeni olan müteveffanın gelecek vaad eden bir genç olduğunu beyan ederek, arz edilen nedenlerle; davaya konu iş kazasında vefat eden ... ...'ın vefatı nedeniyle, davacı baba ... için 150.000,00 TL, anne ... için 150.000,00 TL, kardeşi ... için 75.000,00 TL, kardeşi ... için 75.000,00 TL, kardeşi ... için 75.0010,00 TL, kardeşi ... için 75.000.00 TL ve kardeşi ... için 75.000,00 TL olmak üzere toplam 675.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini (... Sigorta .... açısından taleplerin poliçe limiti ile sınırlı olduğunu) talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; diğer davalı ...’nin müvekkili nezdinde düzenlenen ... numaralı ve 21.03.2011-2012 tarihlerini kapsayan İşveren Mali Mesuliyet teminatını içeren “Montaj ....Sigorta Poliçesi” nin mevcut olduğunu, müvekkili Şirketin işbu poliçeden dolayı sorumluluğunun şahış basına bedeni zararlarda 50.000.00 TL ve her durumda kaza bası 150.000.00-TL ile sınırlı olduğunu, Ancak teminat limitini bildirmelerinin iddiaları kabul etmiş oldukları anlamında değerlendirilmemesi gerektiğini, dava konusu olayda 5 işçinin vefat ettiğinin bilindiğini Bu nedenle her ne kadar kişi başı taminatları 50.000,00 TL ise de hakkaniyet gereği vefat eden her bir işçi için 150.000.00 TL/5 = 30.000,00 TL teminat limiti kabul edilmesi gerektiğini, işverenin mali sorumluluk sigortası Genel Şartları ve Poliçe Özel şartlarında belirtildiği üzere; işveren Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1 inci maddesinde teminatın kapsamı; "Bu poliçe, iş yerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda işverene terettüp edecek hukuki sorumluluk nedeniyle işverene bir hizmet akdi ile bağlı ve Sosyal Sigortalar Kanunu’na tabi işçiler veya bunların hak sahipleri tarafından işveren’den talep edilecek ve sosyal sigortalar kurumu’nun sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri ile yine aynı kurum tarafından işveren’e karşı iş kazalarından dolayı ikame edilecek rücu davaları sonucunda ödenecek tazminat miktarlarını, poliçede yazılı meblağa kadar temin eder.” şeklinde tarif edildiğini, Poliçe Özel Şartlarında da buna paralel düzenleme mevcut olduğunu, yukarıdaki madde metninden de anlaşılacağı üzere; iki hususun önem arz ettiğini, Sosyal Sigortalar Kurumunun sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri ile Sosyal Sigortalar Kurumunun sağladığı bu yardımların üzerinde ve dışında işverene terettüp edecek hukuki sorumlulukların, sigorta konusu olacağını, gerçek zararın belirlenebilmesi için de konusunda uzman kişiler tarafından bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, destekten Yoksun Kalma Tazminatı belirlenirken; bilinen ücret, belirlenebilir bir ücret yoksa Asgari Ücretin baz alınması gerektiğini beyan ederek, tüm delillerin taraflarına tebliğine kadar tüm dava ve savunma haklarının saklı kalmasına, tüm delillerin toplanmasını takiben "Adli Tıp Kurumu ve Trafik İhtisas Dairesi" tarafından kusur tespitinin yapılmasından sonra müvekkili şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması durumunda; yine "Aktüer" sıfatına sahip bir bilirkişi kanalı ile "destekten yoksun kalma" tazminatının hesaplanmasına, müvekkili şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması durumunda; sorumluğunun azami limit ile sınırlı olacağına, müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine, müvekkili şirketin dava açılmasına sebebiyet vermediği için yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu olayın gerçekleştiği 03/04/2012 tarihinde ustabaşı...., Arıza-Bakım Yüklenicisi ... Elk. İnş. Taah. Tic. San. Ltd. Şti. Aşkale İlçe Sorumlusu Tekniker ... ...., diğer yüklenici elemanları teknisyen ..., teknisyen ...., teknisyen ...’ün arızayı gidermek için gölet ortasında elektriksiz durumdaki ENH direğine Belediyeden temin ettikleri deniz bisikleti ile müdahale etmeğe çalıştıkları, ancak deniz bisikletinin su alması sonucu batması nedeniyle ölümlü kazanın meydana geldiği ve kazanın asli kusurunun gölet içerisinde hareket edecek sağlam tekne veya bot temin edilerek bu şekilde arızanın giderilmemesinden kaynaklandığının ortada olduğuu, müvekkili Şirketin meydana gelen kazada herhangi bir kusuru veya sorumluluğu olmadığını, söz konusu işin yürütülmesi için 13.01.2011 tarihli sözleşme imzalanarak Arıza Bakım ve Onarım işleri ihale edildiğini, bu yerlerdeki (dava konusu olayın meydana geldiği Aşkale ilçesi dahil ) arıza Bakım ve Onarım işleri 2011-2012 yılları arasında ... Elektrik İnş. Taah. Tic. San. Ltd. Şti. tarafından yürütüldüğünü bahse konu sözleşmenin “İş ve işyerlerinin korunması ve sigortalanması“ başlıklı 22. maddesinde “Yüklenici işin devamı sırasında is verinde yapılacak çalışmalar nedeniyle işçileri çevre halkının zarara uğramamalarını, zarar görmelerini ve islerde zarar ve hasar meydana gelmesini önleyici tedbirlerin alınmasından da yüklenici firmanın sorumlu olduğunu, alınan bütün tedbirlere rağmen yüklenicinin yaptırdığı islerden dolayı üçüncü kişilerin veya isçilerin zarar görmesi ihtimaline karşı yüklenici üçüncü şahıs mali mesuliyet sigortası.işveren mali mesuliyet sigortasını yapmakla mesul olduğunu ayrıca sigorta kapsamı içerisinde veya dışında kalan hareket ve fiilden dolayı meydana gelebilecek bütün talep ve iddiaların karşılanması yükümlüğünün de yükleniciye ait olduğunu beyan ederek, öncelikle açılan davada kusur ve sorumluluğu bulunmayan müvekkili şirket açısından husumet yönünden reddine karar verilmesini; Mahkemece işin esasına girilecekse; yapılacak yargılama neticesinde müvekkili Şirkete yöneltilen haksız ve dayanaksız davanın reddine karar verilmesini; Mahkeme harç ve masrafları ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. 3. Davalı ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve eklerinde; davalı müvekkili şirkete izafe edilmiş bir kusur veya kusurlu eylem veya hukuken sorumlu tutulmasını gerektirir bir gerekçe gösterilmediğini, HUMK 19/1-e maddesi gereğince davacının, iddia ettiği olayları sıra numarası altında dava dilekçesinde bildirmekle yükümlü olduğunu, HMK 119/1-f ve HMK 194 maddelerine göre de davacının dayandığı olayları ispata elverişli şekilde somutlaştırması, hangi delille hangi olayı ispat etmeye çalıştığını belirtmek zorunda olduğunu, ancak dava dilekçesinde davacıların, davalının hangi maddi eylemleri veya ne tür mesleki ve hukuki sorumluluğu nedeniyle bir tazminat talep ettiğini açıklanmadığını, davacının bu aşamadan sonra iddialarını genişletmesine muvafakatlerinin bulunmadığını, davacının HMK'nın 318 maddesine göre sadece Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/121 Esas sayılı dava dosyasına delil olarak dayanabileceğini, olayın meydana gelmesinde müvekkili şirkete atfedilecek bir kusur bulunmadığını, Karasu 2 Hes Projesi baraj alanı içerisinde kalan elektrik direklerinden birinin yan yatması nedeniyle oluşan arızayı gidermek, ... Elektrik Ltd. Şti. nin ... Elektrik ... ile imzaladığı sözleşme ile yüklendiği görev kapsamı içinde kalmadığını, netice olarak enerji nakil hatlarının deplasesi için yapılması gereken işlemlerin yer ve zamanında ilgili kurumlarca yapılmadığını, davacılar tarafından talep edilen maddi tazminat talepleri için Borçlar Kanunu 52. madde uyarınca müteveffanın kusuru mevcudiyeti nedeniyle indirim taleplerinin mevcut olduğunu ayrıca hesap edilecek maddi tazminattan Borçlar Kanunu 55. madde uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumunca bağlanan gelirlerin düşülmesi gerektiğini, davacılar tarafından talep edilen manevi tazminat taleplerinin oldukça fahiş olduğunu, davacıların alacaklarına mevduata uygulanan ticari faiz talep etmelerinin hukuki dayanağı bulunmadığını, bu nedenle istenilen faizin niteliğine itiraz ettiklerini, davacıların ancak 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temmerüt Faizine ilişkin Kanun'un 1. ve 2/1 maddeleri gereğince %9 oranında adi kanuni faiz talep edebilecfeklerini beyan ederek, davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

III. BOZMA ÖNCESİ VE BOZMA KARARLARI 1.Mahkemenin 16.03.2016 tarih ve 2013/149 E.-2016/109 K. sayılı ilk kararında özetle; davanın kısmen kabulü ile, Davacı ... için 35.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL, ..., ... ..., ..., ..., ... için 15.000,00 er TL manevi tazminatın 03.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (... Sigorta için dava tarihi olan 04.11.2013 tarihinden itibaren ve davalı ... poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir. 2. Kararın davacılar vekili ile davalılardan ... Elektrik İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti ve ... Elektrik Dağıtım ... tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 20.03.2018 tarih ve 2016/18232 E.- 2018/2560 K. sayılı ilamında özetle; davacı anne yararına hükmedilen 35.000,00 TL ile davacı baba yararına hükmedilen 30.000,00 TL manevi tazminatların az olduğuna işaretle karar bozulmuştur. 3. Bozma kararına uyan Mahkemenin 12.09.2018 tarih ve 2018/81 E.-2018/110 K. sayılı ikinci kararında özetle, davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 50.000,00 TL, ... için 45.000,00 TL, ..., ... ..., ..., ..., ... için 15.000,00 er TL manevi tazminatın 03.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (... sigorta için dava tarihi olan 04.11.2013 tarihinden itibaren ve davalı .... poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, karar verilmiştir. 4. Kararın davacılar vekili ile davalılardan ... Elektrik İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ve ... Elektrik Dağıtım ... tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 02.06.2020 tarih ve 2019/887 E.-2020/1822 K. sayılı ilamında özetle; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davacı anne yararına hükmedilen 50.000,00 TL ile davacı baba yararına hükmedilen 45.000,00 TL tutarındaki manevi tazminatların da ayrı ayrı az miktarda olduğu, ayrıca karar ve ilam harcından aleyhine karar verilen davalı taraf sorumlu tutulması gerekirken; kabul ve red oranına göre paylaştırılarak hükmedilen miktar üzerinden hesap edilen karar ve ilam harcının bir kısmının davacıdan tahsiline karar verilmiş olmasının, aynı zamanda somut olayda kabule göre hükmedilen ve reddolan tazminat miktarları üzerinden tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenmesi gereken vekalet ücretinin davacılar ve davalılar lehine 16.150,00 TL olması gerekirken bu miktarı aşacak şekilde taraflar lehine 16.450,00 TL’lik vekalet ücretlerine hükmedilmesinin de hatalı olduğu belirtilerek karar bozulmuştur.

IV. BOZMA SONRASI YARGILAMA SÜRECİ VE KARAR Bozma kararına uyan Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen son kararda özetle; davacı ... ve ...’ın oğulları ..., ..., ..., ... ve ... kardeşleri ... ..., davalı ... Ltd. Şti. bünyesinde elektrik teknikeri olarak çalıştığı, ... Elektrik ile ... ... arasında yapılan sözleşme gereği asıl işverenin ... ... Elektrik Ltd. Şti. olduğu ve bu itibarla sorumluluğun bulunduğu, ... Elektrik ile ... Sigorta Şirketleri arasında 16.12.2011-20.03.2013 tarihleri arasında geçerli olmak üzere "Montaj Tüm Riskler Sigorta Poliçesi" ile sigorta sözleşmesi imzalandığı sigorta şirketinin de limitleri dahilinde bu itibarla sorumluluğun bulunduğu, Mahkemece dosya arasına alınan bilirkişi raporu ile davalıların toplamda %90 kusurlu, ... işçinin ise %10 kusurlu olduğu belirlenmiş, manevi tazminat miktarı belirlenir iken Yargıtayca da bozma kapsamına alınmayan kusur oranlarının gözetildiğini, tarafların iddiaları, olayın oluşumu, kusur durumu, ortaya çıkan sonuç, davacıların tümünün manevi zararlarının oluştuğu, davacıların manevi zararlarının karşılığı olmak üzere ekonomik koşullar, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihi, paranın satın alma gücü, davalıların kusur durumu, olayın ağırlığı dikkate alınarak davacıların çektiği elem ve ızdırabın kısmende olsa hafifletilmesine yönelik olarak 26.06.1966 tarih 1966/7-7 sayılı içtihadı birleştirme kararı içeriği ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimine, hak ve nesafet kurallarına göre davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; Davacı ... için 80.000,00 TL, ... için 80.000,00 TL, ..., ... ..., ..., ..., ... için 15.000,00'er TL manevi tazminatın 03.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (... Sigorta için dava tarihi olan 04.11.2013 tarihinden itibaren ve davalı .... poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalılardan ... Elektrik İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ve ... Elektrik Dağıtım A... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Türkiye gündemine yansımış emsal nitelikteki davalar ile kıyas edildiğinde hükmedilen manevi tazminat miktarlarının az olduğunu, manevi tazminatın reddolan kısmından vekalet ücreti takdir edilmemesi gerektiğini zira manevi tazminat takdirinin tamamen hakim elinde olduğunu, hükmedilen vekalet ücretlerinin hatalı olduğunu, yargılama giderlerine eksik hükmedildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... Elektirik Dağıtım A... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusur oran ve aidiyetlerinin hatalı olduğunu, manevi tazminat miktarlarının fazla olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı anne ve baba lehine hükmedilen manevi tazminatların olay tarihinden karar tarihine kadar işleyecek faizleriyle çok yüksek miktarlarda olduğunu, kusur oran ve aidiyetlerinin tespitinde işçilerin kusurları göz ardı edilerek kusur belirlendiğini, müvekkilinin kusuru olmadığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe a) Davalı .... vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; 1.1086 sayılı HUMK'nun 432/4. maddesi uyarınca temyiz, kanuni süre geçtikten sonra yapılır veya temyizi kabil olmayan bir karara ilişkin olursa, kararı veren Mahkeme temyiz isteminin reddine karar verir ve Yargıtaya gönderme için yatırılan parayı kullanarak ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder 2. 6100 sayılı HMK'nın 81.maddesi uyarınca vekilin azli veya istifasının, Mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade edebilmesi için bu konudaki beyanın dilekçeyle bildirilmesi veya tutanağa geçirilmesi ve gerektiğinde ilgilisine yapılacak tebligat giderinin de peşin olarak ödenmesi zorunludur. 3. Somut olayda Mahkemece verilen kararın davalı ... vekili sıfatıyla Av. ....'e 13.02.2021 tarihinde tebliğ edildiği, iş bu davalıyı temsilen Av. .... tarafından temyiz dilekçesinin ise yasal süre geçirildikten sonra 11.03.2021 tarihinde verildiği, her ne kadar Av. ....'ün davalı nezdinde iş aktinin tebliğ tarihinden önce feshedildiğine dair davalı nezdinde kayıtlar bulunmakta ise de bu kayıtların Mahkeme ve dosyanın tarafları açısından geçerlilik arz edebilmesi için HMK'nın 81. maddesi kapsamında mahkemeye sunulmuş olmasının gerektiği bu yönle kararın tebliğinin yapıldığı tarih itibariyle geçerli bir azil veya istifası bulunmayan davalı vekili Av ....'e yapılan tebligatın geçerli olduğu ve davalının diğer vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesinin de bu nedenle süresinde olmadığı anlaşılmakla davalı ... vekilinin temyiz isteminin süreden reddine karar verilmiştir. b) Davacılar vekili ile davalı ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekili ile davalı ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından davacılar vekili tarafından aşamalarda 24,30 TL başvuru harcı ile 250,00 TL gider avansı yatırıldığı, bu 250,00 TL’nin 240,00 TL’sinin sarf edildiği, dava açılırken davacı tarafça başvuru harcı yatırılmış olmasına karşın hükmün 2 numaralı bendinde başvuru harcı alınmadığının belirtilerek davalılara yüklenecek harcın bu doğrultuda belirlendiği, yine davacı lehine verilen adli yardım kararı nedeniyle hazineden harcanan tutarın toplamda 1.187,60 TL olduğu, Mahkeme kararının 3 numaralı bendinde adli yardımdan karşılanan giderin 1.187,60 TL yerine 1.426,00 TL olarak gösterildiği, davacılar tarafından karşılanan 240,00 TL yargılama giderinin ise kabul ret oranında paylaştırılmadığı anlaşılmaktadır. Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK'nın geçici 3. maddesi delaletiyle HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Dairemizin maddi hataya dayanan 23.05.2023 tarih ve 2022/7078 Esas, 2023/5702 Karar sayılı kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE, 3. Mahkeme kararının hüküm fıkrasının a. 2 numaralı bendinin tamamen silinerek yerine geçmek üzere "2-a. Alınması gereken 16.052,85 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına, b.Davacılar tarafından dava açılırken yatırılan 24,30 TL başvuru harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, " ibarelerinin yazılması, b. 3 numaralı bendinin tamamen silinerek yerine geçmek üzere "Dosyada adli yardım kararı bulunduğundan, bozma öncesi hazineden karşılanan 1.187,60 TL'nin, davanın kısmen kabul (%35) oranına göre hesaplanan 415,66 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, kısmen ret (%65) oranına göre hesaplanan 771,94 TL yargılama giderinin davacılardan müteselsilen ve müştereken alınarak Hazineye irat kaydına," ibarelerinin yazılması, c.3 numaralı bentten sonra gelmek üzere 3.a. numaralı bent olarak "3.a-Bozma öncesi ve sonrası davacılar tarafından yapılan 240,00 TL yargılama giderinin, davanın kısmen kabul (%35) oranına göre hesaplanan 156,00 TL'nin davacılar üzerinde bırakılmasına, bakiye 84,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine," ibarelerinin yazılması suretiyle Mahkeme kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı