10. Hukuk Dairesi 2024/3415 E. , 2025/2943 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/166 E., 2023/305 K. Taraflar arasındaki kendi nam ve hesabına geçen sigortalılık süreleri nedeniyle davalı Kuruma ödenen primlerin güncellenmesi yoluyla toptan ödenmesi ile aksine Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı Kurumda.... Bağ-numarası ile sigortalılığının bulunduğu, 06.07.2018 tarihli dilekçe ile yaşlılık aylığı bağlanması hususunda yaş şartını doldurduğu halde aylık bağlanmasına hak kazanamadığını, bu itibarla 5510 sayılı Kanun'un 31. maddesi uyarınca güncel katsayı üzerinden tarafına toptan ödeme işlemi yapılmasını talep ettiği, davalı Kurumun da 23.10.2018 tarihli dilekçesi ile olumsuz yanıt verdiği ve muaraza meydana geldiği, davacının talebinin hukuka uygun olduğu iddiasıyla davacının yaşlılık aylığının güncel katsayı üzerinden hesaplama yapılarak toptan ödeme yapılmasına davalı yanca meydana getirilen muarazanın men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesine özetle; davacının yaşlılık toptan ödemesi talebinde bulunduğu emektar sisteminde yaş koşulu nedeniyle toptan ödeme yapılamadığının görüldüğü, 5510 sayılı Kanun'un 31. maddesine yer verilerek Kurumca yaratılan muarazanın mevcut olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEMESİ İLK KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından 26.07.2019 tarihli ve 2018/315 Esas, 2019/289 Karar sayılı kararla davacının toptan ödeme talep tarihi olan 06.07.2018 ve 18.09.2018 tarihlerinde 51 yaşında olduğu ancak davacının 20 tam yıl prim ödeme gün sayısı olan 7200 günü doldurmadığı, bu nedenle de yaşlılık aylığı bağlanmasının Kanunun mümkün olmadığı ve davacının yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli 50 yaş şartını doldurduğu ve toptan ödeme talebinin olduğu dikkate alındığında davacıya toptan ödeme yapılması gerektiğinin ve 5510 sayılı Kanun'un 31. maddesine göre davacının ödediği malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin her yıla ait tutarı, primin ait olduğu yıldan itibaren yazılı istek tarihi olan 06.07.2018 tarihine kadar geçen yıllar için, her yılın gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek davacıya verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı Kurum tarafından yaratılan muarazanın men'ine, davacının yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli 50 yaş şartını doldurduğu dikkate alındığında davacıya toptan ödeme yapılması gerektiğinin ve toptan ödemenin, toptan ödeme talep tarihi olan 06.07.2018 tarihine kadar geçen yıllar için, her yılın gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek verilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 26.07.2019 tarihli ve 2018/315 Esas, 2019/289 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 02.12.2020 tarihli ve 2019/772 Esas, 2020/1251 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 26.07.2019 tarihli ve 2018/315 Esas, 2019/289 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 20.12.2022 tarihli ve 2021/1492 Esas, 2022/16340 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur: "...Davanın temel yasal dayanaklarından olan 1479 sayılı Kanun'un 'Prim alınması' başlığını taşıyan 48. maddesinde, bu Kanun gereğince sigortalılara yapılacak her türlü yardımlarla yönetim giderlerini karşılamak üzere Kurumca bu Kanun hükümlerine göre prim alınacağı belirtilmiş, 'Prim oranları ve hesaplanması' başlıklı 49. maddesinde, bu Kanuna göre ödenecek sigorta primi oranı açıklanarak, sigortaya girişte bildirilen gelirin bir defaya özgü olmak üzere belli bir oranında giriş keseneği, basamak yükselmelerinde ise yükselme primi alınacağı, sigorta priminin, sigortalılığın başladığı tarihi izleyen aybaşından, sigortalılığın bittiği ayın sonuna kadar hesaplanmak suretiyle tam ay olarak alınacağı, bu kesenek ve primlerin tümünün, yılı içinde ödenmek kaydıyla vergi uygulamasında gider olarak gösterilebileceği bildirilmiş, anılan Kanun'un 20.05.2006 günü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu'nun 43. maddesiyle yürürlükten kaldırılan 'Kurumun gelirleri' başlığını taşıyan 15’inci maddesinde de, prim gelirleri ile Kurum gelirlerinin değerlendirilmesinden elde edilen gelirlere yer verilmiştir. 5502 sayılı Kanun'un 34. maddesinde ise, Kurum gelirleri olarak, sosyal sigorta ve genel sağlık sigortası prim gelirleri, sosyal sigorta ile genel sağlık sigortasına yapılan Devlet katkısı, primlerin ve diğer gelirlerin değerlendirilmesinden elde edilen gelirler sıralanmış, 'Çeşitli malî hükümler' başlıklı 37’nci maddesinde, süresi içinde ödenmeyen sosyal sigorta ve genel sağlık sigortası primlerinin, gecikme zamlarının, katılım paylarının Kurum alacağına dönüşeceği ve bu alacakların tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51’inci, 102’nci ve 106’ncı maddeleri hariç diğer maddelerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Davaya konu istemle ilgili olarak vurgulamalıdır ki, 1479 sayılı Kanunda sigorta primlerinin toptan geri ödenmesi iki durum ve sigorta kolu için öngörülmüştür. Kanunun 'Yaşlılık sigortasından toptan ödeme ve hizmet ihyası' başlığını taşıyan 39’uncu maddesinde, sigortalı olarak çalıştığı işten ayrılan, malûllük veya yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanamayan kadın ise 60, erkek ise 62 yaşını doldurmuş bulunan sigortalılara, ödedikleri primlerin, yazılı istekleri üzerine toptan ödeme şeklinde geri verileceği, 'Ölüm sigortasından toptan ödeme' başlıklı 44’üncü maddesinde de, ölen sigortalının hak sahibi kimselerinden hiç biri bu Kanuna göre ölüm sigortasından aylık bağlanmasına hak kazanamadıkları takdirde, sigortalının ödediği primlerin, hak sahiplerine toptan ödeme şeklinde geri verileceği hüküm altına alınmış olup, anılan yöndeki her iki düzenleme 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 'Yaşlılık toptan ödemesi ve ihya' başlığını taşıyan 31 ve 'Ölüme bağlı toptan ödeme ve ihya' başlıklı 36’ncı maddesinde de korunmuştur. Ayrıca; Anayasa’nın 60’. maddesindeki, herkesin, sosyal güvenlik hakkına sahip olduğuna, Devletin, bu güvenliği sağlayacak gerekli önlemleri alacağı ve teşkilatı kuracağına ilişkin hüküm, 1479 sayılı Kanun'un 'Yazılma' başlığını taşıyan 26. maddesinde yer alan, sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, sözleşmelere, sosyal sigorta yardım ve yükümlülüklerini azaltmak veya başkasına devretmek yolunda hükümler konulamayacağı yönündeki emredici kural bulunmaktadır. Diğer taraftan; 1479 sayılı Kanun'un 'Yersiz olarak alınan primlerin geri verilmesi' başlığını taşıyan 55’inci maddesinde, yanlış ve yersiz olarak alındığı anlaşılan primlerin, alındığı tarihten itibaren 10 yıl geçmemiş ise sigortalıya geri verileceği bildirilmiş, 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 'Prim borçlarına halef olma, gecikme cezası ve gecikme zammı ile iadesi gereken primler' başlıklı 89’uncu maddesinde kısmen benzer nitelikte düzenleme yapılarak, yanlış veya yersiz alınmış olduğu saptanan primlerin, alındıkları tarihten on yıl geçmemiş ise, payları oranında işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara veya genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine yasal faizi ile birlikte geri verileceği hüküm altına alınmış ise de, davacının 1479 sayılı Kanuna tabi sigortalılığına dayalı olarak ödediği primlerin Kurumca yanlış veya yersiz tahsil edildiği ileri sürülemeyeceği gibi, Kurumun sağlık primi alma olanağı da dikkate alındığında, anılan sigortalılık sürelerinin kendisine yaşlılık aylığı bağlanması aşamasında değerlendirilmemesinin sonuca herhangi bir etkisinden de söz edilemez. Bu açıklamalar karşısında, mahkemece yazılı şekilde karar verilmiş ise de, öncelikle davacı hakkında yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gözetilerek, toptan ödeme koşullarının oluşup oluşmadığı üzerinde durulmalı, varlığı halinde ise, davacı hakkında sadece 1479 sayılı Yasanın geçici 10 maddesinin ikinci fıkrası kapsamı ile uygulama yapılması ile yetinilmeyerek, aynı maddenin üçüncü fıkrası hükümlerine göre de tahsis yapılabilme ihtimali üzerinde durulup, davalı kurum işleminin yerindeliği irdelenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen karar usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir..." 2.İlk Derece Mahkemesi tarafından bozma ilamına uyularak yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; bozma ilamı doğrultusunda rapor düzenlenmesi için dosya ek rapor için bilirkişiye gönderildiği, bilirkişi ek raporunda davacının 1479 sayılı Kanun'un 10. maddesinin üçüncü fıkrasına göre toptan ödeme talebinde bulunduğu 06.07.2018 - 18.09.2018 tarihinde 56 yaşını doldurmadığı ve 5400 gün prim ödeme gün sayısını tamamlamadığından tarafına yaşlılık aylığı bağlanmasının mümkün olmadığı, davacının 1479 sayılı Kanunun Geçici 10 maddesinin ikinci fıkrasına göre yaşlılık aylığı bağlanmasının mümkün olmadığı, davalı Kurum tarafından toptan ödemenin, toptan ödeme talep tarihi olan 06.07.2018 tarihinde 1479 sayılı Kanunun Geçici 10 maddesinin ikinci fıkrasına göre yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli olan 50 yaş şartını doldurduğu ve 5510 sayılı Kanun'un 31. maddesine göre davacıya 06.07.2018 tarihli talebine istinaden toptan ödeme yapılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı Kurum tarafından yaratılan muarazanın men'ine, davacının yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli 50 yaş şartını doldurduğu dikkate alındığında davacıya toptan ödeme yapılması gerektiğinin ve toptan ödemenin, toptan ödeme talep tarihi olan 06.07.2018 tarihine kadar geçen yıllar için, her yılın gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek verilmesi gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir. VI.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre ve zamanaşımın geçtiği, toptan ödeme şartlarının oluşmadığı, Kurum işleminin yerinde olduğu, eksik araştırma ile karar verildiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kendi nam ve hesabına geçen sigortalılık süreleri nedeniyle davalı Kuruma ödenen primlerin güncellenmesi yoluyla toptan ödenmesi ile aksine Kurum işleminin iptaline ilişkindir. 1.Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK). 2.Uyulan bozma ilamında belirtildiği üzere 1479 sayılı Kanunda sigorta primlerinin toptan geri ödenmesi iki durum ve sigorta kolu için öngörülmüştür. Kanunun "Yaşlılık sigortasından toptan ödeme ve hizmet ihyası" başlığını taşıyan 39. maddesinde, sigortalı olarak çalıştığı işten ayrılan, malûllük veya yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanamayan kadın ise 60, erkek ise 62 yaşını doldurmuş bulunan sigortalılara, ödedikleri primlerin, yazılı istekleri üzerine toptan ödeme şeklinde geri verileceği, "ölüm sigortasından toptan ödeme" başlıklı 44. maddesinde de, ölen sigortalının hak sahibi kimselerinden hiç biri bu Kanuna göre ölüm sigortasından aylık bağlanmasına hak kazanamadıkları takdirde, sigortalının ödediği primlerin, hak sahiplerine toptan ödeme şeklinde geri verileceği hüküm altına alınmış olup, anılan yöndeki her iki düzenleme 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 'yaşlılık toptan ödemesi ve ihya' başlığını taşıyan 31 ve 'Ölüme bağlı toptan ödeme ve ihya' başlıklı 36. maddesinde de korunmuştur. 3.Davacı kadının 04.04.1967 doğumlu olduğu, ne dava ne de mahkeme karar tarihi itibariyle 60 yaşını doldurmadığı hususu sabittir. Bu durumda, ilgili kanun hükümleri gereği toptan ödeme yapılabilmesi için aranan yaş şartını taşımadığı açıktır. Dolayısıyla, toptan ödeme koşulları gerçekleşmediğinden, davanın reddi gerekirken, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu davanın kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d23f644a6c137d66 c78aca88545640d9