10. Hukuk Dairesi 2023/14197 E. , 2025/2944 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/458 E., 2023/1665 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 27. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/97 E., 2021/351 K. Taraflar arasındaki emekli aylığının yeniden hesaplanması gerektiğinin tespiti ile fark aylıkların tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvuruklarının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.03.2019 tarihi itibariyle 31.08.2020 tarihinde emekli edildiği, 31.08.2020 tarihinde emekli aylığının toptan ödendiği, ödenen maaşın 4-c emekli sandığı emeklilerine ödenen aylıktan düşük olduğu, hatanın düzetilmesi için davalı Kurumdan istemde bulunulmasına karşın herhangi bir cevap verilmediği, e-devletten yapılan araştırmaya göre 25 yıl 2 ay l’inci derece 4’üncü kademeden 4000 ek gösterge aldığının belirtilmekle olduğu, Kurumun web sayfasına girildiğinden yapılan hesaplama maaşın yaklaşık iki katı olduğu iddiasıyla emekli aylığının tespiti ile farkların yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin mevzuata uygun olduğu, davanın süresinde açılıp açılmadığının araştırılması gerektiği, yetki, zamanaşımı, derdestlik, husumet görev itirazları bulunduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; bilirkişi raporuna atfen davanın kabulü ile davacının 01.03.2019 tarihi itibariyle 3.564,82 TL aylık 142,59 TL ek ödeme olmak üzere toplam aylığının 3.707,41 TL olduğunun ve 01.03.2019 - 30.08.2020 tarihleri arası eksik ödenen tutarın 01.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; 5510 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi uyarınca karma yöntemle aylık hesaplanması gerektiği, Kurum hesaplamasının yerinde olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, emekli aylığının yeniden hesaplanması gerektiğinin tespiti ile fark aylıkların tahsiline ilişkindir. 1.Sosyal güvenlik hakkı kapsamında sigortalılara sağlanan haklardan biri de yaşlılık aylığı bağlanmasıdır, yaşlılık aylığı bağlanması kanunlarda belli koşullara bağlanmıştır. 5510 sayılı Kanun öncesi yürürlükte bulunan sosyal güvenlik kanunlarına tâbi geçen çalışmalar için bağlanacak aylıklara ilişkin 5510 sayılı Kanun'un Geçici 2. maddesinin son bendinde "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı veya iştirakçi olup, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra aylık talebinde bulunanlardan, farklı sosyal güvenlik kurumlarına ya da bu Kanunda belirtilen sigortalılık hallerinden birden fazlasına tabi olanlara aylık bağlanmasına esas alınacak kanun, bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre tespit olunur ve bunlar hakkında, bu Kanunun geçici maddelerindeki hükümler uygulanır..." hükmü düzenlenmiştir. 2.Öte yandan; 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun'un 4. maddesinde; “Kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet süreleri, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirilir.” hükmü uyarınca çeşitli sosyal güvenlik kurumlarına tâbi olarak geçen hizmet süreleri yaşlılık aylığı bağlanmasına esas olmak üzere birleştirilmekte ve birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden Kanun'un 8. maddesine göre son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan Kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması durumunda ise sonuncusunun tâbi olduğu Kurumca kendi mevzuatına göre yaşlılık aylığı bağlanması için tâbi olunan yaş, prim gün sayısı ve sigortalılık süresi tespit edilerek aylık bağlanmaktadır. 3.Somut olayda; davacının 01.01.2011 - 31.12.2011 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun (5510 sayılı Kanun'un 4/1-b maddesi), 01.04.1990 - 30.12.2010 tarihleri arasında ve 29.08.2018 tarihinden 1 gün olmak üzere 506 sayılı Kanun (5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi) ve 20.01.2012 - 29.11.2016 tarihleri arasında 5434 sayılı Kanun (5510 sayılı Kanun'un 4/1-c maddesi) kapsamında sigortalı süreleri ve 13.02.2019 tarihli tahsis talebi üzerinde davacıya 01.03.2019 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un 4/1-c maddesi kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmıştır. 4.Eldeki davada davacı kendisine bağlanan yaşlılık aylığı tutarının eksik ve hatalı hesaplandığı iddiası ile aylığın yeniden hesaplanmasıyla fark aylıkların tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının yaşlılık aylığını 5510 sayılı Kanun'un 29. maddesi hükümlerine göre hesaplayan bilirkişi raporunu esas alarak davayı kabul etmiştir. 5.Ne var ki; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı geçici 4. maddesinin 1., 2., 5. ve 9. fıkralarında; “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanuna göre; aylık, tazminat, harp malûllüğü zammı, diğer ödemeler ve yardımlar ile 8/2/2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre ek ödeme verilmekte olanlara, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunda kendileri için belirtilmiş olan şartları haiz oldukları müddetçe bunların ödenmesine devam olunur. Ancak, 5 ilâ 10 yıl arasında fiili hizmet süresi olan iştirakçilerden dolayı dul ve yetim aylığı almakta olanların, aylık ve diğer ödemeleri, bu Kanunun 32 nci, 34 üncü ve 37 nci maddelerindeki şartları haiz oldukları müddetçe devam edilir. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçiliği sona erenlerden tahsis talebinde bulunacaklar ile bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsis talebinde bulunanlardan işlemleri devam edenler hakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır. (Ek cümle: 16/6/2010-5997/10 md.) Ancak, .... Akademisinde öğrenim görmekte olan öğrencilerin yetim aylıkları bu öğrenimleri süresince kesilmeksizin ödenmeye devam edilir. 5434 sayılı Kanuna göre ödenen aylıklar ile bu madde kapsamında bağlanacak aylıklar, memur maaş katsayılarındaki artışlara göre yükseltilir. Ayrıca 5434 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra barem, teşkilat, kadro ve sair kanunlar ile aynı rütbe, kadro ve sair kanunlarda yapılacak değişiklikler sonucunda aylık tutarlarında meydana gelecek yükselmeler, aynı rütbe, kadro unvanı ve dereceden bağlanmış bulunan emeklilik, malullük ve vazife malullük aylıkları ile dul ve yetim aylıkları hakkında da uygulanır." hükümleri yer almaktadır 6.Anılan hükümler uyarınca 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden önce sigortalı olmuş ve 4/1-c kapsamında aylık bağlanmış bulunan kişiler yönünden, gerek aylık bağlanmasına ve artırılmasına, gerekse azaltılmasına, kesilmesine, yeniden bağlanmasına, toptan ödeme işlemlerine, ilgililik halinin devamına, ihya ve borçlanmalara, sair ödemelere ve yardımlara ile emeklilik ikramiyelerine ilişkin işlemlerde, 5510 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılan hükümler de dahil olmak üzere 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği, kanunun açık hükmüdür. Bu doğrultuda, anılan işlemler tesis edilirken, 5434 sayılı Kanun hükümleriyle birlikte mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerinin de dikkate alınması zorunludur. Zira kanun koyucunun iradesi, 5510 sayılı Kanun ile getirilen sistem değişikliğine rağmen, eski sigortalılık statüsüne tabi kişilerin hak ve yükümlülüklerinin, eski mevzuat hükümleri çerçevesinde korunmasına yöneliktir. Bu nedenle, 5434 sayılı Kanun'un Ek 82. maddesi dahil olmak üzere ilgili 5434 sayılı Kanun hükümleri nazara alınarak uzman bilirkişiden yeniden gerekçeli ve ayrıntılı rapor alınıp irdelenerek, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! dac64943a6b4bc21 9ad0603c9dbef08a