10. Hukuk Dairesi 2024/3163 E. , 2025/2311 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2204 E., 2023/4631 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 24. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/168 E., 2023/187 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 13.09.2014 tarihinde meydana gelen iş kazası neticesinde sakatlandığını, kısmi kalıcı şekilde iş göremez hale geldiğini, kazadan mütevellit uğradığı zararın tazmini istemli olarak 22.09.2015 tarihinde açılan davada Ankara 48. İş Mahkemesinin 11.10.2022 tarih, 2021/76 E-2022/735 K. sayılı kararı ile ... için 749.871,76 TL maddi tazminatın, 100.000,00 TL manevi tazminatın, ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın, ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın, ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın 13.09.20214 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile tahsiline hükmedildiğini, ilgili kararın Ankara 26. İcra Dairesi'nin 22/18293 E sayılı dosya ile ilamlı icra yapıldığını, 07.12.2022 tarihinde ödeme olduğunu, alacağa ancak Ankara 28 İD 2020/10634 E sayılı dosyaya yapılan ödeme tarihi olan 07.12.2022 tarihinde kavuşabildiğini, davalının müvekkilin alacağını 13.09.2014 tarihinde ödeyebilecek halde olmasına rağmen uzun süren yargılama sonucunda, günümüzün enflasyonist ortamı, yatırım araçları olan altın, döviz vs gibi unsurlardaki artışlarda gözetildiğinde hüküm altına miktarın yasal faiz oranları karşısında müvekkilin gerçek zararlarının tazmin edildiğini kabul etme olanağı bulunmadığı gibi geç ödemenin davalı yan lehine yüksek bir avantaj sağladığını iddia ederek işbu munzam zararın tazmini istemli davasını açarak davanın kabulünü talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; TBK 122. maddede munzam zarar için belirtilen koşulların işbu dava konusu olayda oluşmadığını, davacının munzam zarar talebine dayanak yaptığı iş kazası tarihinin 13.09.2014 tarihi olduğunu, buna göre 2 ve 10 yıllık genel zaman aşımı sürelerinin dolduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; ''...Davanın reddine,,..'' karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..somut olayda; maddi ve manevi tazminat hükmüne ilişkin Ankara 48. İş Mahkemesinin 11.10.2022 tarih, 2021/76 E-2022/735 K sayılı kararının kesinleşmesinin, mahkemece işbu dava yönünden bekletici mesele yapılmamasında isabetsizlik bulunmadığı, dava tarihi itibariyle davacının munzam zarar talep koşullarının bulunduğuna ilişkin iddiasını ispatlayamadığı, karar gerekçesinin dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmış olup, davacılar vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir..." gerekçesi ile esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; işbu davaya dayanak Ankara 48. İş Mahkemesinin 2021/76 E. sayılı dosyası ile verilen karar işbu dava yönünden bekletici mesele yapılması gerekirken davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının Mahkeme kararında belirtilen alacağı geç ödeyebilmek için yasanın verdiği yetkiyi kullandığını, bu durumda müvekkiline ödeyeceği tazminata yasal faiz işlerken kendilerinin bahsi geçen miktarı yüksek getiri getiren yatırım argümanları ile değerlendirebilecek ve muhtemeldir ki müvekkiline ödeyecekleri miktarın çok üstünde gelir elde edeceklerini, davalının munzam zarar talepleri için zarara uğradıklarını somut olarak ispat etmelerini istediğini, davalının iddiasının dayanaksız olduğunu, gerek istikrarlı Yargıtay İçtihatları gerekse AYM İptal Kararları gözetildiğinde ülkede enflasyonist ekonominin olduğu dönemlerde somut ispat aranmamakta bilakis yatırım araçlarını bilirkişi marifeti ile değerlendirerek hesaplama yapılmasının yeterli görüldüğünü, borçlunun munzam zararı tazmin yükümlülüğünün (BK md.105, TBK md 122) asıl borç ve temerrüt faizi yükümlülüğünden tamamen farklı temerrüt ile oluşmaya başlayan asıl borcun ifasına kadar geçen zaman içinde artarak devam eden, asıl borçtan tamamen bağımsız yeni bir borç olduğunu, müvekkilinin trafik kazası neticesinde malul kalıp çalışmakta güçlük çekerek mağdur olduğu gibi, davalı tarafından likit ve belirli olan alacağı senelerce ödemeyerek müvekkilinin çok ciddi para kayıplarına, davalının ise kendi lehine olarak sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verdiğini beyanla mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat miktarlarının kaza tarihinde ödenmesi gerekirken, Mahkeme kararı sonrası icra yoluyla tahsil edildiği tarihe kadar davacıların meydana gelen munzam zararlarının tespiti talebi ile maddi ve manevi tazminat hükmüne ilişkin Ankara 48. İş Mahkemesinin 11.10.2022 tarih, 2021/76 E-2022/735 K sayılı kararının kesinleşmesinin işbu dava yönünden bekletici mesele yapılması gerekip gerekmediğine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre kabulün dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 2. Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! fe91102814afdcea f7723041a1f6b803