Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2023/12254 E., 2025/2320 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/12254 E., 2025/2320 K. (18.02.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/12254
Karar No
2025/2320
Karar Tarihi
18.02.2025

10. Hukuk Dairesi 2023/12254 E. , 2025/2320 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/92 E., 2023/490 K. Taraflar arasındaki yaşlılık aylığı miktarının yeniden hesaplanması gerektiğinin tespiti ile fark aylıkların tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09.02.1999 tarihinde tahsis talebinde bulunan davacıya emekli aylığı bağlanırken 1998 yılı yıllık kazancı hesaba katılmayarak taban gösterge üzerinden aylık bağlandığı, davacının tahsis talep tarihinde geçerli olan Kurumun 06.01.1999 tarih 12-91 sayılı genelgesine göre 10 yıllık kazanç toplamı 1.893,473,184 lira olup yıllık kazanç ortalamasının ise 1.89347318 lira olduğu, buna göre davacının göstergesi 6 derece 7 kademe ile 12470 olması gerekirken davacıya 9475 taban gösterge üzerinden eksik olarak aylık bağlandığı iddiasıyla Kurumca hatalı olarak yapılan aylık bağlama hesabının düzeltilmesine, 19 yıldır eksik emekli aylığı alan davacıya geriye dönük maaş farkı alacaklarının yasal faizleriyle birlikte fazla haklar saklı tutularak davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili aşamalarda özetle; Kurum işlemlerinin yerinde olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından 27.06.2019 tarihli ve 2017/255 Esas, 2019/259 Karar sayılı kararla; davanın kabulü ile 01.08.2018 tarihli rapor doğrultusunda davacının maaş fark toplamı olarak 100 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizleriyle birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 27.06.2019 tarihli ve 2017/255 Esas, 2019/259 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi tarafından 02.12.2020 tarihli ve 2019/313 Esas, 2020/1266 Karar sayılı kararla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Bölge Adliye Mahkemesinin 02.12.2020 tarihli ve 2019/313 Esas, 2020/1266 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 08.11.2022 tarihli ve 2021/1493 Esas, 2022/13820 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur: "...Mahkemece, dava hakkında uyuşmazlığın çözümü bakımından 5 kez rapor aldırıldığı, bu raporlar arasında davacı iddiasının mümkün olmadığını belirten 04.12.2018 tarihli ve 06.05.2019 tarihli ek rapor ile aksi yönde davacının aylığında hata olduğunu ve davacının iddiasında haklı olduğunu belirten 26.10.2017, 01.04.2018 tarihli ek ve 01.08.2018 tarihli 2. ek raporun varlığı karşısında öncelikle bu raporlar arasındaki çelişki giderilmeksizin karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Buna göre, davacı hakkında aylık tahsis talep tarihinde yürürlükte olan 506 sayılı Yasanın 61. maddesi hükümlerine göre, öncelikle davalı Kurumun aylık hesaplama yöntemi ve esas aldığı gösterge veya üst gösterge tespit tablolarının belirlenmesi, davacı hakkında hangi gösterge tablosunun esas alınması gerektiği hususunda Kurum işleminin yerindeliğinin denetlenmesi ve davalı Kurumca geçici 39. Madde hükümlerinin uygulanarak intibak işlemlerinin yapılıp yapılmadığı hususu ile gerek ilk aylık miktarı, gerekse geçici 39. madde uygulaması sonrasında davacının intibak aylığında hata olup olmadığının, anılan yasal düzenlemeler kapsamında, tahsise esas alınan tüm verilerin getirtilmesi ile kurumca bağlanan aylığın miktarı ile beraber, dosyada alınan birbirinden farklı hesap verilerini içerir şekildeki raporların da irdelenmesi ve oluşan açık çelişkinin giderilmesi için aylık miktarının hesaplamasını bilen bilirkişi heyetinden denetime uygun bir bilirkişi raporu aldırıldıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir..." 2.İlk Derece Mahkemesi tarafından bozma ilamına uyularak yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; Yargıtay ilamı doğrultusunda, anılan kanun maddeleri çerçevesinde bozma gerekçelerinin irdelenmesi suretiyle, konusunda uzman bilirkişilerden alınan usul, yasaya ve dosya kapsamına uygun olan 29.05.2023 tarihli heyet raporuna itibar edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacıya ilk bağlanması gereken aylığın 70.77 TL(SYZ hariç) olduğunun tespitine, 2017/Ocak-Haziran ayları arasında davacının aylığının ek ödeme hariç 1.572,02 TL olduğunun tespitine, 14.829,99 TL fark aylık alacağının kuruma başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. VI.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; gerekli araştırma ve inceleme yapılmadan karar verildiği, Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yaşlılık aylığı miktarının yeniden hesaplanması gerektiğinin tespiti ile fark aylıkların tahsiline ilişkindir. 1.Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen kararın, bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d9c610288c223d08 120c92279bcc6659

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı