Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/12473 E., 2025/2298 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/12473 E., 2025/2298 K. (18.02.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12473
Karar No
2025/2298
Karar Tarihi
18.02.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/12473 E. , 2025/2298 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1311 E., 2024/1288 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Silifke 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/26 E., 2022/216 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı ...'a ait işyerinde 1997 yılının Mayıs ayında işe başladığını, 2001 yılına dek işletmede garson olarak çalıştığı, geceleri de bekçilik yaptığını, 2001'den 2014 yılına dek davalı işletmede belli sürelerle çalışmaya devam ettiğini, davalılardan ...'un emekli olması üzerine bu tarihten itibaren işletmecisi, diğer davalı ve eşi ... olduğu, saat 07:00'dan gece 01:00 lere kadar çalıştığı, 15 günden bir gün tatil kullandığını, asgari ücretle çalıştığını, buna rağmen davalı işvereninin bunu yetkili Kurumlara bildirmediğini iddia etmiş, müvekkilinin davalılara ait işyerinde belirtilen tarihlerde çalıştığı ve sigorta başlangıç tarihinin Mart 1997 tarihi olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasını kabul etmelerinin mümkün olmadığını, davacının iddialarının tamamen asılsız olduğunu, ayrıca kabul anlamına gelmemekle beraber hizmet tespiti davalarında 5 yıllık hak düşürücü zaman olduğunu, davacının talebinin ise 1997 yılından 2014 yılına kadarki dönemi kapsadığını, başkaca bir incelemeye gerek kalmaksızın 29.01.2010 yılı öncesinin hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, kaldı ki davacının hizmet döküm belgesinde davacının başkaca yerlerde çalıştığına ilişkin kayıtlar mevcut olduğunu, davacının tamamen kötü niyetli olduğunu, bu sebeple davacının davasının reddini istemiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili tarafından cevap dilekçesi verilmemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davanın kısmen kabulü ile 1)Davacının, davalı ... yanında 01.06.2010-30.09.2010 tarihleri arası 120 gün, 01.05.2011-30.09.2011 tarihleri arası 150 gün, 01.06.2012-30.09.2012 tarihleri arası 120 gün, 01.04.2013-30.09.2013 tarihleri arası 180 gün, 01.04.2014-30.09.2014 tarihleri arası 180 gün olmak üzere toplamda 750 gün ve asgari ücret üzerinden hizmet aktine bağlı olarak yukarıda belirtilen tarihler arasında kesintisiz ve aralıksız olarak çalıştığının tespitine, 2)Davanın ... yönünden hak düşürücü süre nedeniyle reddine,…” karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve fer’i müdahil Kurum vekili tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve fer’i müdahil Kurum vekili ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili ve fer’i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, temyizen bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı