10. Hukuk Dairesi 2024/13841 E. , 2025/2300 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2777 E., 2024/2821 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/97 E., 2024/293 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 5434 sayılı Kanun kapsamında hizmetinin bulunduğunu, 5434 sayılı Kanun kapsamındaki çalışmalarından dolayı 2 yıl 9 ay 23 gün fiili hizmet zammı süresinin bulunduğunu, fili hizmet zammının muvazzaf subay olarak çalışmasından kaynaklandığını, davacının 30.01.2009 tarihinde subaylıktan ayrıldığını, müvekkilinin davalı Kuruma başvurarak, tarafına yaşlılık aylığı bağlanmasını talep ettiğini, davalı Kurum tarafından talebinin 30.10.2018 tarihli yazı ile reddedildiğini, davacının işe giriş tarihi dikkate alındığında 51 yaş 5450 gün şartına tabi göründüğünü, ancak davacının 5434 sayılı Kanun kapsamında 2 yıl 9 ay 23 gün fiili hizmet zammı süresi bulunduğunu, söz konusu sürenin sigortalılık süresine eklenmesi gerektiğini, davalı Kurumun davacının 50 yaş şartını yerine getirmediğinden tahsis talebini reddettiğini, davalı Kurumun 2 yıl 9 ay 23 günlük fiili hizmet zammı süresini yaştan indirmediğini, 2 yıl 9 ay 23 günlük fiili hizmet zammı süresi yaştan indirildiğinde davacının en erken 05.01.2018 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanması için davalı Kuruma müracaat edebileceğini, başvuru tarihinin 30.10.2018 tarihi olduğunu, tahsis talebi kabul edilmesi gerekirken reddedildiğinden davalı Kurum işleminin hatalı olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla müvekkiline 30.10.2018 tarihli tahsis talebini takip eden aybaşı olan 01.11.2018 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile ödenmeyen yaşlılık aylıklarına ödenmeleri gereken tarihlerden itibaren ay be ay yasal faiz işletilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacının davasının kısmen kabulü ile Davacıya 01.01.2019 tarihinden itibaren başlamak üzere 506 sayılı Kanun'un geçici 81. maddesinin B fıkrasının H bendine göre yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile davacıya 01.01.2019-01.04.2019 tarihleri arasında ödenmesi gereken yaşlılık aylıklarının 01.04.2019 tarihinden itibaren, 01.04.2019 tarihinden itibaren ödenmesi gereken yaşlılık aylıklarının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı ve davalı Kurum vekilleri temyiz dilekçelerinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, temyizen bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, yaşlılık aylığının tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.