10. Hukuk Dairesi 2024/15930 E. , 2025/2302 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2948 E., 2024/2458 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/401 E., 2024/158 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin geçimini herhangi bir işverene bağlı olmaksızın, kendisine ve eşine ait olan ve kiralamak suretiyle kullandığı tarım arazilerini, kendi adına ve hesabına biçerek elde ettiği tütünleri yine kendi adına ve hesabına satmak şeklinde yürüttüğü tarım işleriyle sağladığını, 09.03.1998 tarihinden bugüne kadar devam eden Denizli Güney Ziraat Odası kaydının bulunduğunu, buna göre müvekkilinin 5510 sayılı Kanun ve mülga 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca, Kanun kapsamında sigortalı sayılacaklar arasında olduğunu, 11.10.2023 tarihinde müvekkilinin Tarım Bağ-Kur'u kapsamına alınması için Denizli Buldan Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğüne başvuruda bulunduğunu, müdürlüğün 24.10.2023 tarihli cevap yazısında, "...Kurumumuz 28.03.2016 tarihli ve 2016/06 sayılı denetmen raporuna göre Güney Ziraat Odası kaydınız iptal edilmiş olup..." denilerek, müvekkilinin oda kaydına dayalı olarak Tarım Bağ-Kur kapsamında sigortalı sayılmasının mümkün olmadığı bildirilmek suretiyle taleplerinin ret edildiğini, ilgili yasalar gereğince, Tarım Bağ-Kur sigortalısı olacakların "Tarımsal faaliyet: Kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde veya kamuya mahsus mahallerde; ekim, dikim, bakım, üretme, yetiştirme ve ıslah yoluyla yahut doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünleri elde edilmesini ve/veya bu ürünlerin yetiştiricileri tarafından; muhafazasını, taşınmasını veya pazarlanmasını..." denilerek açıkça sayıldığını, SGK denetmen raporuna göre oda kayıtlarının tek taraflı iptal edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Güney Ziraat Odası Başkanlığından alınan belgeleri ve aidat ödemelerini dava dilekçesi ekinde sunduklarını, bu belgelerden anlaşılacağı üzere, müvekkilinin her yıl aidatını ödediğini, ilgili yasalara ve yönetmeliklere göre oda kaydı bulunan kişilerin zorunlu Tarım Bağ-Kur kapsamında olduğunu, ancak davalı Kurumun müvekkilinin Güney Ziraat Odası kaydını yok sayarak müvekkilinin ürün teslim ettiği yıllarda sigortalı saymamasının anayasa ve yasalarca düzenlenen sosyal güvenlik ilkesine aykırı olduğunu, müvekkilinin yürütmekte olduğu tarımsal faaliyete ilişkin olarak; 25.07.1998 tarihinde yetiştirdiği tütünü Tekel'e, 27.04.1999 tarihinde yetiştirdiği tütünü ..., 25.05.2000 tarihinde yetiştirdiği tütünü ...., 05.04.2001 tarihinde yetiştirdiği tütünü Altap, 16.04.2002, 11.03.2009, 05.11.2012, 29.01.2014, 28.01.2015 ve 13.01.2016 tarihlerinde yetiştirdiği tütünü Socotab ve 17.04.2006 tarihinde yetiştirdiği tütünü ... Şirketlerine teslim ettiğini, müvekkilinin 1998 yılından bu yana çiftçilik yaparak tütün yetiştirdiğini, oda kaydının da 1998 yılından bu güne kadar devam ettiğini, mülga 2926 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri uyarınca, adı geçen kuruluşlarla müvekkili arasındaki söz konusu ilişkinin Kurum kayıtlarının tetkikinden tespit edilebileceğini, müvekkilinin yetiştirdiği ürünler ve oda kaydı dikkate alınarak zorunlu Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti için Mahkemeye başvurulması zorunluluğunun hasıl olduğunu beyanla; müvekkilinin Ziraat Odası kaydının geçerli olduğunun tespitine, müvekkilinin zorunlu Tarım Bağ-Kur sigortalılığının ürün teslim tarihleri ve oda kaydı dikkate alınarak tespitine ve Kurum kayıtlarının düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve yersiz açılmış bir dava olup reddi gerektiğini, öncelikle davacı tarafın talebini açıklaması gerektiğini, davacının sigortalılığını hangi dönem yönünden istediğinin dava dilekçesinden anlaşılamadığını, bu sebeple davacıya talebini açıklaması için süre verilmesi, aksi halde davanın bu yönüyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının müvekkili Kurumun 7422440974 Bağ-Kur sicil no.lu sigortalısı olduğunu, davacının sicil dosyası incelendiğinde; davacının 21.01.2021 tarihinde müvekkili Kurumun kayıtlarına intikal eden dilekçesi ve ekindeki firmalara satmış olduğu ürün bedellerinden yapılan tevkifata istinaden Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak sigortalılık sürelerinin düzenlenmesini talep ettiğini, Kurum kayıtlarının incelenmesi neticesinde, davacının Nisan 1999 ve Nisan 2001 aylarında yapılan tevkifatının Kuruma intikal ettiğinin görüldüğünü ve bu kesintilere istinaden 01.05-31.12.1999 ve 01.05-31.12.2001 dönemleri yönünden sigortalılığının tescil edildiğini, davacının sunduğu ürün bedellerinden yapılan tevkifat makbuzlarına istinaden, İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Tevkifat Servisine yazılan 16.03.2021 tarihli ve 22160456 sayılı yazı neticesinde, Mart 2006 ve Mayıs 1998 aylarında yapılan tevkifatın da Kuruma intikal ettiğinin görüldüğünü, bu kesintilere istinaden, müvekkili Kurumca yeniden yapılan inceleme neticesinde, 01.06.1998-31.12.1999, 01.05-31.12.2001 ve 01.04-31.12.2006 dönemlerine istinaden davacıya gün verildiğini, davacının 08.06.1998, 13.04.1999, 31.05.2000, 27.04.2001 ve 05.04.2022 tarihlerinde sattığını tarımsal ürünler nedeniyle 2926 sayılı Kanun gereği sigorta tescil işleminin yapılması talebinde bulunduğunun görüldüğünü, davacının müvekkili Kurumun kayıtlarına alınan 13.06.2023 tarihli ve 75022943 sayılı yazısında, 1998-2002 yılları arasındaki tevkifat ve Ziraat Odası kaydı dikkate alınarak sigortalılık sürelerinin kesintisiz olarak devam ettirilmesini talep ettiğinin görüldüğünü, davacının Güney Ziraat Odasına olan kaydı 09.03.1998 tarihinden itibaren başlamış görünse de Kurum denetim elemanlarınca yapılan araştırma sonucu düzenlenen 28.03.2016 tarihli ve 2016/06 sayılı denetmen raporuna istinaden, davacı sigortalının Güney Ziraat Odasına olan üyeliği geçerli sayılmadığından müvekkili Kurumca sadece tütün sattığı yıllar için Tarım Bağ-Kur kapsamına alındığını, diğer yıllar Bağ-Kur'lu sayılmadığını, bu durumun 14.06.2023 tarihli ve 75066732 sayılı yazı ile davacıya Tarım Bağ-Kur günlerini içeren belge ile birlikte tebliğ edildiğini, davacının 11.10.2023 tarihli ve 82107869 sayılı yazısında, davacının her yıl Güney Ziraat Odasına üyeliğinden dolayı yıllık üyelik aidatı ödediği, Bağ-Kur'lu sayılmadığı günler için itiraz ettiğinin belirtildiğini, müvekkili Kurumun 28.03.2016 tarihli ve 2016/06 sayılı denetmen raporuna göre davacının Güney Ziraat Odasına olan kaydının iptal edildiğini, davacının Tarım Bağ-Kur kapsamına alınmama sebebinin ise Kurumun 2013/11 sayılı Genelgesinde, ''Mülga 2926 sayılı Kanuna istinaden tescil ve re’sen tescilleri yapılanlardan sonradan tarımsal faaliyetleri ile ilgili kurum ve kuruluş üye kayıtları usulüne uygun olmadığından sigortalılıkları geçersiz sayılanlar başlığı altında "6552 sayılı Kanun'un 58. maddesiyle Kanun'a eklenen geçici 54. maddeye istinaden, mülga 2926 sayılı Kanun'un 2. maddesine göre Kurum tarafından tescil veya re’sen tescil işlemi yapılan sigortalılardan, tescil ve sigortalılık sürelerine esas tarımsal faaliyetleri ile ilgili kurum ve kuruluş üye kayıtlarının usulüne uygun olarak yapılmadığının tespiti ile sigortalılıkları iptal edilenlerin, tescillerinin yapıldığı tarihten 31.12.2010 tarihine kadar geçen sürelere ait prim, gecikme cezası ve gecikme zamlarının 31.12.2013 tarihine kadar tamamının ödenmiş olması şartıyla, sigortalılık süresinin tamamı, kısmi prim ödemesinin bulunması halinde ise prim ödemelerinin karşıladığı ayın sonu itibariyle sigortalılık süreleri geçerli sayılacaktır. Ancak, tevkifat kesintisine istinaden gerçekleştirilen sigortalılık tescilleri sonrasında sigortalılık sürelerini etkileyecek şekilde geçmişe dönük yapılan ziraat odası kayıtları geçerli kabul edilmeyecektir.'' hükmünün yer alması olduğunu, bu hususa ilişkin bildirimin de Kurumun 24.10.2023 tarihli ve 82843353 sayılı yazısı ile davacıya bildirildiğini, davacının 1998-2002 yılları arasında sigortalı olma talebinin müvekkili Kurumun 28.03.2016 tarihli ve 2016/06 sayılı denetmen raporu doğrultusunda Güney Ziraat Odası üyelik kaydı geçerli sayılmadığından tevkifat doğrultusunda ve kesintilerinin intikal ettiği 01.06.1998-31.12.1999, 01.05.2001-31.12.2001 ve 01.04.2006-31.12.2006 tarihleri yönünden dikkate alındığını, müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemler mevzuat hükümlerine uygun olup, bu hükümler gereğince davacının talebinin kabulünün mümkün bulunmadığını beyanla; davanın reddini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının 01.01.2000-30.04.2001, 01.01.2002-31.12.2002 ve 01.01.2007-31.12.2016 tarihleri arasında mülga 2926 sayılı Kanun ve halen yürürlükte bulunan 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b, 4 alt bendi kapsamında zorunlu Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine ve Kurum kayıtlarının bu doğrultuda düzeltilmesine, fazlaya ilişkin süreler yönünden davacının sigortalılığının tespiti talebinin reddine, yine davacının ziraat odası kaydının geçerli olduğunun tespiti talebinin reddine karar verildiği görülmüştür. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, temyizen bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4f98da1f8d865505 5f909b9c9b971fb9