10. Hukuk Dairesi 2024/2417 E. , 2025/941 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/138 E., 2023/709 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili özetle; asıl dava dosyasında eş ve çocuk için 1,00’er TL maddi tazminat ile birleşen dava dosyasında eş için 90.000,00 TL, çocuk için 80.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ettikten sonra, bozma kararından sonra davacı eşin maddi tazminat istemini 99.300,00 TL'ye arttırmıştır.
II. CEVAP Davalı vekili özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 02.07.2019 tarihli ilk kararıyla; davacıların maddi tazminat istemlerinin dava dışı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme ile karşılandığından bahisle reddine, eş lehine 80.000,00 TL, çocuk lehine 70.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 02.07.2019 tarihli bu ilk kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemiz'in 15.11.2022 tarihli kararı ile davalının tüm temyiz itirazlarının ve davacıların manevi istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine, davacıların maddi tazminat istemlerinin reddine dair hükme yönelik temyiz itirazları açısından davacıların sair temyiz itirazlarının reddine ancak somut olayda maddi zarar hesaplanırken bir yılın 360 gün olarak dikkate alınması gerekirken ortalama 334 gün üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğu, yemek ücreti belirlenirken hafta sonları hariç tüm yıl üzerinden bir belirleme yapmak gerekirken 233 gün üzerinden yemek ücreti belirlenmesinin doğru olmadığı, bunlar yanında bilinen/iskontosuz dönemin hesap raporunun düzenlendiği yılın sonuna kadar devam eden dönem olduğu gözetildiğinde; bilinmeyen dönemin 06.05.2019 tarihinden başlatılması ve devamında 06.05.2019-31.12.2019 tarihleri arasındaki maddi zarar tutarına arttırım katsayısı uygulanmadan sadece birinci yıl iskonto katsayısı, 2020 yılından başlamak üzere 2020 yılı maddi zararına birinci yıl artırım katsayısı uygulandıktan sonra aynı yıla ikinci yıl iskonto katsayısı, 2021 yılı zarar hesabında ikinci yıl artırım katsayısı uygulandıktan sonra aynı yıl maddi zararına üçüncü yıl iskonto katsayısı, 2022 yılı zarar hesabında üçüncü yıl artırım katsayısı ve aynı yıla dördüncü yıl iskonto kat sayısı uygulanarak maddi zararların belirlenmesinin yerinde olmadığı, son olarak hükme esas kusur raporunda kazanın meydana gelişinde kendisine %15 oranında kusur izafe edilen diğer ... işçi ...’in üçüncü kişi olduğu gözetildiğinde Kurum ödemelerinin rücu edilebilecek kısmı hesaplanan maddi zarar tutarlarından indirilirken 5510 sayılı Kanun'un 21/4. maddesi gereğince davacılara bağlanan iş kazası ölüm gelirlerinin ilk peşin sermaye değerlerinin %77,50’sinin rücu edilebileceği dikkate alınmadan ilk peşin sermaye değerlerinin %85,00’ine isabet eden kısımlarının indirilmesinin hatalı olduğundan bahisle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduktan sonra verilen temyiz incelemesine konu 12.12.2023 tarihli kararda 13.09.2023 tarihli bilirkişi hesap raporunun bilinen dönemin değiştirilmediği, bozma öncesi kararda itibar edilen hesap raporunun bilinen dönemini kullanan hesaplama ihtimaline itibar edilmek suretiyle davacı eş lehine 99.269,91 TL maddi, 80.000,00 TL manevi, davacı çocuğun maddi tazminat isteminin reddine, çocuk lehine 70.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, mahkemece raporun bozma sonrası veriler ve ücret artışları dikkate alınarak düzenlenen kısmının hükme esas alınmamasının usul, yasa ve yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu, müvekkilinin murisinin ölümü nedeniyle uğranılan kazanç kayıplarına ilişkin düzenlenen raporda esas alınan ücret artış oranlarının, Toplu İş Sözleşmesi ve asgari ücretteki gerçek artış oranlarının altında kaldığını, bundan sonra da bu oranların rapordaki varsayımların üzerinde seyredeceğini, Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 21/5. maddesi gereği rücu edilemeyen gelirlerin kazanç kayıplarından düşülmesinin hatalı olduğunu, aynı kazada hayatını kaybeden ...’in kusuruna isabet eden kısmın rücu edilemeyeceği dikkate alındığında, ilk peşin sermaye değerlerinden bu kısımların düşülmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, zorunlu sigorta tarafından yapılan ödemelerin faiziyle birlikte güncellenerek kazanç kayıplarından indirilmesini kabul etmediklerini, bu ödemenin faizsiz şekilde dikkate alınması gerektiğini, bilinen yıllar için iskonto uygulanmasının hatalı olduğunu ve iskontonun yalnızca bilinmeyen yıllar için yani 2024 yılı ve sonrası için yapılması gerektiğini, ayrıca bilinmeyen yıllar için %10 oranında artış öngörülmesinin de hatalı olduğunu, çünkü müvekkilinin ücretlerinin bu oranın da üzerinde artacağı öngörüldüğünden raporun bu yönüyle de hatalı olduğunu, hüküm altına alınan manevi tazminatın çok az olduğunu ve duyulan acıyı hafifletmekten uzak kaldığını, manevi tazminatın amacı zenginleşme değil acıyı hafifletmek olduğunu, buna rağmen takdir edilen miktarın bu amaca hizmet etmediğini, manevi tazminat yönünden lehlerine eksik vekâlet ücreti takdir edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Dairece manevi tazminata ilişkin temyizlerin kesinlik nedeniyle reddedildiği hâlde, müvekkilleri aleyhine hükmedilen red vekâlet ücretinin önceki karardan daha yüksek belirlendiğini, her bir müvekkilinin manevi tazminatı yönünden lehlerine ayrı ayrı vekâlet ücreti verilmesi gerekirken, toplam manevi tazminat miktarı esas alınarak tek vekâlet ücretine hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, maddi tazminat hesabında zarardan geçici iş göremezlik ödeneklerinin tamamı düşülmediği takdirde, müteveffanın hak sahiplerinin aynı zarar için hem işverenden tam tazminat hem de Kurumdan gelir almak suretiyle mükerrer yararlanacaklarını, bu durumun davacı açısından sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını, geçici iş göremezlik ödeneğinin tamamının zarardan düşülmesi gerektiğini, ölen sigortalının hak sahiplerine ödenecek tazminat hesabında kıdem tazminatının dikkate alınamayacağını, pasif dönem için zarar hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, sigortalının 50-60 yaş arası dönemde yılın tamamını çalışarak geçireceği varsayımıyla hesap yapılmasının doğru olmadığını, hesap raporunda kazançların rapor tarihinden itibaren iskontoya tabi tutulması gerekirken bu hususun dikkate alınmadığını, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe a. Taraf vekillerinin davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde, Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre davacılar vekilinin eş için 99.300,00 TL maddi, 90.000,00 TL manevi, çocuk için 1,00 TL maddi, 80.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesi'nin bozmaya uyarak verdiği temyiz incelemesine konu son kararında eş lehine 99.269,91 TL maddi, 80.000,00 TL manevi, davacı çocuğun maddi tazminat isteminin reddine, çocuk lehine 70.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiği gözetildiğinde, kısmen kabul, kısmen reddine karar verilen manevi tazminat miktarlarının karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin ayrı ayrı altında kaldığı anlaşıldığından taraf vekillerinin bu kısımlara yönelik temyiz itirazlarının ayrı ayrı miktardan reddine karar verilmiştir. b. Taraf vekillerinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde, Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından, Dairemiz'in yukarıda açıklanan bozma kararında bilinen dönemin değiştirilmemesi gerektiği yönünde bir ifade bulunmadığı, kaldı ki anılan bozma kararının davacı lehine olduğu, gerekçeli karar başlığında davalının ünvanının eksik yazıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonucunda, o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; Mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, Mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı) Öte yandan 6100 sayılı HMK’nın 297/1-b maddesine göre hüküm tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini içermelidir. Yukarıda açıklanan nedenlerle somut olayda, bozma kararının davacı lehine olduğu ve bozma kararında bilinen dönemin değiştirilmemesi konusunda bir belirleme de yapılmadığına göre Mahkemece 13.09.2023 tarihli bilirkişi hesap raporunun bilinen dönemin değiştirilmediği, bozma öncesi kararda itibar edilen hesap raporunun bilinen dönemini kullanan hesaplama ihtimaline itibar edilmesi hatalı olduğu gibi, gerekçeli karar başlığında davalının ünvanının eksik yazılması isabetsizdir. Mahkemece yapılacak iş 13.09.2023 tarihli bilirkişi hesap raporunun bilinen dönemin değiştirildiği diğer hesaplama ihtimaline itibar ederek davacı eşin maddi tazminat istemi hakkında hüküm kurmak, gerekçeli karar başlığında davalının ünvanın tamamının yazılması gerektiğini gözeterek çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Taraf vekillerinin davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, 2.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine gönderilmesine, 21.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1a68f3f7657057a9 80455f70de9c4076