Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/1771 E., 2025/1776 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/1771 E., 2025/1776 K. (11.02.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1771
Karar No
2025/1776
Karar Tarihi
11.02.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/1771 E. , 2025/1776 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/881 E., 2023/2606 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 19. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/622 E., 2023/144 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kısmen kabulüne ilişkin karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin 14.10.2018 tarihinde davalı bünyesinde sıvacı olarak çalışmakta ilken yüksekten düşerek iş kazası geçirdiğini,sürekli iş göremezlik derecesinin %50 olduğunu, davalının tam kusurlu olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 500,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı şirket tarafından yazılı cevap dilekçesi sunulmamış, yargılama aşamasında davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; ''...Davanın kısmen kabulü ile 1.181.932,03 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 70.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,..'' karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..A)1- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/(1) b) 1. maddesi gereğince esastan reddine, Davanın kısmen kabulü ile 1-1.181.932,03 TL maddi tazminatın olay tarihinden (14.10.2018) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-120.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden (14.10.2018) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,.." karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; öncelikle meydana gelen kazanın iş kazası olmadığını, çalışma olmayan gün davacının talimat dışında unuttuğu eşyasını almak için işyerine geldiğini, eskiden beri görme bozukluğuna neden olan tavuk karası rahatsızlığını sakladığını ve sıvacı olarak çalıştığını, mahkemece bu yönün araştırılmadığını, hesap raporu ile ek rapor arasında %100'e yakın fark bulunup bu durumun bilirkişinin hatalı hesabından kaynaklandığını, davacının %47 oranında çalışma gücünü kaybettiğine ilişkin tespitin doğru olmadığını, ceza yargılamasının devam ettiği Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/696 E., sayılı dosyasında aldırılan kusur raporu ile dava dosyasında alınan kusur raporunun çelişkili olduğunu, ceza dosyasında yapı ruhsatının alınmasından itibaren binada oturum izni alınıncaya kadar şantiye şefinin sorumlu olacağının ceza dosyasında alınan raporda belirlendiğini şantiye şefinin .... olduğunu, bu nedenle verilen maddi ve manevi tazminatın hatalı olduğunu kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürerek temyiz talebinde bulunmuştur. Ayrıca davalı tarafça SGK tarafından açılan rücu dosyasında Adli Tıp Kurumu tarafından sunulan raporda davacının sürekli iş göremezlik oranının %0 olduğunu bu hususunda beyanlarını doğruladığını ve kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, meydana gelen iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 1. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanun'un 19 ve 25. maddelerine göre meydana gelen iş kazasından sonra meslekte kazanma gücü kaybın oranının %10’dan fazla olup olmadığının veya ne miktarda olduğunun tespitinde izlenecek yol, 506 sayılı Kanun'un 109. (5510 sayılı Kanun'un 95.) maddesinde hükme bağlanmıştır. Buna göre kurum sağlık tesislerince düzenlenen raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınmalı, söz konusu kurul raporlarının Kurumu bağlayacağı, ancak, diğer ilgilileri bağlamayacağı dikkate alınarak, itiraz halinde, Adli Tıp Kurumundan alınacak rapora göre karar verilmeli; Yüksek Sağlık Kurulu Raporu ile Adli Tıp Kurumu raporu arasında çelişki bulunması halinde ise Adli Tıp Genel Kurulundan alınacak raporla, bu çelişki giderilip, varılacak sonuca göre karar verilmelidir. Somut olaya dönüldüğünde sıvacı olarak çalışan davacının 14.10.2018 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasına ilişkin 02.10.2019 tarihinde .... Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından hazırlanan raporda sürekli iş göremezlik derecesinin %47 olarak kabul edildiği, SGK Ankara .... SGM'nin 24.05.2021 tarihli kararında davacının sürekli iş göremezlik derecesinin %47 olarak belirlenerek kontrol muayene gerekmediğinin belirtildiği, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 26.01.2022 tarihli kararında da davacının sürekli iş göremezlik derecesinin %47 olarak belirlendiği ve mahkemece bu oran üzerinden yapılan hesap raporuna göre hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Ancak davalı tarafça rücu davasında alınan Adli Tıp 3. İhtisas Dairesinin davacının iş göremezlik oranına ilişkin %0 olarak belirlendiği ibraz edilmiş olup davacının sürekli iş görmezlik derecesine itiraz ettiği, davacının sürekli iş göremezlik derecesinin kesinleşmediği işbu %0 belirlenen iş göremezlik oranına göre davacıya gelir bağlanmasının da mümkün olmayacağı ve bu dosyada yapılan gelir mahsubunun da usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir. Mahkemece yapılacak iş davacının sürekli iş göremezlik oranının tespit edilmesi ve buna göre yapılacak tazminat hesabından re'sen düşülmesi gereken ilk peşin sermaye değeri kesin olarak belirlenmeli, davacının kararı temyiz etmediği dikkate alınarak tespit edilecek iş göremezlik oranına göre rapor alınmak suretiyle bir karar vermekten ibarettir. O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve bozma sebebine göre sair temyiz itirazları incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararı ortadan kaldırılarak, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6661a30dc43d2239 4a66769162f8cad6

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı