10. Hukuk Dairesi 2024/1318 E. , 2025/1749 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2241 E., 2023/1871 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun İş Mahkemesi SAYISI : 2019/163 E., 2022/285 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, davacıların murisleri olan ...'ın 11.06.2017 tarihinde meydana gelen olay sonucu vefat ettiğini belirterek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işverenin iş kazasından doğan sorumluluğunun kusura dayalı sorumluluk olduğunu, kusur sorumluluğunda illiyet bağının zarar görenin veya üçüncü kişinin kusuruyla kesilebildiğini, olayın Sosyal Güvenlik Hükümleri yönünden iş kazası sayılmasının mutlaka işverenin tazminat sorumluluğuna yol açmayacağını, söz konusu kazanın da şirket bakımından illiyet bağının ortadan kalkacağı şekilde gerçekleştiğini, uygun illiyet bağını kesen sebeplerin üçüncü kişinin kusuru, kazalı işçinin kendi kusuru, mücbir sebep ve kaçınılmazlık olduğunu, davacıların dava dilekçesinde müteaddit kere üçüncü şahsın kusurlu olduğunu bildirmelerine rağmen şirkete talep yöneltmelerinin hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğunu, kaza tutanağında da belirtildiği üzere, ...'ın park halindeki araca arkadan çarpmak suretiyle kazaya karıştığını, hal böyle olunca hem dava dışı ... ...'ın hem da ... ... ... ...'ın ağır kusurlarıyla kazaya bizzat sebebiyet vermiş olmaları sebebiyle dava konusu kaza ile şirketin işveren sorumluluğuna ilişkin illiyet bağının ortadan kalktığını, kaldı ki kaza tutanağında dahi müteveffanın %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, şirkete ait bir kusur tespit edilmediğini, motorlu kurye olarak çalışan müteveffaya şirket bünyesinde icra edeceği iş ile ilgili her türlü eğitimin verildiğini ve donanımın sağlandığını, gerekli ehliyete sahip olan ve gerekli tüm iş sağlığı ve güvenliği talimatları kendisine verilen müteveffaya tahsis edilmiş tüm koruyucu giysilerin eksiksiz olarak verildiğinin ve hepsinin üzerinde giyilmiş vaziyette olduğunun sabit olduğunu, şirkete atfedilebilecek kusur bulunmadığını, kusuru kabul anlamına gelmemekle şirket tarafından davacılarla her aşamada ilgilenildiğini, ellerinden gelen her türlü çabanın sarf edildiğini ve ferdi kaza poliçesi kapsamında davacılara 82.500,00 TL ödeme yapıldığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile KTK'nın 59. maddesi ile Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 135. maddesi kapsamında ... ... idaresindeki aracın arıza nedeniyle durmak zorunda kaldığı, tırın emniyet şeridi bulunan alanda durduğu ancak durmak zorunda kalınan yer, aracın genişliği ile olay yerindeki emniyet şeridi genişliği dikkate alındığında aracın bir kısmının emniyet şeridi içerisinde kaldığı, bir kısmının ise emniyet şeridi dışında olduğu, Yönetmeliğe göre yol, hava ve trafik durumu ile gece ve gündüz oluşuna göre gerekli tedbirlerin alınması gerektiği, sürücü ... ... tarafından gündüz vakti, görüşün açık olduğu, meskun mahaldeki virajsız, eğimsiz yolun sağında dörtlü ikaz lambalarını yakarak beklediği, Yönetmelik kapsamında alınması gerekli tedbirlerin alındığı, Yönetmelikte de belirtildiği üzere ışıkların yakılmadığı, yakılamadığı veya yakılması halinde dahi 150 metre mesafeden diğer araç sürücüleri tarafından açıkça görülemediği takdirde, bozulan aracın ön ve arkasına uygun yerlere diğer araç sürücülerinin 150 metre mesafeden açıkça görebilecekleri şekilde birer kırmızı yansıtıcı veya kırmızı ışıklı cihaz konulmasının mecburi olduğu, yol, hava ve trafik durumu kazanın gündüz vakti gerçekleşmesi ile ışıkların yakıldığı dikkate alındığında kırmızı yansıtıcı ya da kırmızı ışıklı cihaz koyulmasının zaruri olmadığı (bu nedenle 08.04.2019 tarihli kusur raporunda ... ...'a atfedilen kusur gerekçesi olarak KTK'nın 59 ve Yönetmeliğin 135. maddesine atfıyla kırmızı işaretleyici koyulmamış olmasının kusur kabul edilmesi yerinde bulunmamış, 13.06.2021 tarihli kusur raporunda kaza yerinin meskun mahal olduğu, kazanın gündüz vakti meydana geldiği, aracın dörtlü ışıklarının yakılı olduğu, bu durumda reflektör koyulmasının gerekli olmadığı, uygun hızla seyreden aracın yolun kısmen içinde kısmen dışında park halinde olan aracı yeterli mesafeden fark ederek şerit değiştirmesi veya yavaşlamasının mümkün olduğu görüşü mevzuata ve olayın oluş şeklinde uygun bulunmuştur), 21.08.2020 tarihli ..... Üniversitesi Öğretim Üyeleri tarafından düzenlenen raporda ve 11.11.2021 ile 07.02.2022 tarihli raporlarda da belirtildiği üzere kaza yerinde banket genişliği 160 cm, araç genişliği ise 255 cm olup aracın 105 cm'nin yola taştığı, ancak şerit 350 cm genişliğinde olup şeridin 245 cm'nin geçişe uygun olduğu, motosikletin genişliği dikkate alındığında tırın yanından geçebileceği alan bulunduğu, bu nedenle motosikletin sol şeride geçmesine de gerek olmadığı, murisin kullandığı aracın tıra çarpması esnasında aracın eğiminini bozulmamasının, araca dik çarpmış olmasının sürücünün sağa-sola manevra yapmadığının göstergesi olduğu, murisin gündüz vakti eğimsiz ve virajsız yolda direksiyon ve fren tedbirlerini almaksızın sürüşü nedeniyle %100 kusurlu olduğu, işverenin ise gerekli koruyucu donanımları verdiği, sürücü imzalı ... Gıda Restoran Personel Yönetmeliği, ... Gıda Burger ... Genel Çalışma- İş Sağlığı ve Güvenliği Talimatı, İş Güvenliği Eğitim Katılım belgesi, ... Gıda San. ve Tic. A.Ş. İş Profili belgesinin bulunduğu, davalının taleplerden sorumlu olması için kusuru olması gerektiği, davalı işverenin ise kazada ve iş güvenliği bakımından kusurunun olmadığı, araçta mevcut teknik bir arıza olduğunun ya da davacının çalışma düzeninin kazaya sebep olduğu ile davacı üzerinde çalışma baskısı olduğunun iddia ve ispat edilemediği değerlendirildiğinden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; davalı iş verenin olayda kusurunun bulunmadığı, ... işçinin yolda arıza nedeniyle durmakta olan başka bir araca arkadan çarptığı, zarar görenin ağır kusuru neticesinde illiyet bağının kesildiği, araçta mevcut teknik bir arıza olduğunun ya da davacının çalışma düzeninin kazaya sebep olduğu yönünde iddia ve ispat bulunmadığı, mahkemenin ret kararı vermesinin yerinde olduğu anlaşılmakla davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353-(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Davaya konu kazadan kaynaklı ve davacılar tarafından açılan Giresun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/496 Esas sayılı dosyası ile eldeki dava arasında sebep - sonuç ilişkisi bulunduğunu, Mahkemenin gerekçeli kararında dayanak olarak göstermesine rağmen Giresun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/496 Esas sayılı dosyasında henüz kusur oranları dahi kesinleşmeden hüküm kurmasının usule uygun olmadığını, bu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, Mahkeme gerekçesinde dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna dayanmış ise de raporun hatalı olduğunu, Giresun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/496 Esas sayılı dosyasında 10.05.2022 tarihli kök ve 06.07.2022 tarihli ek bilirkişi raporlarında ve tekrar keşif yapılınca davaya konu olan kazada tüm kusurun müteveffada olmadığının anlaşıldığını, davaya konu tarfik kazasının meydana gelmesinde üçüncü kişi olan araç sürücüsü ... ...'ın da kusurlu olduğunun ortaya çıktığını, b. Davalı tarafından ibraz edilen özlük dosyası içerisinde "Paket servis elemanı kişisel koruyucu donanım ve giysileri zimmet ve kullanım taahhüt formu" olduğunu, davacıya kask, kurye eldiven, yüz maskesi, diz koruma, mont, kurye pantolonu teslim edildiğine dair muris imzası olduğu, yine iş sağlığı ve güvenliği talimatının murise tebliğ edildiğine dair muris imzalı belge olduğu görülmüş ise de tanık beyanlarına bakıldığında yalnız davalı tanığı ...'nın iş güvenliği eğitimi verildiğine yönelik beyan verdiği, diğer tanıkların tamamının davalı işyerinde iş güvenliği eğitimi verilmediğinin, davalı işverenin dayanağı imzalarında eğitim verilmiş gibi çalışanlardan alındığının açık olduğunu, kaldı ki tanık ...'nın davalı işyerinde Bölge Müdürü olması sebebiyle yönetici ve talimat veren kişi pozisyonunda çalışan birinin tarafsızca işyeri aleyhine beyan vermesi beklenemeyeceğini, dosya kapsamında toplanan delillere, alınan bilirkişi raporuna yapılan itirazlar dikkate alınmadan tek bilirkişi raporu ve davalı işverence sunulan ve yargılama ile gerçekliği şüpheli hale gelmiş belgelere bağlı kalarak hüküm kurulduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.