Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/16025 E., 2025/4507 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/16025 E., 2025/4507 K. (19.03.2025) – Kasten Öldürme

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/16025
Karar No
2025/4507
Karar Tarihi
19.03.2025
Konu
Kasten Öldürme, Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/16025 E. , 2025/4507 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:İş Mahkemesi SAYISI: 2018/537 E., 2024/357 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1.Asıl davada davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; Kurum sigortalısı ...'in, 30.06.2007 tarihinde ateşli silahla vurulmak sureti ile vefat ettiğini, sigortalının vefatı sebebi ile hak sahiplerine bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelir ve cenaze masrafından oluşan kurum zararının davalı ...'dan tahsilini talep etmiştir. 2.Birleştirilen davada davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; Kurum sigortalısı ...'in, 30.06.2007 tarihinde ateşli silahla vurulmak sureti ile vefat ettiğini, sigortalının vefatı sebebi ile hak sahiplerine bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelir ve cenaze masrafından oluşan Kurum zararının davalı ... Miraçılarından tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; ödeme yapacak gücünün olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 24.12.2015 tarihli 2016/9888 Esas 2018/7191 sayılı kararı ile sigortalının ölümü nedeniyle hak sahiplerine yapılan ödemelerle ilgili açılan bu dava ile herhangi bir işçi işveren ilişkisinden kaynaklanan bir iş kazası söz konusu olmadığından, ceza yargılamasını gerektiren haksız bir fiilden kaynaklanan tazminat talebi söz konusu olmadığından görevsizlik kararı verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkeme kararına karşı davacı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. Dairenin 01.10.2018 tarihli ve 2016/9888 Esas, 2018/7291 Karar sayılı ilamında; davaya bakma görevi iş mahkemelerine ait olduğundan Mahkemenin görevsizlik kararının yerinde olmadığı, Mahkemece işin esasına girilerek esasa ilişkin bir karar verilmesi gerektiği gerekçesine dayalı olarak karar bozulmuştur. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kısmen kabulü ile 11.135,86- TL ilk peşin sermaye değerli gelirin onay tarihi olan 11.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalıdan alınarak davacı kuruma verilmesine, 58,73- TL cenaze giderinin sarf tarihi olan 12.09.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı kuruma verilmesine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kazalıya kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu, bu sebeple Kurum zararının tamamının tahsil edilemediğini, eksik inceleme sonucu karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık rücuan tazminat istemine ilişkindir. Her ne kadar 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 39. maddesinde; “Üçüncü bir kişinin kastı nedeniyle malul veya vazife malulü olan sigortalıya veya ölümü halinde hak sahiplerine, bu Kanun uyarınca bağlanacak aylığın başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı için Kurum zarara sebep olan üçüncü kişilere rücu edilir” düzenlemesi getirilmiş ise de söz konusu düzenlemenin anılan kanunda, yürürlüğü öncesinde gerçekleşen olaylardan kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı karşısında davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Kanun'un 63. maddesidir. 1479 sayılı Kanun'un 63. maddesinde "üçüncü bir kimsenin suç sayılır hareketi ile bu Kanunda sayılan yardımların yapılmasını gerektiren bir halin doğmasında, Kurum sigortalı veya hak sahiplerine gerekli bütün yardımları yapar. Ancak, Kurum, yapılan bu yardımların ilk peşin değeri için üçüncü kişilere, istihdam edenlere, 3. ve diğer sorumlulara rücu eder. Bu kimselerin hak sahiplerine yaptıkları ödemeler dolayısıyla Kurumun zarara uğraması halinde, hak sahiplerine rücu hakkı saklıdır." hükmü yer almaktadır. Dosyanın incelenmesinde kurum 4/b sigortalısı ...'in 30.06.2007 tarihinde davalı ... tarafından ateşli silahla vurulmak suretiyle vefat ettiği, sigortalının ölümü nedeni ile hak sahiplerine bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelir ve cenaze masrafından oluşan Kurum zararının iş bu davada talep edildiği, Üsküdar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/280 Esas 2008/414 Karar sayılı kararı ile sanık ...'nın ...'i kasten öldürme suçundan TCK'nın 81. maddesi uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, eylemin haksız tahrik altında gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle, TCK'nın 29. maddesi gereğince 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, netice olarak sanığın duruşmadaki iyi hali lehine kabul edilmek suretiyle TCK 62. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirilerek 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Mahkeme kararının Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 01.11.2011 tarihli 2011/907 Esas 2011/6518 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmakla, Mahkemece davanın yasal dayanağı olan 1479 sayılı Kanun'un 63. maddesi uyarınca asıl davada davalı olan ...'nın ilk peşin sermaye değerli gelir ve cenaze yardımından oluşan Kurum zararından yapılacak tahrik indirimi gözetilerek %50'sinden sorumlu olacağı dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde 5510 sayılı Kanun'un 39. maddesinin davanın yasal dayanağı olduğu kabul edilmek ve ceza yargılamasında TCK 62. maddesi uyarınca davalının duruşmadaki iyi hali nedeniyle yapılan indirimde gözetilmek suretiyle ilk peşin sermaye değerli gelirin yarısının %25'inin hüküm altına alınması isabetsiz bulunmuştur. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 19.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 5aa39414d43cbc86 9b271ec2b1997477

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı