10. Hukuk Dairesi 2024/13508 E. , 2025/4511 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Ekim 1996 ile 11.01.2011 tarihleri arasında davalı Apartman Yönetimine ait iş yerinde kapıcı olarak geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı Apartman Yönetimi vekili; davacının dava konusu apartmanda hiçbir zaman çalışmasının söz konusu olmadığını, davacının eşini kaybetmiş olması, maddi olarak durumunun kötü olması ve kalacak yerinin bulunmaması nedeniyle bir süre apartmanda kalmasına izin verildiğini, ancak yapılan bu iyiliğe davacının tamamen kötü niyetli olarak huzurdaki dava ile cevap verdiğini, hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla zamanaşımı itirazından bulunduklarını beyanla, davanın reddini talep etmişlerdir. 2.Davalı Kurum vekili; davacının çalıştığını iddia ettiği iş yerinin 01.02.1974 tarihi itibariyle 506 sayılı kanun kapsamına alındığını ve 31.10.1996 tarihinde kanun kapsamından çıktığını ve iz olduğunu, SGK hizmet cetveli incelendiğinde davacının diğer davalı yanında herhangi bir çalışmasının gözükmediğini, davacının çalışmaları bakımından kurum kayıtlarının esas olduğunu, davacının huzurdaki dava ile ileri sürdüğü iddialarını tanık beyanları dışında kurum kayıtlarına eş değer belgelerle kanıtlaması gerektiğini ve ücret konusu üzerinde titizlikle durulması gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 10.07.2017 tarihli 2013/133 Esas, 2017/467 karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 10.07.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 15.11.2018 tarihli 2017/2663 Esas, 2018/1642 Karar sayılı kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 21. Hukuk (kapatılan) Dairesinin 24.12.2019 tarihli 2019/1185 Esas, 2019/8054 Karar sayılı kararı ile Mahkemece dava konusu dönemde davacının çalıştığını iddia ettiği davalı apartmanda ve bu apartmana komşu olan apartmanlarda oturan veya iş yeri bulunan kişilerin ve komşu apartmanlarda kapıcı olarak çalışanlar ile dava konusu apartmana yakın bakkal ve apartman yöneticilerinin tanık olarak dinlenmesi gerektiği, davacının tüm mesaisini davalı apartmana hasredip hasretmediğinin, davacının davalı apartman dışında başkaca hizmet verip vermediğinin, davalı apartmanın büyüklüğü, daire sayısı, bahçesi, büyüklüğü, ısınma sistemi göz önünde bulundurularak çalışmanın kısmî süreli olup olmadığının saptanması gerektiği, kısmî süreli çalıştığının kabulü halinde ise, davacının sürekli olarak bir günde kaç saat çalıştığı, giderek haftalık ve aylık çalışma sürelerinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 63. maddesi gereğince 7.5 saat çalışma bir günlük çalışma hesabı ile kaç iş gücüne karşılık olduğunun belirlenmesi gerektiği hususlarına işaretle karar bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının davalı iş yerinde 13.08.1998-11.01.2011 tarihleri arasında tam süreli hizmet akdi ile ayda 30 gün üzerinden; 13.08.1998-30.09.1998 47 gün, günlük kazanç 2.103.611,00 TL 01.10.1998-31.12.1998 90 gün, günlük kazanç 2.336.625,00 TL 01.01.1999-30.06.1999 180 gün, günlük kazanç 3.112.200,00TL 01.07.1999-31.12.1999 180 gün, günlük kazanç 3.790.000,00 TL 01.01.2000-31.03.2000 900 gün, günlük kazanç 4.000.000,00TL 01.04.2000-31.07.2000 120 gün, günlük kazanç 5.000.000,00TL 01.08.2000-31.03.2001 240 gün, günlük kazanç 5.000.000,00TL 01.04.2001-31.12.2001 270 gün, günlük kazanç 7.000.000,00TL 01.01.2002-31.03.2002 90 gün, günlük kazanç 7.400.025,00TL 01.04.2002-30.06.2002 90 gün, günlük kazanç 9.262.400,00TL 01.07.2002-31.03.2003 270 gün, günlük kazanç 10.919.443,00TL 01.04.2003-30.06.2003 90 gün, günlük kazanç 13.103.332,00TL 01.07.2003-31.12.2003 180 gün, günlük kazanç 15.267.194,00TL 01.01.2004-30.06.2004 180 gün, günlük kazanç 18.321.000,00TL 01.07.2004-31.12.2004 180 gün, günlük kazanç 14.805.000,00TL 01.01.2005-31.12.2005 360 gün, günlük kazanç 16,29TL 01.01.2006-31.12.2006 360 gün, günlük kazanç 17,70TL 01.01.2007-30.06.2007 180 gün, günlük kazanç 18,75TL 01.07.2007-31.12.2007 180 gün, günlük kazanç 19,50TL 01.01.2008-30.06.2008 180 gün, günlük kazanç 20,28TL 01.07.2008-31.12.2008 180 gün, günlük kazanç 21,29TL 01.01.2009-30.06.2009 180 gün, günlük kazanç 22,20TL 01.07.2009-31.12.2009 180 gün, günlük kazanç 23,10TL 01.01.2010-30.06.2010 180 gün, günlük kazanç 24,30TL 01.07.2010-31.12.2010 180 gün, günlük kazanç 25,25TL 01.01.2011-11.01.2011 11gün, günlük kazanç 26,55TL hizmetinin bulunduğunun tespitine, Davacının 01.10.1996 - 12.08.1998 tarihleri arasındaki çalışmasının hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik inceleme sonucu karar verildiğini, bozma ilamında belirtilen eksiklerinin giderilmediğini, bozma öncesi verilen kararda Kurum lehine vekalet ücretine hükmedildiğini, bu hususta kazanılmış hak olduğundan Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi nedenleriyle kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir. 1.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re'sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. 2.Diğer taraftan 4857 sayılı İş Kanunu'nun 13. maddesinde, işçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşmenin kısmî süreli iş sözleşmesi olduğu belirtilmiş, 63. maddesinde, genel bakımdan çalışma süresinin haftada en çok 45 saat olduğu, aksi kararlaştırılmamışsa bu sürenin, iş yerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanacağı açıklanmıştır. Bu tür hizmet tespiti davalarında tam gün üzerinden veya kısmi zamanlı olarak çalışma olgusunun ortaya konulması önem arz etmekte olup çalışmanın kısmi zamanlı olduğu anlaşıldığı takdirde günde kaç saat hizmet verildiği ve giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli, sonrasında değinilen 63. madde kapsamında 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiğinden yola çıkılarak hüküm altına alınması gereken aylık çalışma süresi belirlenmelidir. 3.Eldeki davada Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Davacının davalıya ait apartman iş yerinde kapıcı olarak çalıştığına yönelik tespit yerinde ise de çalışma süresi konusunda yapılan araştırma ve değerlendirme yeterli değildir. Davacının çalıştığını iddia ettiği apartmanın büyüklüğü, daire sayısı, bahçesi, büyüklüğü, ısınma sistemi göz önünde bulundurularak, dava konusu dönemde davacının çalıştığını iddia ettiği davalı apartmanda ve bu apartmana komşu olan apartmanlarda oturan veya iş yeri bulunan kişileri ve komşu apartmanlarda kapıcı olarak çalışanlar ile dava konusu apartmana yakın bakkal ve apartman yöneticilerini tanık olarak dinlenerek davacının tüm mesaisini davalı apartmana hasredip hasretmediği, davacının davalı apartman dışında başkaca hizmet verip vermediği, kapıcılık hizmetleri kapsamında temizlik, çöp toplama, servise çıkma vs. işlerden hangilerini ne kadar sürede yerine getirdiği konularında ayrıntılı beyanları alınmalı, davacının kapıcı dairesinde oturduğu dikkate alındığında, aile yaşantısı ile hizmet ilişkisinin iç içe geçtiği bu durumda hizmet akdiyle çalışmasında hangi işi günlük kaç saat zaman ayırarak yaptığı belirlenerek günlük 7,5 saat üzerinden haftalık ve aylık çalışma süresi belirlenmeli ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi Kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 19.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 24f0094b68110f13 8aa6fa3ae02a2d5f