Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/14603 E., 2025/4952 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/14603 E., 2025/4952 K. (25.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/14603
Karar No
2025/4952
Karar Tarihi
25.03.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/14603 E. , 2025/4952 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmena kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ile davalı ... .... A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince Dairenin 26.11.2021 Tarih ve 2020/1923 Esas, 2021/2036 Karar sayılı kaldırma/gönderme kararı ile Nevşehir 1. Asliye (İş) Mahkemesinin 25.11.2022 tarih ve 2021/619 Esas, 2022/542 Karar sayılı kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesinin 20.07.2020 tarihli ek kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... .... A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmek ve de duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 25.06.2024 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. adına Av. ... ile davacılar adına Av. ... geldiler. Diğer davalı adına gelen olmadı. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmiştir. Dosyanın tekrar Dairemize gönderilmesinden ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili özetle; asıl dava dosyasında davacı kazalı için 506.749,86 TL maddi, 120.000,00 TL manevi, birleşen dava dosyasında eş için 30.000,00 TL, çocuklar için 7.500,00’er TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05.03.2020 tarihli ilk kararında asıl dava dosyasında davacı kazalının maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı kazalı lehine 40.000,00 TL manevi, birleşen dava dosyasında eş lehine 5.000,00 TL manevi, çocuklar lehine 1.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine, karar verilmesinden sonra anılan kararın davalı ... şirketi vekiline elektronik tebligat yoluyla 27.06.2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalı ... şirketi vekilinin istinaf dilekçesini henüz vermeden 15.06.2020 tarihinde istinaf harçlarını yatırdığı, ancak adı geçen davalının vekili istinaf dilekçesini 17.07.2020 tarihinde UYAP üzerinden gönderdiği, bunun üzerine İlk Derece Mahkemesince 20.07.2020 tarihli bir ek karar verildiği, ek kararla davalı ...’ın istinaf isteminin süreden reddine karar verildiği, ek karar davalı ... vekiline 25.07.2020 tarihinde elektronik tebliğ yoluyla tebliğ edildiği, ... vekilinin ek karara karşı süresinde (21.07.2020) istinaf yoluna başvurduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin 11.11.2021 tarihli ilk kararında davalı ...’ın istinaf isteminin süreden reddi ek kararının yerinde olup olmadığı değerlendirilmeksizin ve ek karar kaldırılmaksızın davalı ...'ın İlk Derece Mahkemesinin asıl kararına karşı istinafının değerlendirildiği ve hesap raporunun hatalı olduğundan bahisle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine idadesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 25.11.2022 tarihli son kararıyla asıl dava dosyasında davacı kazalı lehine 386.798,04 TL maddi, 40.000,00 TL manevi, birleşen dava dosyasında eş lehine 5.000,00 TL manevi, çocuklar lehine 1.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 25.11.2022 tarihli karına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz incelemesine konu 28.09.2023 tarihli kararıyla; Dairelerince verilen 11.11.2021 tarihli ilk kararın maddi hataya dayandığından bahisle anılan ilk kaldırma kararının ve bu kaldırma kararı doğrultusunda verilen İlk Derece Mahkemesinin 25.11.2022 tarihli son kararını kaldırılmasına, davalı ...’ın 20.07.2020 tarihli istinaf başvurusunun süreden reddine dair İlk Derece Mahkemesi ek kararına karşı istinafının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar ile müvekkilinin usuli kazanılmış hakkının ihlal edildiğini, Nevşehir 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi’nin 2014/698 Esas, 2020/194 Karar sayılı dosyasına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi’nin 2020/1923 Esas, 2021/2036 Karar sayılı kararı ile kabul edilerek kararın kaldırıldığını ve dosyanın İlk Derece Mahkemesi’ne gönderildiğini, bunun üzerine Nevşehir 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi’nin 2021/619 Esas sayılı dosyasında yargılamaya devam edilerek yeni bir hüküm kurulduğunu, bu karara karşı yapılan ikinci istinaf başvurusunda ise Bölge Adliye Mahkemesi’nin önceki kararını ve yeni yerel mahkeme kararını birlikte kaldırdığını, oysa Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda Mahkemenin kendi kararını kaldırmasına olanak tanıyan bir hüküm bulunmadığını, İlk Derece Mahkemesi’nin ilk kararının Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırıldığını ve bu kararın kesin nitelik taşıdığını, anılan karar ortadan kalktığı için infaz kabiliyetinin de kalmadığını, bu nedenle ne Nevşehir 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi’nin 2021/619 Esas sayılı kararının ne de önceki ilk derece kararının infaz edilebilir bir niteliği bulunduğunu, istinaf başvurusuna ilişkin harcın 15.06.2020 tarihinde sistem üzerinden yatırıldığını, aynı gün istinaf dilekçesinin de UYAP üzerinden gönderildiğini, ancak pandemi döneminde adli sürelerin durması ve UYAP sisteminin sağlıklı çalışmaması nedeniyle bu dilekçenin sistem üzerinden mahkeme dosyasına düşmediğinin kalem personeli tarafından sonradan bildirildiğini, dilekçenin yeniden gönderildiğini, tarafların bu tarihte 47.552,29 TL tutarında harç ve gider avansı yatırdığı göz önüne alındığında, dilekçenin gönderilmemesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını, bu durumun Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi’nden de teyit edilebileceğini, ayrıca davaya sunulan ilk vekâletnamenin süresinin 05.07.2016 tarihinde sona erdiğini, UYAP sistemi üzerinden müvekkili ... tarafından verilen vekâletnamenin 10.07.2015 tarihinde Mahkemeye sunulduğunu, ancak geçerlilik süresinin 05.07.2016’da dolduğunu, yerel Mahkemece verilen gerekçeli kararın 22.06.2020 tarihinde taraflarına tebliğ edildiğini, bu tarihte geçerli bir vekâletnamenin dosyada bulunmadığını, bu nedenle kendilerine yapılan tebligatın Tebligat Kanunu’na aykırı olduğunu ve istinaf süresinin bu tebligatla başlatılamayacağını, bu çerçevede istinaf süresinin geçerli sayılmasının mümkün olmadığını, 20.04.2022 tarihinde yeni vekâletnamenin dosyaya sunulduğunu, 22.06.2020 tarihli tebligatın müvekkiline yapılması gerekirken vekile yapılmasının da hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz incelemesine konu kararı ile Dairelerince verilen 11.11.2021 tarihli ilk kararın maddi hataya dayandığından bahisle anılan ilk kaldırma kararının ve bu kaldırma kararı doğrultusunda verilen İlk Derece Mahkemesinin 25.11.2022 tarihli son kararını kaldırılmasına, davalı ...’ın 20.07.2020 tarihli istinaf başvurusunun süreden reddine dair verilen kararının yerinde olduğu anlaşılıyor ise de anılan karar nedeniyle davalı aleyhine maktu istinaf karar harcına hükmedilmesi gerekirken nispi istinaf karar harcına hükmedilmesi hatalı olmuştur. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370'. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının istinaf karar harcına ilişkin II-A-2 numaralı bendinin tamamen silinerek yerine geçmek üzere "2-)Alınması gereken maktu 269,85 TL istinaf karar harcından peşin alınan 7.436,03‬ TL harcın mahsubu ile yeniden harç alınmasına yer olmadığına, fazla yatan 7.166,18 TL harcın talep halinde davalı ...Ş.'ne iadesine," ibarelerinin yazılması suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Davalı ...Ş. avukatı yararına taktir edilen 28.000,00 TL duruşma avukatlık parasının davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 98b3204e09e0c806 b62cac27554a31c3

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı