Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/14451 E., 2025/4906 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/14451 E., 2025/4906 K. (25.03.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/14451
Karar No
2025/4906
Karar Tarihi
25.03.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/14451 E. , 2025/4906 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline geçici iş göremezlik ödeneği verilmesi ve sürekli iş göremezlik geliri bağlanması ve Kurum tarafından karşılanmayan zararlarının davalı işverenden talep edilmesi için söz konusu kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumun yapmış olduğu işlemlerin tamamen mevzuat dahilinde gerçekleştiğini, herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''...Davanın kabulü ile davacı asil ...'nin 17.02.2019 tarihinde maruz kaldığı kazanın iş kazası olduğunun tespitine'' dair karar verilmiştir...''

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; ''I-HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, yukarıda Esas ve Karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, II- Dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,'' dair kararı verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini beyan etmiştir. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Davaya konu uyuşmazlık, iş kazasının tespiti ve iş göremezlik geliri bağlanması istemine ilişkindir. 1- Bir davanın birden fazla kişi tarafından veya birden fazla kişi aleyhine açılabilmesi için aynı tarafta yer alanlar arasında hukuki bir bağlantının bulunması gerekir. Hukukumuzda bu bağlantı karşılığını dava arkadaşlığı Kurumunda bulmaktadır. Dava arkadaşlığı zorunlu ve ihtiyari olmak üzere iki ana başlık altında; zorunlu dava arkadaşlığı da yine kendi içinde maddi ve şekli olmak üzere ikili ayrımla düzenlenmektedir. 2. Dava konusu olan hak, birden fazla kişi arasında ortak olup da bu hukuki ilişki hakkında mahkemece bütün ilgililer için aynı şekilde ve tek bir karar verilmesi gereken hâllerde dava arkadaşlığının maddi bakımdan mecburi olduğunun kabulü gerekir. Diğer bir ifadeyle bir hakkın birden fazla kişi tarafından birlikte veya birden fazla kişiye karşı kullanılmasının zorunlu olduğu hâllerde, bu hak dava konusu edildiği zaman o hakla ilgili birden fazla kişi zorunlu dava arkadaşı durumundadır. Dava arkadaşlığının hangi hâllerde mecburi olduğu maddi hukuka göre belirlenir. Zorunlu dava arkadaşlığında, dava arkadaşları arasındaki ilişki çok sıkı olduğundan davada birlikte hareket etmek durumundadırlar. Mahkeme ise dava sonunda zorunlu dava arkadaşlarının hepsi hakkında aynı ve tek bir karar verecektir. Zorunlu dava arkadaşlığında dava konusu olan hak tektir ve dava arkadaşı sayısı kadar müddeabih bulunmamaktadır. Yeri gelmişken belirtilmelidir ki olay tarihinde yürürlükte bulunan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu 13. maddesinde iş kazası düzenlenmiş olup meydana gelen bir olayın iş kazası olup olmadığı sigortalıya iş kazası sigorta kolundan yapılacak sigorta yardımları ile meslekte kazanma gücünü %10 veya daha fazla kaybetmesi koşuluna bağlı olarak kendisine; ölümü hâlinde hak sahiplerine gelir bağlanması noktasında ana unsuru teşkil etmektedir. Öte yandan 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesi uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumu sigortalıya veya hak sahibi kimselerine yapılan veya ileride yapılması gerekli bulunan her türlü giderlerin tutarları ile gelir bağlanırsa bu gelirlerinin kanunda belirtilen tarifeye göre hesaplanacak sermaye değerleri toplamını iş kazası ya da meslek hastalığının meydana gelmesinde kusurlu olan işveren veya üçüncü kişiden talep etme hak ve yetkisine sahiptir. Zira Mahkemece olayın iş kazası olduğunun tespiti durumunda sigortalıya (veya hak sahiplerine) sigorta yardımları yapılması ve gelir bağlanması söz konusu olabilecektir. Daha sonra Kurum yaptığı masrafları olayda kusuru olan işverenden veya üçüncü kişiden talep edebilecektir. Bu itibarla sigortalının (veya hak sahiplerinin) açacağı iş kazasının tespitine ilişkin davada işveren ile Kurum arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu açıktır. Mahkemece yargılama sonucunda, olayın iş kazası olduğunun veya olmadığının tespitine karar verilecektir. Böylece sigortalı, işveren ve Kurum arasındaki sigorta ilişkisinden kaynaklanan durum üç taraf içinde kesin hüküm teşkil edecek şekilde belirlenmiş olacaktır. Olayın, işveren açısından ayrı, Kurum açısından ayrı olarak değerlendirilmesi mümkün olmayıp, iş kazası olup olmadığının, davanın konusuz kalıp kalmadığının tekrar uyuşmazlık konusu yapılmayacak şekilde her iki davalı yönünden bir bütün olarak değerlendirilip tespit edilmesi gerekmektedir. Zira mecburi dava arkadaşlarının tamamı tek bir taraf olarak kabul edilirler ve tümü hakkında tek bir karar verilir, birbirinden farklı hareket etmelerine imkan yoktur. Aksi hâl hukuki durumun yeknesak bir şekilde tespit edilmesi ilkesine aykırı olur. (H.G.K. 2022/10-287 Esas) 3. Somut olayda davacının 17.02.2019 tarihinde davaya konu kazaya uğradığı, davalı iş veren tarafından 19.02.2019 tarihinde söz konusu olayın iş kazası olarak Kuruma bildirildiği, 17.09.2020 tarihinde tarihinde eldeki davanın açıldığı ve yargılama sürecinde Kurum tarafından 29.11.2021 tarihli ünite kararı ile olayın iş kazası olarak kabul edildiği, davacılara gelir bağlandığı bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesince konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, kararın davalı Kurum vekilince ve davacı vekilince temyiz edildiği anlaşılmıştır. 4.Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında uyuşmazlık değerlendirildiğinde; iş kazasının tespiti istemli eldeki davada dava tüm tarafları bakımından konusuz kalmadıkça yargılamaya devam edilerek uyuşmazlığın sonuçlandırılması ve kamu düzenine ilişkin olan bu hususun Bölge Adliye Mahkemesince de 6100 sayılı Kanun'un 355. maddesi uyarınca re'sen incelenerek karar verilmesi gerektiği açık olup ileri sürülen sebepler ile bağlı olmaksızın kanunun açık hükmüne aykırılık bulunup bulunmadığı ve hukukun doğru uygulanıp uygulanmadığını inceleme yetki ve görevi kapsamında davanın konusuz kalıp kalmadığı hususunda inceleme yaparak kararı bu nedenle kaldırması mümkündür. Zira iş kazası olduğunun tespiti durumunda sigortalıya (veya hak sahiplerine) sigorta yardımları yapılması söz konusu olacağından verilen karar davalı Kurumun yanı sıra işverenin de hak alanını ilgilendirdiğinden Kurumun tek taraflı olarak olayı iş kazası olarak kabul etmesi ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın sona erdiğinden ve davanın konusuz kaldığından söz etme olanağı bulunmamaktadır. Bu itibarla davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi gereğince inceleme ve araştırma yapılarak olayın iş kazası olup olmadığı belirlenmeli ve uyuşmazlığı tüm taraflar yönünden kesin surette çözüme kavuşturacak bir karar verilmelidir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 5001cc0567de63c8 3ff3ad54b92b8632

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı