Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2024/1452 E., 2025/1150 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/1452 E., 2025/1150 K. (23.01.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1452
Karar No
2025/1150
Karar Tarihi
23.01.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/1452 E. , 2025/1150 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1550 E., 2023/2188 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/10 E., 2023/119 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda,; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, 25.03.2020 tarihinde ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin üst işveren olduğu projede alt işveren taşeron ... Elektro Mekanik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine bağlı montaj ustası olarak çalışırken 6 metre yükseklikten düşmesi sonucu iş kazası geçirdiğini, müvekkilinin şantiye alanında ızgara kalasın ayağının altından kayması sonucu 6 metre yükseklikten düşmesi nedeniyle sol ayak bileğinde kırıklar ve lif kopması olduğunu ve kalıcı olarak sakatlandığını, davalının iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almadığını, gerekli ekipmanların temin edilmediğini ileri sürerek 6100 sayılı Kanun'un 107. maddesi uyarınca toplanacak delillere göre 1.000,00 TL maddi tazminat, 40.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 41.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline ve yargılama gideri ve ücret-i vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile diğer davalı arasında akdedilen taşeron sözleşmesi, iş sağlığı ve iş güvenliğine ilişkin düzenlemeler gereği, davaya konu taleplerin tek muhatabının ... Elektro Mekanik San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğunu, davaya konu kazazedenin müvekkil şirketin çalışanı olmadığını, SGK kayıtlarından da anlaşılacağı üzere davacının müvekkil şirket bünyesinde çalışmadığını, müvekkil şirket ile davacının sigortalı işçisi olduğu diğer davalı ... Elektro Mekanik San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan alt yüklenici sözleşmesinin "iş güvenliği ve işçi sağlığı yükümlülükleri" başlıklı 16. maddesinde iş yerinde meydana gelebilecek her türlü kazadan yüklenicinin sorumlu olacağı belirtildiğini, dava dilekçesinde iddia edilen olayın meydana gelmesinde müvekkil şirketin hiçbir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, kazanın bizzat davacının kendi kusurundan kaynaklandığını, müvekkili yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, talep konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, istenen tazminatların fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "...Tüm dosyanın birlikte değerlendirilmesinde; 25.03.2020 tarihli olayın iş kazası olduğu, şantiyedeki çalışma alanına ulaşmak amacıyla işçilerin geçişi için yapılmış geçici yol üzerinden geçerken kalasların kayması sonucu davacının 5-6 metre yükseklikten çukura düşerek yaralandığı, maluliyet oranının %5 olarak tespit edildiği, tanık beyanlarına göre inşaat çevresinin 6-7 metre kazıldığı, işçilerin kazılan bu alanı geçmek, iş alanına ve yüz okuma sistemine ulaşmak için geçici platformun üzerinden geçmek zorunda oldukları, platformun emniyetli ve sabit olmadığının bilirkişi raporuyla belirlendiği, kazadan sonra işverenin kazılan çukurları doldurduğu, işçilerin şantiyeye giriş çıkışının yapıldığı alanda yüksekten düşme riski bulunacak şekilde emniyetsiz ve güvensiz şekilde konumlandırılan geçici yolun davacı işçinin geçmesi sırasında kaymasının kazaya sebebiyet verdiği görülmüştür. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4.1. A maddesi uyarınca davalı işverenin her türlü tedbiri alması ve gerekli araç ve gereçleri sağlaması gerektiği, aynı Kanun'un 4.1. B maddesi uyarınca işçilerin alınan önlemlere uyulup uyulmadığını denetlemesi gerektiği, işverenlerin iş yerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak zorunda oldukları, davalının bu yükümlülüklerini yerine getirmediği, işin asıl işveren olan davalının gözetim ve denetimindeki şantiyesinde yapıldığı, bu nedenle davalı asıl işverenin alt işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, bu nedenle her ne kadar bilirkişi raporunda %60 oranında kusurlu olarak gösterilmiş ise de (bilirkişi raporunda) %40 oranında kusurlu olduğu belirtilen ihbar olunan alt işveren şirket bu davada taraf olmadığından ve davacı işçi yönünden kazanın oluşumunda atfı kabil kusur bulunmadığından, ayrıca işçilerin kendi iş güvenliklerini sağlamaları kendi insiyatiflerine bırakılamayacağından bilirkişi raporuyla belirlenen sürekli iş görmezlik tazminatı tutarının tamamından davalının sorumlu tutulması gerektiği kanaatine varılmıştır. Manevi tazminatın, haksız fiil sonucunda zarar gören kişinin kusurlu ve zarara sebep olan kişi ya da kişilerden talep edebileceği bir tazminat türü olduğu, manevi tazminat miktarı belirlenirken somut olayın özelliği, zarar görenin ekonomik sosyal durumu, maluliyet oranı ve kusur durumunun dikkate alınması gerektiği, davacının geçirdiği iş kazası nedeniyle uğradığı maluliyet, yaşanan olayın davacıda yarattığı psikolojik etki, kusur oranları ve olayın oluş şekli dikkate alınarak takdiren 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği..." gerekçesiyle; "1-Maddi tazminat talebinin kabulü ile net 247.091,00 TL'nin olay tarihi olan 25.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 2-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL'nin olay tarihi olan 25.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine," şeklinde karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf sebepleri olarak; davacının ücretinin TUİK verisine göre gerçekte aldığı ücretten daha az miktarlar üzerinden hesaplandığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunu belirterek Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinaf sebepleri olarak; dava konusu iş kazasından kaynaklı sorumluluklarının bulunmadığını, davacının sigortalı olduğu firmaya anahtar teslim ile iş yaptırıldığını, sorumluluğun bu firmada olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davacıya herhangi bir kusur izafe etmeyen rapora göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, maddi tazminat hesabının hatalı olduğunu hesaplamadan hiçbir düşümün yapılmamasının hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü beyanlarını tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü beyanlarını tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. Maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi, 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden ilgililere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3003cf76a5c4c4d9 e1cb00b16075d233

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı