Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/14516 E., 2025/4595 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/14516 E., 2025/4595 K. (19.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/14516
Karar No
2025/4595
Karar Tarihi
19.06.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/14516 E. , 2025/4595 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/979 E., 2024/2313 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 37. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/352 E., 2023/17 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir. Kararın, fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili özetle; davacının kepçe operatörü olarak uzun yıllar davalı şirkette çalıştığını, davalı şirkette 1994'de çalışmaya başladığını, 15.06.1998'de emekli olduğunu ancak çalışmanın 31.12.2000'e kadar devam ettiğini, ardından 01.01.2004-10.11.2015 döneminde tekrar çalıştığını, davacının 15.06.1998-23.05.2012 dönemi çalışmalarının Kuruma bildirilmediğini, kepçe operatörü olarak en son 2400 TL net ücret aldığını, emeklilik sonrası çalışmaların da bildirilmiş olması gerektiğini belirterek, davacının bildirilmeyen 15.06.1998-31.12.2000 ve 01.01.2004- 30.05.2012 döneminde sosyal güvenlik destek primine tabi olarak en son 2400 TL ücretle çalıştığının tespitini talep etmektedir.

II. CEVAP 1.Davalı vekili, yetki ve hak düşürücü süre itirazında bulunduğunu, davacının çalıştığı dönemin SGK’ya bildirildiğini, davacının yol yapım işinde mevsimlik çalıştığını, müvekkil şirketin yol yapım işini ihale ile aldığını, yılın tamamında devam eden bir çalışma bulunmadığını beyanla, davanın reddini istemiştir. 2.Fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekili, hak düşürücü süre ve yetki itirazlarını belirterek, davacının çalıştığını iddia ettiği işyerinde talep ettiği tarihlerde çalışması bulunmadığı gibi SGK kaydının da bulunmadığını, 01.07.1998 de emekli aylığı almaya başladığını, Kurum kayıtlarının resmi belge olması nedeniyle davacının resmi kayıtlarda görülmeyen hizmetinin varlığını kanıtlamasının ancak aynı güçte deliller ile mümkün olduğunu, talebinin reddini ve davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "Davacının davasının kısmen kabulü ile Davacının 15.06.1998-31.12.2000 dönemi hizmet tespiti talebi bakımından istek hak düşürücü süreye uğramış olmakla bu dönem yönünden talebin reddine, Davacının 01.01.2004-23.05.2012 dönemi bakımından isteğin kısmen kabulü ile 01.05.2005-31.10.2005 ve 03.03.2006-09.12.2007 ile 21.04.2008-23.01.2009 dönemi Yalova'da tescilli ... sicilli işyerinden 01.07.2009-15.12.2009, 08.03.2010-23.05.2012 dönemi Malatya'daki ... sicilli işyerinde asgari ücret ile SGDP'li çalıştığının tespitine, Artan kısma ilişkin isteğin reddine," karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruların esastan reddine dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili, işyerinin talep edilen dönemde faal olup olmadığı, komşu işyeri araştırması yapılmadığı, davalı işyerinin kapsamı gibi hususlarda araştırma yapılmadığı, kararın bozulmasını talep etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 15.06.1998-31.12.2000 ve 01.01.2004- 30.05.2012 döneminde sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, işyerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. Eldeki davada, Mahkemece verilen kararda kesintili dönemler halinde hizmet tespitine karar verilmiş olup davacı tarafın bu kesinti sürelerini temyiz etmediği gibi işin mahiyeti yol inşaatı ve ihale ile alınan işlerde çalışmak olduğundan kesintili çalışma söz konusu olmakla son dönem olan 08.03.2010 tarihinden sonraki kabuller doğru ise de bu tarihten önceki sürelerde kesintili çalışma ile hak düşürücü sürenin değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının, BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2b85f2ae3ebcc857 c90ffcb9d2c7888b

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı