10. Hukuk Dairesi 2024/14098 E. , 2025/9353 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1362 E., 2024/126 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Adana 12. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/6 E., 2023/314 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 12.04.2011 tarihli iş kazası sonucu yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, sakat kaldığını belirterek 1.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminata ilişkin talebini 447.882,15 TL olarak arttırmıştır.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile SGK inceleme raporu ve raporu teyit eden 11.11.2013 tarihli bilirkişi heyet raporu ile davalı yönünden %80, davacı yönünden %20 oranında belirlenen kusur oranlarının olayın oluş şekli ve delil durumuna uygun olduğu kanaatine varıldığı, davacının 01.07.2011-19.10.2014 tarihleri arasında %19,2 oranında 19.10.2014 tarihinden itibaren ATK 2. Üst Kurul karar tarihine kadar %9,3 oranında, ATK 2. Üst Kurulunun karar tarihinden itibaren %16 oranında sürekli iş görememezliğe girdiği kabul edilerek ve Kurumca ödenen sürekli iş göremezlik gelirleri ile geçici iş göremezlik tutarlarının mahsup edildiği 30.06.2023 tarihli ek hesap raporu ile davacının karşılanmamış maddi zarar tutarının 447.882,15 TL olarak hesaplandığı, usul ve yasaya uygun denetime elverişli raporun hükme esas alındığı, manevi tazminat talebi yönünden, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın ağırlığı, olay tarihi ve özellikleri, davacının kusur durumu ve davanın açılma zamanı da gözetilerek manevi tazminatın takdir edildiği gerekçesiyle; "1- Maddi tazminat talebi yönünden davanın kabulü ile 447.882,15 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 14.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine, 2- Manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 14.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporu tanzim tarihinden önce asgari ücret miktarında ciddi oranda değişiklik olduğunu, buna rağmen yerel mahkemenin güncel asgari ücret üzerinden hesaplama yapmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihten sonra neredeyse asgari ücrette iki kat artış olduğunu, mahkemece dosyasında hüküm verilmeden önce güncel asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerekirken iken bu husus yerine getirilmeden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, olayın özelliği, kusurun ağırlığı ve maluliyet derecesinin yüksekliği nazara alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, maddi tazminatın hatalı hesaplanması, manevi tazminatın düşüklüğü ve kusur oranının hatalı olması gibi hususlar göz önünde bulundurularak temyiz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. A) Davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. B) Davacı vekilinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davacı vekili manevi tazminat istemine yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, Davacı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.